Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Tapu İptal ve Tescil Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Gönen, Bandırma ve Biga bölgesinde tapu iptali ve tescili davaları ile taşınmaz uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, husumet ve dava süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Tapu iptal ve tescil davası açmak isteyen kişinin ilk karşılaştığı sorulardan biri, davanın hangi mahkemede açılacağıdır. Yanlış mahkemede açılan bir dava, esasa girilmeden usulden reddedilebilir ve zaman kaybına yol açabilir. Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, davanın sağlıklı yürümesi bakımından önemlidir. Görev ve yetki, birbirinden farklı iki kavramdır. Görev, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini, yetki ise hangi yerdeki mahkemede açılacağını belirler. Tapu iptal ve tescil davasında bu iki kavramın da özel kuralları vardır ve ikisinin birlikte doğru değerlendirilmesi gerekir. Aşağıda bu davada görev ve yetkinin nasıl belirlendiği ele alınmaktadır.
GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?
Tapu iptal ve tescil davasında görevli mahkeme, kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Tapu iptal ve tescil davası, taşınmaz mülkiyetine yani bir malvarlığı hakkına ilişkin olduğundan bu kapsamda değerlendirilir. Taşınmazın değeri ne olursa olsun görevli mahkeme değişmez, dava asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle görev bakımından taşınmazın değerine göre bir ayrım yapılmaz. Aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça bu kural geçerlidir.
YETKİLİ MAHKEME NASIL BELİRLENİR?
Tapu iptal ve tescil davasında yetki, taşınmazın bulunduğu yere göre belirlenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12. maddesine göre, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine ya da alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Tapu iptal ve tescil davası, ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek bir dava olduğundan bu kapsamdadır. Yani dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemede açılır. Bu yetki kesin niteliktedir, taraflar anlaşarak başka bir yer mahkemesini yetkili kılamaz. Bu nedenle davanın taşınmazın bulunduğu yerde açılması zorunludur.
KESİN YETKİ NE ANLAMA GELİR?
Kesin yetki, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir yetki kuralıdır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki kesin olduğundan, dava yalnızca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Taraflar başka bir mahkemeyi anlaşarak yetkili hale getiremez. Kesin yetki kuralına aykırı biçimde açılan bir dava, yetki yönünden reddedilebilir. Bu durumda dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gündeme gelir, bu da sürecin uzamasına yol açar. Mahkeme, kesin yetkiyi yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir. Bu nedenle davanın en baştan doğru yer mahkemesinde açılması önem taşır. Kesin yetki, taşınmazın bulunduğu yerin belirleyici olmasını sağlar.
BİRDEN FAZLA TAŞINMAZ VARSA NE OLUR?
Dava birden fazla taşınmaza ilişkin olabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12. maddesi bu durumu ayrıca düzenlemiştir. Maddeye göre, bu davalar birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da dava açılabilir. Yani farklı yerlerde bulunan taşınmazlar için ayrı ayrı dava açmak zorunlu değildir. Taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde, diğer taşınmazlar bakımından da dava görülebilir. Bu düzenleme, birden fazla taşınmazın söz konusu olduğu uyuşmazlıklarda süreci kolaylaştırır. Ancak yine de davanın taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu imkan, yalnızca ayni hakka ilişkin bu tür davalar bakımından geçerlidir.
DAVA KİMLERE KARŞI AÇILIR?
Davanın doğru kişilere yöneltilmesi, en az doğru mahkemenin belirlenmesi kadar önemlidir. Tapu iptal ve tescil davası, kural olarak tapuda malik olarak görünen kişiye karşı açılır. Ancak taşınmaz, yolsuz tescilden sonra bir başkasına devredilmişse, sonraki malikin de davaya dahil edilmesi gerekebilir. Bu durumda husumetin, taşınmazın el değiştirme zincirine göre doğru biçimde belirlenmesi önem kazanır. Husumetin eksik yöneltilmesi, davanın istenen sonucu doğurmamasına yol açabilir. Bu nedenle davadan önce taşınmazın güncel tapu durumunun ve el değiştirme geçmişinin incelenmesi gerekir. Kimlere karşı dava açılacağı, tapu kaydının durumuna göre belirlenir. Bu değerlendirme, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
DAVANIN DEĞERİ SÜRECİ ETKİLER Mİ?
Tapu iptal ve tescil davasında taşınmazın değeri, görevli mahkemeyi değiştirmez. Görev bakımından taşınmazın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi yetkilidir. Ancak taşınmazın değeri, yargılama giderleri ve harç bakımından önem taşır. Bu tür davalarda harç, kural olarak taşınmazın değeri esas alınarak hesaplanır. Bu nedenle taşınmazın değerinin doğru belirlenmesi, ödenecek harç ve giderler açısından önemlidir. Değerin yüksek olması, başlangıçta ödenecek giderleri de etkiler. Bunun yanında dava sonunda haksız çıkan tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gündeme gelebilir. Bu nedenle davanın değeri, görevli mahkemeyi belirlemese de sürecin mali yönünü etkiler. Taşınmazın değerine ilişkin bir uyuşmazlık çıkarsa, bu değerin tespiti için bilirkişi incelemesi de gündeme gelebilir. Bu unsurlar, davanın planlanmasında dikkate alınır.
Tapu iptal ve tescil davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir. Birden fazla taşınmaz varsa, birinin bulunduğu yerde diğerleri için de dava açılabilir. Taşınmazın değeri görevli mahkemeyi değiştirmese de ödenecek harç ve yargılama giderleri bakımından önem taşır. Husumetin doğru belirlenmesi ise davanın istenen sonucu doğurması için gereklidir, çünkü taşınmaz yolsuz tescilden sonra el değiştirmiş olabilir. Kesin yetkiye aykırı açılan davanın esasa girilmeden reddedilebilmesi de, bu hususun baştan gözetilmesini gerektirir. Davanın doğru mahkemede ve doğru kişilere karşı açılması sürecin sağlıklı yürümesi bakımından belirleyici olduğundan, tapu iptali gündeme geldiğinde alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.
10.08.2026 69 Av. Can KİLERCİOĞLU