Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Taksirle Öldürmede Şikayet, Uzlaşma ve HAGB Mümkün müdür?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Taksirle Öldürmede Şikayet, Uzlaşma ve HAGB Mümkün müdür?

Taksirle Öldürmede Şikayet, Uzlaşma ve HAGB Mümkün müdür?
 

Biga, Bandırma ve Çanakkale bölgesinde ceza hukuku ve trafik kazalarından doğan suçlar konularında hukuki destek arayan kişiler için taksirle öldürmede soruşturma usulü, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Taksirle öldürme, özellikle ölümlü trafik kazalarında sık karşılaşılan bir suçtur. Bu suçla karşılaşan kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri, sürecin şikayete bağlı olup olmadığı ile uzlaşma ve cezanın açıklanmasının ertelenmesi gibi yolların uygulanıp uygulanmayacağıdır. Bu kurumların taksirle öldürmede nasıl işlediğinin bilinmesi, sürecin nasıl ilerleyeceğini anlamak bakımından önemlidir.
 

TAKSİRLE ÖLDÜRME ŞİKAYETE BAĞLI MIDIR?
Taksirle öldürme suçu şikayete bağlı değildir ve resen soruşturulur. Yani ölen kişinin yakınlarının şikayeti olmasa dahi, savcılık olayı kendiliğinden soruşturur. Bir kişinin ölümü söz konusu olduğundan, bu suç kamu adına takip edilir ve şikayetten vazgeçme süreci kendiliğinden sona erdirmez. Bu yönüyle taksirle öldürme, şikayete bağlı olan taksirle yaralamadan ayrılır. Taksirle yaralamanın bazı halleri şikayete bağlı iken, ölüm neticesinin gerçekleştiği hallerde soruşturma resen yürür. Bu nedenle ölümlü bir kazada, tarafların anlaşması ya da yakınların şikayetçi olmaması süreci durdurmaz. Savcılık, olayın nasıl geliştiğini ve sürücünün kusurunu resen araştırır. Bu durum, taksirle öldürmenin ciddiyetini ve kamusal niteliğini gösterir. Ölen kişinin yakınlarının şikayetçi olmaması, dosyayı kapatmaz yalnızca tazminat boyutunda tarafların iradesine bir etki doğurabilir. Süreç, mağdurun iradesinden bağımsız olarak yürür.
 

TAKSİRLE ÖLDÜRMEDE UZLAŞMA MÜMKÜN MÜDÜR?
Hayır. Taksirle öldürme suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uzlaştırmaya tabi suçları sayarken, taksirle yaralama gibi bazı suçları bu kapsama almış, ancak taksirle öldürmeyi uzlaştırmaya tabi suçlar arasında saymamıştır. Ayrıca bu suç şikayete de bağlı olmadığından, şikayete bağlı suçlar için öngörülen uzlaştırma yolu da burada uygulanmaz. Bu nedenle taksirle öldürmede, taraflar arasında uzlaşma sağlanarak sürecin sona erdirilmesi mümkün değildir. Ölen kişinin yakınlarıyla sürücü arasında maddi bir anlaşma yapılmış olsa dahi, bu anlaşma ceza davasını sona erdirmez. Böyle bir anlaşma yalnızca tazminat boyutunu ilgilendirir ve ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle taksirle öldürmede ceza süreci, uzlaşmadan bağımsız biçimde yürür. Bu ayrım, taksirle yaralamadan önemli bir farktır.
 

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI UYGULANIR MI?
Bu kurum, taksirle öldürmede belirli koşullarla gündeme gelebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında kurulan hükmün belirli koşullarla açıklanmamasını sağlayan bir kurumdur. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre, yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise, koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Taksirle öldürmenin temel halinde ceza iki yıldan başladığından, verilen cezanın iki yıl ya da altında kalması halinde bu kurum gündeme gelebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması ve mağdurun uğradığı zararın giderilmesi gibi koşullar aranır. Ancak birden fazla ölüm ya da ağır sonuçların bulunduğu hallerde ceza bu sınırın üzerine çıkacağından, kurum uygulanamayabilir. Bu nedenle kurumun uygulanıp uygulanmayacağı, verilen cezaya göre belirlenir.
 

ZARARIN GİDERİLMESİ SÜRECİ ETKİLER Mİ?
Zararın giderilmesi, taksirle öldürmede ceza sürecini doğrudan sona erdirmese de belirli sonuçlar doğurabilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için mağdurun uğradığı zararın giderilmesi bir koşul olduğundan, zararın giderilmiş olması bu kurumun uygulanması bakımından önem taşır. Ayrıca zararın giderilmesi, cezanın belirlenmesinde hakim tarafından failin lehine bir unsur olarak da değerlendirilebilir. Ancak zararın giderilmesi, uzlaşma niteliği taşımaz ve ceza davasını kendiliğinden sona erdirmez. Bu nedenle sürücünün ya da yakınlarının, tazminat boyutunda yaptığı ödemeler ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, yalnızca belirli kurumların uygulanmasına ve cezanın belirlenmesine etki edebilir. Bu ayrımların doğru anlaşılması, tarafların beklentilerini gerçekçi biçimde değerlendirmesini sağlar. Ceza ve tazminat boyutları birbirinden ayrı süreçlerdir. Bu nedenle her iki boyut da ayrı ayrı ele alınmalıdır.
 

ALKOL VEYA HIZ GİBİ UNSURLAR SÜRECİ ETKİLER Mİ?
Ölümlü kazada sürücünün alkol veya uyuşturucu etkisi altında olması, aşırı hız yapması ya da benzeri ağır kural ihlalleri, hem cezayı hem de sürecin işleyişini etkiler. Bu tür unsurlar, çoğu zaman sürücünün ölüm ihtimalini öngördüğü, yani bilinçli taksirle hareket ettiği yönünde değerlendirilebilir. Bilinçli taksir ise cezayı artıran bir sebeptir. Ayrıca alkollü araç kullanma gibi durumlar, ceza davasından bağımsız olarak sürücü belgesine ilişkin idari işlemleri de gündeme getirir. Bu unsurların bulunduğu hallerde, verilen cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması için gereken iki yıl sınırının üzerine çıkması ihtimali de artar. Bu nedenle kazada alkol, uyuşturucu ya da ağır hız ihlali gibi unsurların bulunup bulunmadığı, sürecin nasıl sonuçlanacağını doğrudan etkiler. Bu hususların kaza tespit tutanağı, kan tahlili ve diğer delillerle ortaya konulması önem taşır. Bu deliller, hem cezayı hem de uygulanacak kurumları belirler. Bu nedenle kaza sonrası düzenlenen tutanak ve raporların doğru ve eksiksiz olması, sürecin sonucunu doğrudan etkiler.
 

Taksirle öldürme suçu resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamında değildir, bu yönüyle taksirle yaralamadan ayrılır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise ancak verilen cezanın iki yıl veya altında kalması ve diğer koşulların varlığında gündeme gelebilir. Zararın giderilmesi süreci sona erdirmese de belirli kurumların uygulanmasını etkiler. Kazada alkol, uyuşturucu ya da aşırı hız gibi unsurların bulunması ise hem cezayı artırabilir hem de bu kurumların uygulanma imkanını daraltabilir. Bu değerlendirmeler dosyaya özgü olduğundan, taksirle öldürme isnadıyla karşılaşıldığında ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

2.09.2026 14 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim