Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
WhatsApp Yazışmaları Mahkemede Delil Olur mu?
Bandırma, Çanakkale ve Gemlik bölgesinde dava ve uyuşmazlık süreçlerinde hukuki destek arayan kişiler için elektronik yazışmaların delil olarak kullanılması, hukuka aykırı delil itirazları ve delillerin toplanması süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Mesajlaşma uygulamaları, günlük hayatın olduğu kadar uyuşmazlıkların da merkezine yerleşti. Bir alacağın kabulü, işten çıkarma bildirimi, kira konusundaki mutabakat ya da bir tehdit çoğu zaman artık bu uygulamalarda konuşuluyor. Doğal olarak bu yazışmaların mahkemede kullanılıp kullanılamayacağı sık sorulan bir soru haline geldi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu konuda hem kapıyı açan hem de sınırını çizen iki hüküm içerir. Yazışmanın delil değeri, içeriğinden önce nasıl elde edildiğine bağlıdır. Soru aslında iki ayrı sorudan oluşur. Birincisi, yazışmanın kanun anlamında delil sayılıp sayılmadığıdır. İkincisi ise o yazışmanın somut dosyada kullanılıp kullanılamayacağıdır. Birinci sorunun cevabı açık biçimde olumludur. İkinci sorunun cevabı ise yazışmaya nasıl ulaşıldığına bağlıdır ve asıl tartışma orada yaşanır.
ELEKTRONİK YAZIŞMA BELGE SAYILIR MI?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi belge kavramını geniş biçimde tanımlar. Maddeye göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Maddede elektronik ortamdaki veriler açıkça sayılmıştır. Dolayısıyla mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar, ses kayıtları ve gönderilen görüntüler kanun anlamında belge niteliğindedir. Bu, söz konusu verilerin dava dosyasına delil olarak sunulabileceği anlamına gelir. Ancak belge sayılmak, o belgenin mutlaka dikkate alınacağı sonucunu doğurmaz.
HER YAZIŞMA DELİL OLARAK KULLANILABİLİR Mİ?
Kullanılamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesinin ikinci fıkrası bu konuda kesin bir sınır çizer. Maddeye göre hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bu hüküm, delilin içeriği ne kadar güçlü olursa olsun, elde ediliş biçimi hukuka aykırıysa dosyada değerlendirilemeyeceğini gösterir. Yani doğru bir vakıayı ispatlayan bir yazışma bile, hukuka aykırı yolla elde edilmişse mahkemece dikkate alınmaz. Aynı madde ayrıca tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğunu, bir delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verileceğini ve kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususların başka delillerle ispat olunamayacağını belirtir.
YAZIŞMA HANGİ HALDE HUKUKA AYKIRI SAYILIR?
Belirleyici olan, kişinin o yazışmaya nasıl ulaştığıdır. Kişi kendi taraf olduğu bir yazışmayı sunuyorsa, yani konuşmanın tarafıysa, durum farklıdır. Buna karşılık başkasının telefonuna izinsiz girerek, şifresini kırarak ya da kişinin bilgisi dışında cihazına erişerek elde edilen yazışmalar hukuka aykırı yolla elde edilmiş sayılabilir. Bu tür bir eylem yalnızca delilin dışlanmasıyla da kalmaz. Haberleşmenin gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi gibi fiiller ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir. Yani bir yazışmayı hukuka aykırı yolla elde eden kişi, hem o delili kullanamaz hem de kendisi hakkında bir soruşturmayla karşılaşabilir. Bu risk, delil toplama çabasının sıkça gözden kaçan yüzüdür.
YAZIŞMANIN GERÇEKLİĞİ NASIL TARTIŞILIR?
Elektronik yazışmaların en tartışmalı yönü, sonradan değiştirilebilir olmalarıdır. Ekran görüntüsü kolayca düzenlenebildiği için, karşı taraf yazışmanın gerçek olmadığını ya da içeriğinin değiştirildiğini ileri sürebilir. Böyle bir itiraz geldiğinde yazışmanın doğruluğunun teknik olarak incelenmesi gündeme gelir. Bu incelemede cihaz üzerindeki asıl kayıtlar, uygulamanın kendi verileri ve gerektiğinde bilirkişi raporu değerlendirilir. Ekran görüntüsünün tek başına sunulması, itiraz halinde yetersiz kalabilir. Bu nedenle yazışmanın kaynağındaki halinin korunması, delil değeri bakımından önem taşır. Mahkeme bu incelemeyi somut itirazın niteliğine göre yürütür.
İŞ DAVALARINDA YAZIŞMALAR KULLANILABİLİR Mİ?
İş uyuşmazlıklarında elektronik yazışmalar sıkça gündeme gelir. Fazla mesai talimatları, işten çıkarma bildirimleri, ücret ödemeleri ve izin talepleri çoğu zaman bu kanallar üzerinden yürür. Bu yazışmalar da genel kurallara tabidir. Yazışmanın tarafı olan işçi ya da işveren, kendi yazışmasını dosyaya sunabilir. Ancak işverenin, işçinin kişisel cihazına ya da kişisel hesabına izinsiz erişerek elde ettiği veriler bakımından hukuka aykırılık tartışması doğar. İşyerinde kullanılan kurumsal iletişim araçları ile kişisel araçlar arasındaki ayrım burada önem kazanır. Çalışanların önceden bilgilendirilmiş olması ve denetimin kapsamı, bu değerlendirmede gözetilen unsurlardandır.
SES KAYDI DELİL OLUR MU?
Ses kayıtları da yazışmalarla aynı çerçevede değerlendirilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi belge tanımında ses kaydını açıkça sayar. Dolayısıyla bir ses kaydının kanun anlamında belge niteliğinde olduğu tartışmasızdır. Ancak burada da belirleyici olan, kaydın nasıl elde edildiğidir. Kanunun 189. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Kişinin kendisinin taraf olduğu bir görüşmeyi kaydetmesi ile, taraf olmadığı bir görüşmeyi gizlice dinleyip kaydetmesi aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz. Başkalarının arasındaki konuşmanın rızaları dışında kaydedilmesi, hem delilin dışlanması hem de kaydı yapan kişi bakımından ceza sorumluluğu sonucunu doğurabilir. Kişinin bir defaya mahsus ve başka türlü ispat imkanı bulunmayan bir durumda kendi görüşmesini kaydetmesi ise farklı değerlendirilebilir. Bu ayrımların somut olayın koşullarına göre yapıldığı gözden kaçırılmamalıdır.
Mesajlaşma uygulamalarındaki yazışmalar, kanun anlamında belge niteliğindedir ve dava dosyasına sunulabilir. Ancak bu imkan, delilin nasıl elde edildiğine ilişkin sınırla birlikte okunmalıdır. Hukuka aykırı yolla elde edilmiş bir yazışma ispatta dikkate alınmadığı gibi, elde eden kişi bakımından ayrıca sorumluluk da doğurabilir. Bu nedenle bir yazışmaya dayanmadan önce, hukukun izin verdiği sınırlar konusunda deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.
19.08.2026 8 Av. Can KİLERCİOĞLU