Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Tapu İptali ve Tescil Davası Hangi Hallerde Açılır?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Tapu İptali ve Tescil Davası Hangi Hallerde Açılır?

Tapu İptali ve Tescil Davası Hangi Hallerde Açılır?
 

Gönen, Biga ve Bandırma bölgesinde tapu iptali ve tescili davaları ile taşınmaz uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için mülkiyet hakkının korunması, yolsuz tescilin düzeltilmesi ve dava süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Tapu iptal ve tescil davası tek bir sebebe değil, tapu kaydını sakatlayan pek çok farklı duruma dayanabilir. Hangi halde bu davanın açılabileceğinin bilinmesi, mülkiyet hakkı zedelenen kişinin durumunu doğru değerlendirmesi bakımından önemlidir. Bu davanın dayandığı sebep, hem izlenecek yolu hem de ispatın nasıl yapılacağını belirler. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan sebepler ele alınmaktadır.
 

MUVAZAA NEDENİYLE DAVA HANGİ HALDE AÇILIR?
Muvazaa, tarafların gerçek iradelerine uymayan görünüşteki bir işlemdir. Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesine göre bir sözleşmenin belirlenmesinde tarafların gerçek ve ortak iradeleri esas alınır, gerçek amacı gizlemek için kullanılan sözcüklere bakılmaz. Bir taşınmazın gerçekte bağışlanmak istendiği halde satış olarak gösterilmesi buna örnektir. Miras bırakanın, mirasçısından mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünüşteki devirler ise muris muvazaası olarak adlandırılır. Muvazaalı işlem geçersiz olduğundan, bu işleme dayanan tapu kaydı da yolsuz hale gelir ve iptali istenebilir. Muvazaa iddiasının, işlemin gerçek amacını ortaya koyan delillerle desteklenmesi gerekir.
 

EHLİYETSİZLİK NEDENİYLE DAVA MÜMKÜN MÜDÜR?
Mümkündür. Bir kişinin taşınmazını devredebilmesi için işlem sırasında hukuki işlem ehliyetine sahip olması gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 15. maddesine göre, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle işlem tarihinde akıl hastalığı, ileri yaşa bağlı zihinsel gerileme ya da benzeri bir sebeple ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı devir işlemi geçerli değildir. Böyle bir devre dayanan tapu kaydı yolsuz kabul edilir ve iptali istenebilir. Bu davalarda kişinin işlem tarihindeki durumunun ortaya konulması belirleyicidir.
 

VEKALETİN KÖTÜYE KULLANILMASI DAVA SEBEBİ OLUR MU?
Olur. Bir kişinin taşınmazını vekili aracılığıyla devretmesi mümkündür. Türk Borçlar Kanunu'nun 502. maddesine göre vekalet sözleşmesi, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Vekil, vekalet verenin iradesine ve yararına uygun hareket etmekle yükümlüdür. Vekilin bu yükümlülüğe aykırı biçimde, vekalet verenin zararına ve kendisinin ya da bir başkasının yararına işlem yapması, vekalet görevinin kötüye kullanılması olarak değerlendirilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında, vekilin vekalet verenin iradesine açıkça aykırı biçimde yaptığı devir işlemleri bu kapsamda ele alınır. Bu durumda tapu iptali gündeme gelir, ancak devralan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı sonucu etkiler.
 

AİLE KONUTUNUN DEVRİ DAVA SEBEBİ MİDİR?
Evet. Aile konutu, kanunla özel olarak korunan bir taşınmazdır. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesine göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu nedenle malik olan eşin, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu üçüncü bir kişiye devretmesi halinde, rızası alınmayan eş tapu iptali talebinde bulunabilir. Aynı madde, malik olmayan eşe tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteme hakkı da tanır. Şerhin bulunup bulunmaması, devralan üçüncü kişinin durumunun değerlendirilmesinde önem taşır.
 

SAHTECİLİK VE İRADE SAKATLIĞI HALLERİ NELERDİR?
Tapu iptali sebeplerinden biri de sahteciliktir. Kişinin imzasının taklit edilmesi ya da sahte belgelerle yapılan devir işlemleri, geçerli bir hukuki dayanaktan yoksundur ve bu işleme dayanan tapu kaydının iptali istenebilir. Bunun yanında irade sakatlığı halleri de dava sebebi olabilir. Bir kişinin hataya düşürülerek, aldatılarak ya da korkutularak taşınmazını devretmesi durumunda, işlemin iptali gündeme gelebilir. Ancak irade sakatlığına dayanan hallerde kanunun öngördüğü belirli bir süre içinde hareket edilmesi gerekir. Sahtecilik ve irade sakatlığı iddiaları, niteliği gereği somut delillerle ortaya konulmalıdır. Bu hallerde de devralan üçüncü kişinin iyiniyeti ayrıca değerlendirilir.
 

HANGİ SEBEBE DAYANILACAĞI NEDEN ÖNEMLİDİR?
Tapu iptal ve tescil davasının dayandığı sebep, davanın bütününü etkiler. Her sebep farklı bir hukuki temele dayanır, farklı biçimde ispatlanır ve farklı sonuçlar doğurur. Örneğin ehliyetsizlik ve muvazaa halinde işlem kural olarak baştan geçersiz sayılırken, irade sakatlığı hallerinde belirli bir süre içinde hareket edilmesi aranır. Aynı şekilde her sebep bakımından toplanacak deliller de farklıdır. Ehliyetsizlikte sağlık kayıtları ve raporlar, muvazaada işlemin gerçek amacını gösteren olgular, vekaletin kötüye kullanılmasında ise vekilin işlem biçimi öne çıkar. Bu nedenle somut olayda hangi sebebe dayanılacağının doğru belirlenmesi, davanın en kritik aşamasıdır.
 

TAPU KAYDININ GEÇMİŞİ NEDEN İNCELENİR?
Tapu iptal davasında dayanılacak sebebin belirlenmesi kadar, taşınmazın tapu geçmişinin incelenmesi de önem taşır. Bir taşınmaz, ilk yolsuz işlemden sonra birden fazla kez el değiştirmiş olabilir. Bu nedenle taşınmazın hangi tarihte, hangi işlemle ve kimler arasında devredildiğinin ortaya konulması gerekir. Bu inceleme, hem davanın kimlere karşı açılacağını hem de iyiniyetli üçüncü kişi bulunup bulunmadığını belirler. Tapu kaydının geçmişi, taşınmazın bugünkü durumuna nasıl gelindiğini gösterir. İlk işlemdeki sakatlık tespit edilse dahi, taşınmaz sonradan iyiniyetli bir kişiye geçmişse sonuç değişebilir. Bu nedenle dava açılmadan önce taşınmazın el değiştirme zinciri bütün olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme, hangi sebebe dayanılacağı kadar davanın sonucunu da etkiler. Kaydın geçmişi, uyuşmazlığın gerçek çerçevesini ortaya koyar.
 

Tapu iptal ve tescil davası, muvazaadan ehliyetsizliğe, vekaletin kötüye kullanılmasından aile konutunun korunmasına ve sahteciliğe kadar pek çok sebebe dayanabilir. Her sebep kendine özgü şartlara ve ispat biçimine tabidir, üçüncü kişinin iyiniyeti ise sonucu değiştirebilir. Somut olayda hangi sebebin geçerli olduğunun ve nasıl ispatlanacağının doğru belirlenmesi gerektiğinden, tapu iptali gündeme geldiğinde alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

10.08.2026 27 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim