Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Tüketici Hakem Heyetine Nasıl Başvurulur, 2026 Parasal Sınır Ne Kadar?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Tüketici Hakem Heyetine Nasıl Başvurulur, 2026 Parasal Sınır Ne Kadar?

Tüketici Hakem Heyetine Nasıl Başvurulur, 2026 Parasal Sınır Ne Kadar?
 

Bandırma, Balıkesir ve Gönen bölgesinde tüketici uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için tüketici hakem heyetine başvuru, heyet kararlarına itiraz ve tüketici mahkemesi süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Ayıplı bir ürün, haksız bir banka kesintisi ya da yerine getirilmeyen bir hizmet söz konusu olduğunda tüketicinin başvuracağı ilk yer çoğu zaman mahkeme değildir. Kanun, belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvurmayı zorunlu tutmuştur. Bu sınırın altındaki bir talep doğrudan mahkemeye götürülemez, üstündeki bir talep ise hakem heyetine götürülemez. Parasal sınır her yıl değiştiği için, başvurunun hangi mercie yapılacağı da yıldan yıla farklılık gösterir. Sınırın yanlış hesaplanması, başvurunun usulden reddedilmesine yol açabilir.
 

TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURU ZORUNLU MUDUR?
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesi bu konuda açıktır. Maddeye göre, tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklı kalmak kaydıyla, kanunda belirtilen değerin altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için ise tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Yani sınır iki yönlü işler. Küçük uyuşmazlıklarda mahkeme yolu kapalıdır, büyük uyuşmazlıklarda hakem heyeti yolu kapalıdır. Aynı maddeye göre tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır.
 

2026 YILI PARASAL SINIRI NE KADARDIR?
Kanunun 68. maddesinde yazan tutar sabit değildir. Maddenin dördüncü fıkrasına göre bu parasal sınırlar, her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında bin Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. Ticaret Bakanlığının duyurusuna göre, 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ ile sınır yüzde 25,49 oranında artırılmıştır. Buna göre 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren, değeri 186.000 Türk lirasının altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetlerine başvurulabilmektedir. Bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise doğrudan tüketici mahkemesine başvurulması gerekir.
 

BAŞVURU NEREYE YAPILIR?
Kanunun 68. maddesinin üçüncü fıkrası tüketiciye seçim hakkı tanır. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Yani alışverişin yapıldığı ilden başka bir ilde oturan tüketici, kendi yerleşim yerindeki heyete başvurabilir. Bu düzenleme, tüketicinin uzaktaki bir mercie gitmek zorunda kalmasını önler. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir. Başvuru için avukatla temsil zorunluluğu bulunmaz.
 

HAKEM HEYETİ KARARINA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ?
Edilebilir. Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı, kanunda öngörülen süre içinde tüketici mahkemesine itiraz yolu açıktır. İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir. Bu nedenle hakem heyeti kararı, itiraz edilmediği takdirde bağlayıcı hale gelir ve icraya konulabilir. Kararın tebliğinden itibaren işleyen sürenin takip edilmesi bu aşamada belirleyicidir. İtiraz süresinin kaçırılması, kararın kesinleşmesi sonucunu doğurur. Uygulamada tüketicilerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri, lehlerine çıkan kararın karşı tarafça yerine getirilmemesi ve icra aşamasının nasıl işletileceğinin bilinmemesidir.
 

BAŞVURUDA HANGİ BELGELER GEREKİR?
Başvurunun sonucu, çoğu zaman sunulan belgelerin niteliğine bağlıdır. Uyuşmazlığın konusunu ve tutarını gösteren fatura, fiş, sözleşme, banka dekontu ve varsa garanti belgesi başvurunun temelini oluşturur. Ayıplı mal iddiasında ürünün durumunu gösteren fotoğraflar ile servis kayıtları önem taşır. Satıcıya ya da bankaya daha önce yapılmış bir başvuru veya gönderilmiş bir ihtarname varsa bunların da eklenmesi yerinde olur. Talebin açık biçimde belirtilmesi de gerekir. Bedel iadesi mi, ürünün değiştirilmesi mi yoksa onarım mı istendiği başvuruda somut olarak yazılmalıdır. Eksik bilgiyle yapılan başvurular süreci uzatır.
 

BAŞVURU SÜRESİNE DİKKAT EDİLMELİ MİDİR?
Edilmelidir. Tüketici hakem heyetine başvuru imkanının bulunması, talebin zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı anlamına gelmez. Ayıplı mal ve hizmetten doğan taleplerde kanun ayrı süreler öngörmüştür ve bu süreler ürünün niteliğine göre değişir. Ayrıca ayıbın gizli olup olmadığı, sürenin işlemeye başladığı anı etkiler. Sürelerin geçmesi halinde başvuru yapılsa dahi talep reddedilebilir. Bu nedenle bir ayıp fark edildiğinde ya da haksız bir kesinti tespit edildiğinde beklemeden harekete geçilmesi önem taşır. Kanunun 68. maddesinin son fıkrası, bu maddenin tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel olmadığını da belirtir.
 

KARAR ÇIKTIKTAN SONRA SÜREÇ NASIL İŞLER?
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 70. maddesi bu aşamayı düzenler. Maddeye göre tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar ve bu kararlar, İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Yani karşı taraf kararı uygulamazsa, karar icraya konulabilir. Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. Bu süre 2 Mart 2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla on beş günden iki haftaya çevrilmiştir. İtiraz, hakem heyeti kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hakim, kararın icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Kanun ayrıca tüketici hakem heyetlerince vekalet ücreti ödenmesine karar verilemeyeceğini de belirtir. Uyuşmazlığın tüketici lehine sonuçlanması durumunda tebligat ve bilirkişi ücretleri karşı taraftan tahsil olunur.
 

Tüketici hakem heyeti, masrafsız ve avukat zorunluluğu olmayan yapısıyla küçük uyuşmazlıklarda etkili bir yoldur. Ancak parasal sınırın her yıl değişmesi ve doğru merciin baştan belirlenmesi gerekliliği, başvurunun usulden reddedilmesi riskini beraberinde getirir. Talebin doğru kurulması ve belgelerin eksiksiz sunulması için tüketici hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

19.08.2026 18 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim