Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
UZAKTAN ÇALIŞMADA FAZLA MESAİ NASIL İSPATLANIR VE DİJİTAL DELİLLERİN ROLÜ
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Gönen, Erdek ve Balıkesir bölgesinde iş hukuku alanında işçi ve işveren tarafına yönelik avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Fazla mesai ücreti, işçilik alacakları, kıdem ve ihbar tazminatı ile uzaktan çalışmadan doğan uyuşmazlıklarda vekillik ve hukuki destek sağlamaktayız.
Uzaktan çalışan bir işçi fazla mesai yaptığını düşündüğünde en çok karşılaştığı engel bu çalışmayı nasıl ispatlayacağı sorusudur. İşyerinde çalışan bir işçi giriş çıkış kayıtları ve mesai arkadaşlarının tanıklığıyla durumunu ortaya koyabilirken, evinde tek başına çalışan işçi için durum daha karmaşıktır. İşveren çoğu zaman işçinin ne kadar çalıştığını bilemeyeceğini ileri sürmektedir. Ancak hukuki gelişmeler ve Yargıtay uygulaması, dijitalleşen çalışma düzeninde ispat meselesini yeni bir zemine taşımıştır.
İspat Yükü Kimdedir
İş hukuku yargılamasında temel ilke fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatlamasıdır. İşveren ise bu çalışmanın karşılığını ödediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Ancak uzaktan çalışmada işçinin fiziki denetim altında olmaması ve dijital altyapının tamamen işverenin kontrolünde bulunması işçi aleyhine bir bilgi asimetrisi yaratmaktadır.
Klasik iş ilişkilerinde işçi tanıkla ispat yoluna gidebilirken uzaktan çalışmada sunucular, sistem kayıtları ve veri tabanları işverenin elindedir. İşçinin kendi çalışma kayıtlarına teknik olarak ulaşamaması onu dezavantajlı duruma düşürür. Bu nedenle Yargıtay teknolojik gelişmeler ışığında ispat yükünü yeniden yorumlamaktadır.
İşverenin Kayıt Tutma Yükümlülüğü Belirleyicidir
Uzaktan çalışma işçiye zaman ve mekân serbestisi tanısa da bu durum işverenin denetim sorumluluğundan vazgeçtiği anlamına gelmez. İşveren işçinin sağlığını ve güvenliğini gözetme borcu kapsamında çalışma sürelerini somut ve denetlenebilir verilerle kayıt altına almak zorundadır. İşverenin çalışanı görmediği, dolayısıyla ne kadar çalıştığını bilemeyeceği yönündeki savunması bu yükümlülükler karşısında hukuki dayanaktan yoksundur.
Avrupa Birliği Adalet Divanı verdiği kararda işverenlerin çalışma sürelerini denetleyebilmek için nesnel, güvenilir ve ulaşılabilir bir sistem kurması gerektiğine hükmetmiştir. Bu yükümlülük yargılama aşamasında ispat yükünü doğrudan etkilemektedir. İşveren yasal yükümlülüğü olan kayıtları tutmamışsa veya mahkemeye sunmaktan kaçınıyorsa ispat yükü hafiflemekte veya yer değiştirmektedir. İşçi teknik nedenlerle bu kayıtlara ulaşamıyor ve işveren de kayıtları gizliyorsa işçinin iddiası lehine güçlü bir karine oluşmaktadır.
Dijital Deliller Tanık Beyanından Üstündür
Geleneksel çalışmadaki fiziki denetim araçlarının yerini uzaktan çalışmada dijital ayak izleri almıştır. Yargı kararları bu dönüşümü takip ederek dijital kayıtların ispat gücünü insan hafızasına dayalı tanık beyanlarına göre daha üstün tutmaktadır.
Yargıtay uygulamasına göre işçinin fazla çalışma iddiasının ispatında sistem günlükleri yani log kayıtları, bilgisayar açılış ve kapanış saatleri, uzaktan bağlantı süreleri ve e-posta gönderim zamanları dikkate alınması gereken en güçlü somut delillerdir. Tanık beyanlarının ispat gücü ise dijitalleşmeyle birlikte zayıflamıştır. Yargı kararlarında tanıkların yalnızca kendi çalışmalarını bilebileceği, başka bir işçinin evde ne kadar çalıştığını fiilen gözlemleyemeyeceği belirtilmektedir. Bu nedenle uzaktan çalışmada işçinin her gün geç saatlere kadar çalıştığına ilişkin tanık beyanları duyuma dayalı kabul edilmekte ve tek başına ispata yetmemektedir.
İmzalı Bordro Engeli Dijital Delille Aşılabilir
Yargıtay uygulamasına göre işçi fazla çalışma tahakkuku bulunmayan ücret bordrolarını çekincesiz imzalamışsa kural olarak fazla çalışma yaptığını tanık beyanıyla ispat edemez. Ancak bu katı kuralın en önemli istisnası yazılı belge ile ispattır. Uzaktan çalışmada işçinin sunduğu bağlantı kayıtları, yazışmalar ve sistem kayıtları belge niteliği taşıdığından işçi bordroyu imzalamış olsa dahi bu dijital delillerle bordronun aksini kanıtlayabilir. Bu yönüyle dijital kayıtlar işçinin imza engelini aşmasını sağlayan en güçlü araçlardır.
Bağlı Olma ile Aktif Çalışma Ayrımı
Dijital verilerin delil olarak değerlendirilmesinde bağlı olma ile aktif çalışma arasındaki fark gözetilmektedir. Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında uzaktan bağlantının açık olmasının tek başına çalışma süresi sayılamayacağına, bağlantının açık olmasının aktif çalışmayı garanti etmemesi nedeniyle işlem temelli bir değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Aynı şekilde gönderilen e-postaların saatleri ispatta dikkate alınmakla birlikte iki e-posta arasında kalan sürenin aksine bir delil olmadıkça çalışma süresi sayılamayacağı belirtilmektedir.
Dijital kayıtların silindiği veya sunulmadığı hallerde ise hayatın olağan akışı ilkesi devreye girer. Yapılan işin hacmi o işin mesai saatleri içinde bitirilmesine imkân vermiyorsa bu durum fazla çalışma yapıldığına dair güçlü bir karine oluşturur.
Delillerin Hukuka Uygun Elde Edilmesi Şarttır
Dijital deliller ispatın temelini oluştursa da bu verilerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında işçinin önceden açıkça bilgilendirilmediği dijital izlemelerin ancak ağır bir suç şüphesi varsa hukuka uygun sayılabileceğini, salt performans veya mesai takibi amacıyla yapılan gizli izlemelerin ise özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini belirtmiştir. Bu nedenle her klavye vuruşunu kaydeden yazılımlar veya sürekli açık tutulan web kamerası gibi ev mahremiyetini ihlal eden uygulamalar hukuka aykırıdır ve bu yolla elde edilen veriler delil değeri taşımaz.
Sonuç
Uzaktan çalışmada fazla mesainin ispatı sanıldığı kadar imkânsız değildir. Sistem kayıtları, bağlantı süreleri, e-posta ve yazışma trafiği gibi dijital deliller işçinin elinde güçlü ispat araçlarıdır ve tanık beyanından üstün tutulmaktadır. İşverenin kayıt tutma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ise ispat yükünü işçi lehine kaydırmaktadır. Dijital delillerin hukuka uygun biçimde toplanması ve doğru sunulması sürecin sonucunu belirlediğinden, fazla mesai alacağına ilişkin bir uyuşmazlıkta bir avukatın hukuki desteğini almak önem taşımaktadır.