Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Tapu İptal ve Tescil Davası


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Tapu İptal ve Tescil Davası

Tapu İptal ve Tescil Davası
 

Bandırma, Gönen ve Biga bölgesinde tapu iptali ve tescili davaları ile taşınmaz mülkiyeti uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için mülkiyet hakkının korunması, yolsuz tescilin düzeltilmesi ve dava süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Bir taşınmazın tapudaki maliki ile gerçekte hak sahibi olan kişinin farklı olması, hukukumuzda sık karşılaşılan bir uyuşmazlık kaynağıdır. Tapu iptal ve tescil davası, hukuka aykırı biçimde oluşmuş bir tapu kaydının düzeltilmesini ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescilini sağlayan davadır. Bu davanın hangi hallerde açılabileceğinin, kime karşı yöneltileceğinin ve nasıl sonuç doğurduğunun bilinmesi, mülkiyet hakkı zedelenen kişi bakımından önem taşır.
 

TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI NEDİR?
Tapu iptal ve tescil davası, yolsuz biçimde oluşmuş bir tapu kaydının iptalini ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına yeniden tescilini amaçlayan bir davadır. Türk Medeni Kanunu'nun 1025. maddesine göre bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ya da bir tescil yolsuz olarak terkin edilmiş veya değiştirilmişse, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Bu dava, taşınmaz mülkiyetinin korunmasına hizmet eder. Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılır. Tescilin hukuka aykırı bir sebebe dayanması halinde ise, bu kayda karşı tapu iptal ve tescil davası gündeme gelir. Davanın kabulü halinde yolsuz kayıt iptal edilir ve taşınmaz gerçek hak sahibi adına tescil edilir.
 

BU DAVA HANGİ SEBEPLERLE AÇILABİLİR?
Tapu iptal ve tescil davası, tapu kaydını sakatlayan çok çeşitli sebeplere dayanabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan sebepler arasında muvazaa, işlem tarihinde tarafın hukuki ehliyetten yoksun olması, vekilin vekalet görevini kötüye kullanması, aile konutunun eşin açık rızası olmadan devredilmesi ve tapuda sahtecilik yer alır. Bunların yanında hata, hile ya da ikrah gibi irade sakatlıkları da tapu iptali sebebi olabilir. Her sebep, kendine özgü şartlara ve sonuçlara tabidir. Örneğin muvazaa ile ehliyetsizlik farklı hükümlere dayanır ve ispatı farklı biçimde yapılır. Bu nedenle somut olayda hangi sebebe dayanılacağının doğru belirlenmesi, davanın temelini oluşturur. Bu sebeplerin her biri ayrı bir değerlendirmeyi gerektirir.
 

MUVAZAA NEDİR VE TAPU İPTALİNE NASIL YOL AÇAR?
Muvazaa, tarafların gerçek iradelerine uymayan, görünüşte yaptıkları bir işlemdir. Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesine göre bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Örneğin bir taşınmazın gerçekte bağışlanmak istendiği halde satış gibi gösterilmesi muvazaalı bir işlemdir. Miras hukukunda sık görülen muris muvazaası da bu kapsamdadır ve mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla yapılan görünüşteki işlemleri ifade eder. Muvazaalı işlem geçersiz olduğundan, bu işleme dayanan tapu kaydı da yolsuz hale gelir ve iptali istenebilir. Muvazaa iddiasının somut delillerle ortaya konulması gerekir.
 

TAPU KAYDI YOLSUZ HALE GELİRSE NE OLUR?
Bir tapu kaydının yolsuz hale gelmesi, o kaydın gerçek hukuki duruma aykırı olması demektir. Türk Medeni Kanunu'nun 1025. maddesi, yolsuz tescil nedeniyle ayni hakkı zedelenen kişiye tapu sicilinin düzeltilmesini dava etme hakkı tanır. Ancak aynı madde, iyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları ayni hakları saklı tutar. Yani taşınmazı, tapudaki kayda iyiniyetle güvenerek edinen üçüncü kişinin kazanımı korunabilir. Bu durumda gerçek hak sahibinin talebi, koşullara göre tazminata yönelebilir. Bu nedenle taşınmazın sonradan bir başkasına devredilip devredilmediği ve devralan kişinin iyiniyetli olup olmadığı, davanın sonucunu doğrudan etkiler. İyiniyet ve kayda güven ilkesi, bu davalarda belirleyici bir denge unsurudur.
 

DAVA HANGİ MAHKEMEDE GÖRÜLÜR?
Tapu iptal ve tescil davası, taşınmazın aynına ilişkin bir davadır ve bu niteliği yetkili mahkemeyi belirler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12. maddesine göre, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Görevli mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Yani dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır ve bu yetki kesindir. Davanın kimlere karşı yöneltileceği ise tapu kaydının durumuna göre değişir. Bu nedenle davanın doğru mahkemede ve doğru kişilere karşı açılması, sürecin sağlıklı yürümesi bakımından önemlidir.
 

DAVA KAZANILIRSA SONUÇ NE OLUR?
Tapu iptal ve tescil davasının kabul edilmesi halinde, yolsuz olan tapu kaydı iptal edilir ve taşınmaz gerçek hak sahibi adına tescil edilir. Bu tescil, mahkeme kararına dayanır ve mülkiyetin gerçek duruma uygun biçimde kayda geçirilmesini sağlar. Ancak taşınmaz bu arada iyiniyetli bir üçüncü kişiye devredilmişse, sonuç değişebilir ve talep tazminata dönüşebilir. Davanın reddi halinde ise mevcut tapu kaydı geçerliliğini korur. Bu davalarda çoğu zaman keşif ve bilirkişi incelemesi yapılır, tanık beyanları ile belgeler birlikte değerlendirilir. Sürecin sonucunu, dayanılan sebebin ispatı ve taşınmazın güncel hukuki durumu birlikte belirler. Bu nedenle dava açılmadan önce dosyanın bütününün değerlendirilmesi gerekir.
 

DAVA AÇILMADAN ÖNCE NELER İNCELENİR?
Tapu iptal ve tescil davası açılmadan önce, taşınmazın hukuki durumunun bütün olarak incelenmesi gerekir. Öncelikle taşınmazın tapu kaydı ve bu kaydın oluşumuna dayanak olan işlemler ele alınır. Taşınmazın kaç kez ve hangi işlemlerle el değiştirdiği, güncel malikin kim olduğu ve kayıt üzerinde herhangi bir şerh ya da kısıtlama bulunup bulunmadığı önem taşır. Bunun yanında davanın dayanacağı sebebin tespiti yapılır, çünkü her sebep farklı delillerle ispatlanır. Muvazaa iddiasında işlemin gerçek amacını gösteren olgular, ehliyetsizlik iddiasında sağlık kayıtları, vekaletin kötüye kullanılmasında ise vekilin işlem biçimi öne çıkar. Ayrıca taşınmazın iyiniyetli bir üçüncü kişiye geçip geçmediği de değerlendirilir, çünkü bu durum davanın sonucunu değiştirebilir. Bu ön inceleme, davanın doğru sebebe ve doğru kişilere karşı açılmasını sağlar. Eksik bir hazırlık, davanın istenen sonucu doğurmamasına yol açabilir.
 

Tapu iptal ve tescil davası, mülkiyet hakkı zedelenen kişinin gerçek durumu tapuya yansıtmasını sağlayan temel davadır. Muvazaadan ehliyetsizliğe, vekaletin kötüye kullanılmasından aile konutunun korunmasına kadar pek çok sebebe dayanabilir ve her sebep kendine özgü şartlara tabidir. İyiniyetli üçüncü kişinin durumu ise sonucu değiştirebilir. Bu davanın sebebe, delillere ve taşınmazın güncel durumuna göre şekillenmesi nedeniyle, tapu iptali gündeme geldiğinde alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

10.08.2026 20 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim