Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Özel Fotoğrafları Veya Sırrımı İfşa Etmekle Tehdit Eden Kişi Hangi Suçu İşler?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Özel Fotoğrafları Veya Sırrımı İfşa Etmekle Tehdit Eden Kişi Hangi Suçu İşler?

ÖZEL FOTOĞRAFLARIMI VEYA SIRRIMI İFŞA ETMEKLE TEHDİT EDEN KİŞİ HANGİ SUÇU İŞLER?
 

Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Bandırma, Balıkesir ve Bursa bölgesinde ceza hukuku alanında hem sanık müdafiliği hem de mağdur vekilliği kapsamında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Şantaj, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal ve dijital ortamda işlenen suçlarda soruşturma ve kovuşturma aşamalarında savunma, şikayet ve temsil hizmeti sağlamaktayız.
 

Dijital iletişimin yaygınlaşmasıyla birlikte en çok karşılaşılan suçlardan biri, kişinin özel fotoğraflarının, mesajlarının veya bir sırrının ifşa edilmekle tehdit edilmesidir. Bir kişi, eski ilişkisinden kalan görüntüleri yaymakla korkutarak para ya da başka bir menfaat talep ettiğinde, bu eylem ciddi bir suç oluşturur. Bu yazıda şeref veya saygınlığa zarar verecek hususların açıklanması tehdidiyle işlenen şantaj suçu, yani Türk Ceza Kanununun 107. maddesinin ikinci fıkrası ele alınmaktadır.
 

İkinci Fıkra Şantaj Suçunu Genişletmiştir
Şantaj suçunun ikinci fıkrası, kanuna 2005 yılında eklenmiştir. Bu eklemeden önce, kişinin sırrını veya itibarını hedef alan birçok tehdit yalnızca daha hafif cezayı gerektiren tehdit suçu kapsamında değerlendiriliyordu. Bu durum, aynı ağırlıktaki bir haksızlığın daha hafif yaptırımla cezalandırılması nedeniyle adalet açısından eleştiriliyordu. Yapılan değişiklikle birlikte, kişinin şeref ve saygınlığını hedef alan bu tür tehditler açıkça şantaj suçu kapsamına alınmıştır.
Maddeye göre, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması şantaj suçunu oluşturur ve birinci fıkradaki ceza uygulanır.
 

Açıklama ile İsnat Arasındaki Fark
Bu fıkrada iki ayrı seçimlik hareket düzenlenmiştir. Birincisi açıklama, ikincisi isnattır. Açıklama, gerçekten var olan ve mağdurun gizli kalmasını istediği bir hususun ortaya dökülmesiyle ilgilidir. Örneğin kişinin geçmişte yaşadığı gerçek bir ilişkinin veya gerçek bir görüntünün ifşa edileceğinin söylenmesi açıklama tehdidi kapsamına girer.
İsnat ise gerçek olup olmadığına bakılmaksızın, mağdura şeref ve saygınlığını zedeleyecek bir hususun yükleneceği tehdididir. Yani fail, var olmayan bir olayı bile mağdura mal edeceğini söyleyerek onu korkutabilir. Her iki halde de ortak nokta, mağdurun şeref ve saygınlığının baskı aracı olarak kullanılmasıdır.
 

Yararın Haklı Olması Suçu Ortadan Kaldırmaz
İkinci fıkra şantajının en dikkat çekici özelliklerinden biri, talep edilen yararın hukuka aykırı olmasının şart olmamasıdır. Birinci fıkrada failin sağlamak istediği çıkarın haksız olması aranırken, ikinci fıkrada bu koşul aranmaz. Yani fail, aslında hakkı olan bir şeyi talep etse bile, bunu kişinin sırrını ifşa etmekle korkutarak elde etmeye çalışırsa yine şantaj suçunu işlemiş olur.
Bunu bir örnekle açıklamak mümkündür. Mağdura borç para veren bir kişi, alacağını tahsil etmek için mağdurun gizli bir ilişkisini açıklamakla tehdit ederse, talep ettiği para haklı bir alacak olsa dahi şantaj suçu oluşur. Çünkü burada kişinin şeref ve saygınlığı bir baskı aracı olarak kullanılmıştır.
 

Yarar Maddi veya Manevi Olabilir
İkinci fıkrada aranan yarar, yalnızca para gibi maddi bir menfaat olmak zorunda değildir. Yarar kavramı, maddi menfaatlerin yanında manevi menfaatleri de kapsar. Örneğin bir kişiyi kendisiyle görüşmeye veya belirli bir davranışta bulunmaya zorlamak amacıyla şeref ve saygınlığa zarar verecek hususların ifşası tehdidi de bu kapsamda değerlendirilebilir. Ayrıca yararın fiilen elde edilmiş olması da gerekmez. Tehdidin yarar sağlama amacıyla yapılmış olması suçun oluşması için yeterlidir.
 

Delillerin Korunması Hayati Önem Taşır
Bu tür şantaj olaylarında failin tehdidini çoğunlukla mesaj, e-posta veya sosyal medya üzerinden ilettiği görülür. Bu nedenle mağdurun, kendisine gönderilen tehdit içerikli mesajların ekran görüntülerini alması, içeriği silmemesi ve mümkünse bir tespit yaptırması delillerin korunması açısından son derece önemlidir. Şantaj suçu resen soruşturulan bir suç olduğundan, mağdurun durumu kolluğa veya savcılığa bildirmesi soruşturmanın başlaması için yeterlidir.
 

Sonuç
Özel fotoğrafları, mesajları veya bir sırrı ifşa etmekle korkutarak menfaat sağlamaya çalışmak, Türk Ceza Kanununun 107. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen şantaj suçunu oluşturur. Bu suçta talep edilen yararın haklı olması veya fiilen elde edilmiş olması durumu değiştirmez, yarar maddi olduğu kadar manevi de olabilir. Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülen bu suç resen soruşturulur. Böyle bir tehditle karşılaşan kişinin delilleri koruması ve vakit kaybetmeden bir avukatın hukuki desteğini alması büyük önem taşımaktadır.

23.06.2026 111 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim