Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Yürütmenin Durdurulması Nedir, Nasıl Talep Edilir?
Bandırma, Gönen ve Biga bölgesinde idare hukuku ve idari yargı uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için yürütmenin durdurulması talepleri, itiraz yolları ve idari işlemin uygulanmasının önlenmesine ilişkin süreçlerde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
İdari işleme karşı dava açmak, çoğu zaman tek başına yeterli olmaz. Çünkü dava sürerken işlem uygulanmaya devam eder ve dava sonuçlandığında geri dönülmez bir durum oluşmuş olabilir. Yıkım kararı uygulanmış, ruhsat iptal edilmiş ya da memur görevden alınmış olabilir. Kanun bu nedenle yürütmenin durdurulması adı verilen bir koruma öngörmüştür. Ancak bu karar kendiliğinden verilmez ve kanun sıkı şartlara bağlamıştır. Şartların ve usulün bilinmesi, talebin sonuç doğurmasını sağlar.
DAVA AÇMAK İŞLEMİ DURDURUR MU?
Durdurmaz. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası bu konuda açıktır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Bu kural, idari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanmasının sonucudur. Yani işlem, aksi mahkemece tespit edilene kadar geçerli sayılır ve uygulanır. Bu nedenle dava dilekçesinde ayrıca yürütmenin durdurulmasının talep edilmesi gerekir. Talep edilmediği takdirde mahkeme kendiliğinden böyle bir karar vermez. Vergi uyuşmazlıklarında ise durum farklıdır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre vergi mahkemelerinde davanın açılması, dava konusu edilen bölümün tahsil işlemlerini durdurur.
HANGİ ŞARTLARDA KARAR VERİLİR?
Kanun iki şartı birlikte aramaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin ikinci fıkrasına göre mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar verebilirler. Yani yalnızca zararın ağır olması ya da yalnızca hukuka aykırılık iddiası yeterli değildir. İki şart bir arada bulunmalıdır. Aynı fıkra, kararlarda idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğunun ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesini zorunlu kılar. Bu nedenle talep dilekçesinde her iki şartın somut olayda nasıl gerçekleştiği ayrı ayrı gösterilmelidir.
KARAR NE ZAMAN VERİLİR?
Kural olarak idarenin savunması alındıktan sonra verilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesine göre mahkemeler, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek karar verebilirler. Ancak kanun bir istisna öngörmüştür. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Bu istisna, uygulandığında geri dönüşü olmayan işlemler için öngörülmüştür. Kanun ayrıca dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istemin reddedilebileceğini de belirtir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.
ATAMA VE GÖREVDEN ALMA İŞLEMLERİ İÇİN DURUM FARKLI MIDIR?
Farklıdır ve bu, kamu görevlileri bakımından önemli bir sınırlamadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesine 21 Şubat 2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Bu hükmün sonucu şudur: Bu tür işlemlerde savunma alınmadan yürütmenin durdurulmasına karar verilemez. Yani memurun atama veya görevlendirme işlemine karşı açtığı davada, idarenin savunması beklenir. Bu da sürecin daha uzun sürmesi anlamına gelir.
KARARA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ?
Edilebilir ve süre çok kısadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin yedinci fıkrasına göre yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz mercii, kararı veren yargı yerine göre belirlenir. Danıştay dava dairelerince verilen kararlarda konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları, bölge idare mahkemesi kararlarında en yakın bölge idare mahkemesi, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim kararlarında ise bölge idare mahkemesi itiraz merciidir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
TEMİNAT İSTENİR Mİ?
Kural olarak istenir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin altıncı fıkrasına göre yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Ancak aynı fıkra, durumun gereklerine göre teminat aranmayabileceğini de belirtir. Kanun iki halde teminat alınmayacağını açıkça göstermiştir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. Kanun ayrıca aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamayacağını da hükme bağlamıştır. Bu nedenle ilk talebin eksiksiz hazırlanması önem taşır.
VERGİ DAVALARINDA TAHSİLAT KENDİLİĞİNDEN DURUR MU?
Vergi uyuşmazlıklarında kanun farklı bir düzen benimsemiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin dördüncü fıkrasına göre vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Yani bu davalarda ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmesine gerek kalmaksızın tahsilat durur. Ancak kanun istisnalar da öngörmüştür. Kanunun 26. maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerden ve tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz. Bu hallerde ayrıca yürütmenin durdurulması istenebilir.
Yürütmenin durdurulması, idari yargıda davanın sonucunu beklerken hak kaybını önleyen tek araçtır. Ancak kanun bu kararı telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleşmesine bağlamış, gerekçe gösterme zorunluluğu getirmiş ve aynı sebeple ikinci kez talepte bulunulmasını yasaklamıştır. Yedi günlük itiraz süresi de oldukça kısadır. Bu nedenle talebin baştan doğru kurulması için idare hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.
23.07.2026 65 Av. Can KİLERCİOĞLU