Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
TCK 158/4 İndiriminden Kimler Yararlanamaz, Sınırlı İştirak Şartı Nedir?
Bandırma, Edincik ve Gönen bölgesinde ceza hukuku ve dolandırıcılık suçları konularında hukuki destek arayan kişiler için iştirakin niteliği, ceza indiriminin kapsamı ve savunma süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, dolandırıcılığa iştirak eden kişi bakımından cezayı yarı oranında indiren bir hüküm getirdi. Ancak bu indirim herkese uygulanmaz. Kanun, indirimi kişinin katkısının belirli bir fiille sınırlı kalması koşuluna bağlamıştır. Bu koşulun anlamının bilinmesi, kimin indirimden yararlanabileceğinin ve kimin bu kapsamın dışında kalabileceğinin anlaşılması bakımından önemlidir. Uygulamada dolandırıcılık dosyalarında kişilerin katkıları çok farklı biçimlerde ortaya çıkar. Kimi kişi yalnızca hesabını ya da bilgisini verirken, kimi kişi suçun işlenişinde daha aktif bir rol üstlenir. İndirimin yalnızca katkısı sınırlı kalan kişiye tanınmış olması, bu iki durumun birbirinden dikkatle ayrılmasını gerektirir. Bu nedenle kişinin fiilinin gerçek kapsamının ortaya konulması, indirimin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen temel noktadır.
SINIRLI İŞTİRAK ŞARTI TAM OLARAK NEYİ İFADE EDER?
Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra, indirimi iştirakin belirli bir fiille sınırlı olması koşuluna bağlar. Fıkraya göre indirim, iştirakin ödeme araçlarını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde uygulanır. Buradaki sınırlı olma ifadesi, kişinin dolandırıcılığa katkısının yalnızca bu araç ve bilgileri vermekten ibaret kalmasını anlatır. Yani kişi, suça yalnızca bu biçimde katkı sunmuş olmalıdır. Katkının bu çerçevenin içinde kalması, indirimin uygulanmasının temel koşuludur. Bu koşul gerçekleşmezse, indirimin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalı hale gelir.
AKTİF ROL ÜSTLENEN KİŞİ İNDİRİMDEN YARARLANIR MI?
Kişinin katkısı, araç ve bilgi vermenin ötesine geçmişse durum değişir. Dolandırıcılığın planlanmasına katılan, hileli davranışları kurgulayan ya da mağdurla doğrudan iletişime geçerek onu yanıltan kişi, yalnızca hesap ya da bilgi veren kişiden farklı bir konumdadır. Bu kişinin katkısı, kanunda tanımlanan sınırın dışına çıkar. Aynı şekilde başka kişileri organize eden, onları yönlendiren ya da suçun işlenişinde belirleyici bir rol üstlenen kişi de bu sınırın ötesindedir. Bu durumlarda kişinin fiili, salt araç ya da bilgi vermekle sınırlı sayılamayacağından, yarı oranındaki indirimin uygulanması tartışmalı hale gelir. Belirleyici olan, kişinin suça katkısının gerçek niteliğidir.
PARANIN AKTARILMASINDA ROL ALAN KİŞİNİN DURUMU NEDİR?
Bazı dosyalarda kişi, yalnızca hesabını ya da bilgisini vermekle kalmaz, elde edilen paranın başka hesaplara aktarılmasında ya da izinin kaybettirilmesinde de rol alır. Bu tür bir katkı, dolandırıcılığa iştirakin ötesinde ayrı bir tartışmayı da gündeme getirebilir. Elde edilen paranın kaynağının gizlenmesine yönelik işlemler, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından ayrıca değerlendirilebilir. Bu durumda kişinin katkısı, yalnızca ödeme aracını vermekle sınırlı sayılmaz. Katkının bu biçimde genişlemesi, hem yarı oranındaki indirimin uygulanmasını tartışmalı kılar hem de kişinin durumunu ağırlaştırabilir. Bu nedenle paranın hareketine ilişkin işlemlerin dosyada ayrıca ortaya konulması önem taşır.
ÖRGÜT İSNADI İNDİRİMİ ETKİLER Mİ?
Dolandırıcılık dosyalarında zaman zaman suç işlemek için örgüt kurma ya da örgüte üye olma isnadı da gündeme gelir. Bir kişinin örgüt faaliyeti çerçevesinde ve örgütün bir parçası olarak hareket ettiği ileri sürülüyorsa, katkısının niteliği yalnızca araç ya da bilgi vermekle sınırlı sayılmayabilir. Örgüt isnadı, dosyanın ağırlığını ve kişinin konumunu tümüyle değiştiren bir unsurdur. Bu durumda kişinin gerçekten örgütün bir parçası olarak mı hareket ettiği, yoksa yalnızca sınırlı bir katkı mı sunduğu ayrıca değerlendirilir. Örgüt isnadının varlığı, sınırlı iştirak koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin dikkatle incelenmesini gerektirir. Bu inceleme, indirimin uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkiler.
KATKININ NİTELİĞİ NASIL BELİRLENİR?
Kişinin katkısının sınırlı kalıp kalmadığı, dosyadaki somut olgulara göre belirlenir. Hesabın ya da bilginin hangi koşullarda verildiği, kaç kez ve ne şekilde kullanıldığı, kişinin mağdurla ya da diğer kişilerle iletişiminin bulunup bulunmadığı ve elde edilen paranın hareketinde bir rolünün olup olmadığı bu değerlendirmede gözetilir. Banka kayıtları, mesajlaşma içerikleri, para transferlerine ilişkin belgeler ve tanık beyanları bu olguların ortaya konulmasında esas alınır. Katkının niteliğinin doğru belirlenmesi, hem indirimin uygulanıp uygulanmayacağını hem de kişinin sorumluluğunun kapsamını etkiler. Bu nedenle dosyanın bütününün ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
KATKININ SINIRLI KALDIĞI DOSYADA HANGİ DELİLLER ÖNE ÇIKAR?
Kişinin katkısının sınırlı kalıp kalmadığı, dosyadaki somut delillere göre belirlenir. Bu değerlendirmede öne çıkan başlıca deliller, hesabın ya da bilginin veriliş koşullarını gösteren belgeler, banka hesap hareketleri, mesajlaşma içerikleri ve para transferlerine ilişkin kayıtlardır. Hesabın kaç kez ve ne şekilde kullanıldığı, kişinin mağdurla ya da diğer kişilerle iletişiminin bulunup bulunmadığı ve elde edilen paranın hareketinde bir rolünün olup olmadığı bu deliller üzerinden ortaya konulur. Katkının yalnızca ödeme aracını ya da hesap bilgisini vermekle sınırlı kaldığını gösteren olgular, indirimin uygulanması bakımından önem taşır. Buna karşılık kişinin daha aktif bir rol üstlendiğini gösteren deliller, katkının sınırın dışına çıktığı yönünde değerlendirilebilir. Bu nedenle dosyadaki delillerin bütün olarak incelenmesi gerekir. Delillerin eksik ya da tek yönlü değerlendirilmesi, katkının niteliğinin yanlış belirlenmesine yol açabilir. Bu da indirimin uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkiler.
Yeni düzenlemenin getirdiği yarı oranındaki indirim, yalnızca katkısı ödeme aracını ya da hesap bilgisini vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından uygulanır. Dolandırıcılığın planlanmasına katılan, mağdurla iletişime geçen, paranın izini kaybettiren ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde hareket eden kişinin katkısı bu sınırın dışına çıkabilir. Katkının niteliğinin dosyaya özgü biçimde değerlendirilmesi gerektiğinden, böyle bir isnatla karşılaşan kişilerin ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek alması yerinde olur.
5.08.2026 39 Av. Can KİLERCİOĞLU