Uyuşturucu Suçunda HTS Kayıtları Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli Midir?
Bandırma, Erdek ve Biga bölgesinde uyuşturucu suçları konusunda hukuki destek arayan kişiler için Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak; ceza hukuku alanında soruşturma ve kovuşturmanın tüm aşamalarında şüpheli, sanık ve mağdur vekilliği ile stratejik hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Uyuşturucu davalarında HTS (telefon sinyalizasyon) kayıtlarının delil değerinin sınırlı olduğu, tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağı yönündeki Yargıtay içtihatları çerçevesinde sanık müdafiliği yapmaktayız.
HTS Kayıtları Nedir?
HTS (Historical Traffic Search), Türkçe karşılığıyla "iletişimin tespiti", bir telefon hattının belirli bir tarih aralığında kimlerle iletişim kurduğunu gösteren kayıtlardır. Bu kayıtlar; arama yapılan numarayı, arama tarihini, arama saatini, arama süresini ve hücre bilgilerini içerir; ancak iletişimin içeriğini içermez.
Uyuşturucu davalarında HTS kayıtları sıklıkla şüpheliler ile diğer kişiler arasındaki ilişkiyi göstermek amacıyla ileri sürülmektedir. Ancak bu kayıtların tek başına mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı, Yargıtay’ın güncel içtihatlarında detaylı şekilde tartışılmaktadır.
HTS Kayıtlarının Sınırlı Delil Değeri
HTS kayıtlarının iki kişi arasında telefon görüşmesinin yapıldığını göstermesi, görüşmenin içeriğinin uyuşturucu suçuyla ilgili olduğunu kanıtlamaz. Çünkü iki kişinin telefonda konuşmuş olması, aralarında suç işbirliği olduğunu otomatik olarak göstermez. Akrabalık, arkadaşlık, iş ilişkisi veya tesadüfi bağlantılar da HTS kayıtlarına yansır.
Bu nedenle Yargıtay, içeriği belirsiz HTS kayıtlarının tek başına mahkûmiyete esas alınamayacağı yönünde içtihatlar geliştirmiştir.
Yargıtay’ın Yaklaşımı: Somut Delil Şartı
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2022/4522 sayılı kararında özetle şu yaklaşım benimsenmiştir: Kendisinde uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın, diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ya da ele geçen uyuşturucu ile ilgisi olduğuna dair, diğer sanıkların kendi içinde ve birbiriyle çelişkili savunmaları ve içeriği belli olmayan HTS kayıtları dışında mahkûmiyetine yeterli delil yokken, beraat yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Bu karar son derece önemlidir çünkü aşağıdaki sonuçları doğurur:
•Sanık üzerinde uyuşturucu ele geçmemişse, başka somut delil aranmalıdır
•Diğer sanıkların çelişkili beyanları tek başına yeterli değildir
•İçeriği bilinmeyen HTS kayıtları somut delil sayılmaz
•Bu durumlarda beraat kararı verilmesi gerekir
İletişimin İçeriği Yoksa Ne Olur?
HTS kayıtlarının uyuşturucu suçuyla bağlantısının kurulabilmesi için, iletişimin içeriğinin de bilinmesi gerekir. Bu içerik; CMK m. 135 kapsamında alınan iletişim tespit kararıyla yapılan dinlemelerden veya görüşme kayıtlarından elde edilebilir. Eğer böyle bir dinleme veya kayıt yoksa, sadece görüşme yapılmış olması suç delili olarak kabul edilemez.
Bu yaklaşım, telefon iletişiminin demokratik bir toplumda olağan bir aktivite olduğu kabulüne dayanır. Hukuken yasaklanmamış bir aktivite, sırf gerçekleşmiş olması nedeniyle suç delili oluşturmaz.
Hücre Bilgisi (Baz İstasyonu Verisi) ve Konum
HTS kayıtlarının bir kısmı, kullanılan telefonun hangi baz istasyonu üzerinden iletişim kurduğunu gösterir. Bu bilgi sanığın belirli bir bölgede bulunduğunu ortaya koyabilir. Ancak bu konum bilgisi de tek başına suç delili değildir.
Sanığın belirli bir yerde bulunmuş olması, o yerde işlenen bir suça katıldığı anlamına gelmez. Konum bilgisinin somut başka delillerle desteklenmesi gerekir.
Sanık Aleyhine HTS Kayıtlarına Karşı Savunma
•İletişimin içeriğinin bilinmediğinin vurgulanması
•Görüşme tarafları arasında akrabalık, arkadaşlık, iş ilişkisi gibi suç dışı bağların ortaya konulması
•Diğer sanıkların beyanlarının çelişkili olduğunun belgelenmesi
•Sanık üzerinde uyuşturucu madde ele geçmediğinin vurgulanması
•Yargıtay 10. CD 2022/4522 sayılı kararının emsal olarak sunulması
•"Şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin işletilmesi talebinde bulunulması
İletişim Tespiti Kararının Hukuka Uygunluğu
HTS kayıtlarının elde edilmesi için CMK m. 135 uyarınca hâkim kararı gerekir. Hâkim kararı olmadan veya kapsamı dışında elde edilen HTS kayıtları hukuka aykırı delil sayılır ve mahkûmiyete esas alınamaz.
Bu nedenle savunmada, HTS kayıtlarının elde edilmesinde hâkim kararının bulunup bulunmadığı, kararın kapsamının uygulamayla uyumlu olup olmadığı denetlenmelidir.
Sonuç
HTS kayıtları, uyuşturucu davalarında tek başına mahkûmiyet için yeterli bir delil değildir. İçeriği bilinmeyen telefon görüşmelerinin varlığı, suç işbirliği kanıtı olarak kabul edilemez. Yargıtay’ın güncel içtihatları bu yaklaşımı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu nedenle dosyasında HTS kayıtlarına dayanan bir suçlama bulunan kişilerin, bu içtihatlar çerçevesinde savunmasını kurması büyük önem taşır. Süreç hakkında bilgi almak için Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.