Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Muris Muvazaası(Mirastan Mal Kaçırma) Nedir, Unsurları Ve Sonuçları Nelerdir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Muris Muvazaası(Mirastan Mal Kaçırma) Nedir, Unsurları Ve Sonuçları Nelerdir?

MURİS MUVAZAASI (MİRASTAN MAL KAÇIRMA) NEDİR, UNSURLARI VE SONUÇLARI NELERDİR?
 

Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Bandırma, Çanakkale ve Bursa bölgesinde miras hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davaları, tenkis davaları, miras paylaşımı ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin süreçlerde vekillik ve hukuki destek sağlamaktayız.
 

Miras hukukunda en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, miras bırakanın sağlığında mallarını mirasçılardan birine veya bir başkasına devrederek diğer mirasçılardan mal kaçırmasıdır. Halk arasında mirastan mal kaçırma olarak bilinen bu durum, hukukta muris muvazaası olarak adlandırılır. Babasının evi kardeşine sattığını sonradan öğrenen bir evlat ya da payının yok edildiğini düşünen bir mirasçı, çoğu zaman ne yapabileceğini merak eder. Bu yazıda muris muvazaasının ne olduğu, unsurları ve sonuçları ele alınmaktadır.
 

Muris Muvazaası Nedir
Muris muvazaası, miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği malını, görünüşte satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi başka bir işlemle devretmesidir. Burada miras bırakan aslında bir bağış yapmak istemekte, ancak bunu mirasçılardan gizlemek için işlemi satış gibi göstermektedir.
Muris muvazaası, nispi muvazaa türünden bir işlemdir. Yani ortada görünen bir işlem (satış) ile gizlenen gerçek işlem (bağış) vardır. Miras bırakanın temel amacı, muvazaalı bu işlem aracılığıyla mirasçıları aldatarak onlardan mal kaçırmak ve miras paylarının zarar görmesine yol açmaktır. Bu kurumun temel dayanağı, Yargıtayın 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Bu karar, miras bırakanın mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışladığı taşınmazı tapuda satış göstermesi halinde, mirasçıların dava açabileceğini kabul etmiştir.
 

Muris Muvazaasının Dört Unsuru
Muris muvazaasının varlığından söz edilebilmesi için dört unsurun birlikte bulunması gerekir.
Birincisi görünüşteki işlemdir. Bu, tarafların gerçek iradelerini yansıtmayan, dışarıya karşı yapılmış gibi gösterilen işlemdir. Örneğin tapuda gösterilen satış sözleşmesi görünüşteki işlemdir.
İkincisi muvazaa anlaşmasıdır. Bu, miras bırakan ile karşı tarafın, görünüşteki işlemin gerçek iradelerini yansıtmadığı konusunda anlaşmasıdır. Yani taraflar aslında satış değil bağış yapmak istediklerinde anlaşmışlardır.
Üçüncüsü mirasçılardan mal kaçırma amacı, yani aldatma kastıdır. Bu unsur muris muvazaasını diğer muvazaa türlerinden ayıran en önemli özelliktir. Miras bırakanın asıl niyeti, mirasçıları aldatarak miras paylarını zarara uğratmaktır.
Dördüncüsü gizli işlemdir. Bu, tarafların gerçekte yapmak istediği ancak gizledikleri işlemdir. Muris muvazaasında gizli işlem genellikle bir bağıştır.
 

Hangi Mallar ve İşlemler Konu Olabilir
Muris muvazaasının uygulanmasında önemli bir sınırlama vardır. Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, muris muvazaasına dayalı dava ancak tapuya kayıtlı taşınmazlar bakımından açılabilir. Tapusuz taşınmazlar taşınır mal niteliğinde sayıldığından, bunlar üzerinde yapılan işlemler muvazaalı olsa bile bu yolla iptal edilemez.
Muris muvazaasına en çok konu olan işlem, satış sözleşmesi görünümündeki devirlerdir. Bunun yanında ölünceye kadar bakma sözleşmesi, intifa hakkı veya kira sözleşmesi gibi işlemler de muvazaalı olarak yapılabilir. Buna karşılık vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflar bu kapsamda değerlendirilmez, çünkü bunların kendine özgü iptal kuralları bulunmaktadır.
 

Muvazaalı İşlemin Sonucu Geçersizliktir
Muris muvazaasının en önemli sonucu, görünüşteki işlemin geçersiz olmasıdır. Taraflar gerçekte satış yapmak istemediklerinden, görünüşteki satış işlemi tarafların gerçek iradesini yansıtmaz ve geçersiz sayılır. Gizli işlem olan bağış ise, kural olarak resmi şekil şartına uyulmadığı için yine geçersizdir. Taşınmaz bağışının resmi senetle yapılması gerektiğinden, satış görünümü altında gizlenen bağış bu şekil şartını taşımaz.
Bunun sonucunda muvazaalı işlemle devredilen taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek terekeye, yani miras ortaklığına geri döndürülmesi sağlanır. Böylece mal kaçırılan mirasçıların payları korunmuş olur.
 

Dava Açabilecek Mirasçılar
Muris muvazaasında dava açma hakkı geniş tutulmuştur. 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı zedelenen tüm mirasçılar muvazaa iddiasıyla dava açabilir. Hatta muvazaalı işlemin yapılmasından sonra mirasçı sıfatını kazananlar da bu haktan yararlanabilir. Bu yönüyle muris muvazaası, yalnızca saklı pay sahiplerine tanınan tenkis davasından ayrılır.
 

Sonuç
Muris muvazaası, miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla bağışı satış gibi göstermesidir. Dört unsuru bulunan bu işlemde görünüşteki satış da gizli bağış da geçersizdir ve taşınmaz terekeye geri döndürülür. Saklı pay sahibi olsun olmasın tüm mirasçılar bu iddiayla dava açabilir. Muvazaanın ispatı ve sürecin doğru yürütülmesi teknik bilgi gerektirdiğinden, mirastan mal kaçırıldığını düşünen kişilerin bir avukatın hukuki desteğini alması büyük önem taşımaktadır.

24.06.2026 75 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim