Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

İşçinin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı Nedir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
İşçinin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı Nedir?

İşçinin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı Nedir?
 

Bandırma, Balıkesir ve Gönen'de ücreti ödenmeyen ya da işyerinde kötü muameleyle karşılaşan işçiler, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip haklarını alıp alamayacaklarını merak eder. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı, belirli hallerde işçiye sözleşmeyi hemen sona erdirme imkanı tanır. Bu yazıda bu hakkın ne olduğu, hangi hallerde kullanılabileceği ve işçinin haklarının neler olduğu ele alınmaktadır.
 

HAKLI NEDENLE DERHAL FESİH NEDİR?
İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı, belirli durumlarda işçinin iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeden hemen sona erdirebilmesidir. İş Kanunu'nun 24. maddesi bu hakkı düzenler. Normal şartlarda iş sözleşmesinin feshinde belirli bildirim sürelerine uyulması gerekir. Ancak kanunda sayılan haklı sebeplerden birinin varlığı halinde, işçi bu süreleri beklemek zorunda kalmadan sözleşmeyi derhal feshedebilir. Bunun nedeni, bu hallerde işçinin çalışmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Kanun, haklı fesih sebeplerini üç ana başlık altında toplamıştır. Bunlar sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ile zorlayıcı sebeplerdir. Bu sebeplerden biri gerçekleştiğinde, işçi sözleşmeyi haklı olarak feshetmiş sayılır. Haklı fesih, işçiyi olağanüstü durumlarda koruyan önemli bir imkandır. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için, gerçekten kanunda öngörülen bir sebebin bulunması gerekir. Sebep olmaksızın yapılan bir fesih, haklı fesih sayılmaz ve işçi bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle fesih öncesinde sebebin niteliğinin doğru değerlendirilmesi önemlidir.
 

SAĞLIK SEBEPLERİYLE FESİH MÜMKÜN MÜDÜR?
İş Kanunu'nun 24. maddesinin ilk başlığı sağlık sebepleridir. İşçi, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple sağlığı ya da yaşayışı için tehlikeli olması halinde sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir. Örneğin işçinin sağlığına zarar veren koşullarda çalıştırılması bu kapsamda değerlendirilebilir. Aynı şekilde, işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan temas ettiği işveren ya da başka bir işçinin, işçinin işiyle bağdaşmayan bulaşıcı bir hastalığa tutulması da haklı fesih sebebi sayılır. Bu düzenlemelerin ortak amacı, işçinin sağlığını korumaktır. Çünkü hiçbir işçiden, sağlığını tehlikeye atarak çalışmaya devam etmesi beklenemez. Sağlık sebebiyle fesihte, tehlikenin gerçek ve ciddi olması aranır. Sıradan ve geçici bir rahatsızlık, tek başına haklı fesih için yeterli görülmeyebilir. Bu nedenle sağlık sebebine dayanan bir fesihte, durumun sağlık raporu gibi belgelerle ortaya konması önem taşır. Bu belgeler, feshin haklı olduğunun ispatı bakımından işçinin elini güçlendirir. Böylece işçi, sağlığını koruyarak sözleşmeyi sona erdirebilir.
 

AHLAK VE İYİNİYET KURALLARINA AYKIRILIK NELERDİR?
Haklı fesih sebeplerinin en geniş başlığı, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallerdir. İş Kanunu'nun 24. maddesine göre, işverenin işçiyi sözleşme yapılırken yanıltması, işçinin ya da ailesinin şeref ve namusuna dokunan sözler söylemesi, işçiye cinsel tacizde bulunması ya da sataşması bu kapsamda sayılır. Bunun yanında, en sık karşılaşılan hallerden biri işçinin ücretinin kanuna ya da sözleşmeye uygun olarak ödenmemesidir. İşçinin işyerinde başka bir kişi tarafından cinsel tacize uğraması ve işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması da haklı fesih sebebidir. Aynı şekilde, çalışma şartlarının uygulanmaması da bu başlık altında değerlendirilir. Bu haller, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini temelden zedeleyen durumlardır. Bu nedenle kanun, bu gibi hallerde işçiye sözleşmeyi derhal sona erdirme imkanı tanımıştır. Bu sebeplerin varlığı, olayın somut koşullarına göre değerlendirilir. İşçinin, feshe dayanak yaptığı durumu belgelerle ya da tanık beyanlarıyla ortaya koyabilmesi önem taşır. Bu deliller, feshin haklılığının ispatında belirleyici olur.
 

HAKLI FESİHTE İŞÇİNİN HAKLARI NELERDİR?
HAKLI FESİHTE SÜRE VE USULE NASIL UYULUR?
 

İşçinin haklı nedenle fesih hakkını kullanırken sürelere ve usule uyması, bu hakkın geçerli biçimde kullanılması bakımından belirleyicidir. Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hallerinde, işçinin fesih hakkını sınırsız bir zaman dilimi içinde kullanması mümkün değildir. Bu hak, işçinin feshe dayanak yaptığı durumu öğrendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen belirli bir süre içinde kullanılmalıdır. Bu sürenin geçirilmesi halinde, işçi artık o sebebe dayanarak haklı fesih yapamayabilir. Bu nedenle işçinin, haklı fesih sebebiyle karşılaştığında zaman kaybetmeden hareket etmesi önemlidir. Usul bakımından ise feshin karşı tarafa açık biçimde bildirilmesi gerekir. Feshin hangi sebebe dayandığının belirtilmesi, ileride yaşanabilecek bir uyuşmazlıkta işçinin durumunu güçlendirir. Çünkü feshin haklı olup olmadığı değerlendirilirken, işçinin dayandığı sebep esas alınır. Ayrıca işçinin, feshe dayanak yaptığı durumu ispatlayabilecek belge, kayıt ya da tanık gibi delilleri önceden hazır bulundurması yerinde olur. Örneğin ödenmeyen ücrete ilişkin kayıtlar ya da maruz kalınan davranışa ilişkin deliller, bu bakımdan önemlidir. Haklı fesihte ispat yükü çoğu zaman işçinin üzerindedir. Bu nedenle işçinin, hem sürelere uyması hem de feshini sağlam delillerle desteklemesi gerekir. Sürecin baştan doğru yürütülmesi, işçinin kıdem tazminatı başta olmak üzere haklarına eksiksiz kavuşmasını sağlar.
 

İşçinin haklı nedenle fesih yapmasının en önemli sonucu, kıdem tazminatı hakkının korunmasıdır. İşçi, iş sözleşmesini haklı bir sebeple feshettiğinde, koşulları taşıması halinde kıdem tazminatına hak kazanır. Bu, haklı fesih ile sıradan istifa arasındaki en belirgin farktır. Çünkü işçi haklı bir sebep olmaksızın işten ayrılırsa, kural olarak kıdem tazminatı alamaz. Buna karşılık haklı fesihte, işten ayrılma işçinin değil, işverenin yarattığı bir sebebe dayandığı için işçinin tazminat hakkı devam eder. Bunun yanında işçi, ödenmemiş ücret, fazla mesai ve diğer işçilik alacaklarını da talep edebilir. Ancak haklı fesih hakkının belirli bir süre içinde kullanılması gerekir. Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hallerinde, işçinin fesih hakkını bu durumu öğrendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde kullanması beklenir. Bu süre geçtikten sonra haklı fesih hakkı kullanılamayabilir. Bu nedenle işçinin, haklı fesih sebebiyle karşılaştığında sürece zamanında ve doğru biçimde başlaması önem taşır. Feshin haklı olduğunun ispatı ve sürelere uyulması, işçinin haklarına eksiksiz kavuşması bakımından belirleyicidir.

10.09.2026 9 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim