Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Markamı Başkası İzinsiz Kullanıyor, Ne Yapabilirim?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Markamı Başkası İzinsiz Kullanıyor, Ne Yapabilirim?

Markamı Başkası İzinsiz Kullanıyor, Ne Yapabilirim?
 

Bandırma, Gönen ve Balıkesir bölgesinde fikri ve sınai mülkiyet hukuku uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için marka hakkına tecavüzün önlenmesi, tazminat ve el koyma taleplerine ilişkin süreçlerde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Emek verilerek oluşturulan bir markanın başkası tarafından izinsiz kullanılması, işletme sahibi için hem gelir kaybı hem itibar zedelenmesi doğurur. Kanun tescilli marka sahibine bu tür kullanımlara karşı güçlü bir koruma tanımıştır. Ancak bu korumanın kapsamı, tecavüz sayılan fiiller ve ileri sürülebilecek talepler kanunda ayrıntılı biçimde belirlenmiştir. Bu düzenlemelerin bilinmesi, marka sahibinin hakkını hangi yolla koruyacağını gösterir.
 

MARKA KORUMASI NASIL DOĞAR?
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesi bu konuyu düzenler. Maddenin birinci fıkrasına göre bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. İkinci fıkraya göre marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Yani markanın hukuki korumadan yararlanabilmesi için kural olarak tescil edilmiş olması gerekir. Tescil, marka üzerindeki hakkı belgeleyen ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir kılan işlemdir. Marka sahibi, izinsiz kullanım halinde belirli fiillerin önlenmesini talep etme hakkına sahiptir. Bu nedenle bir marka üzerinde hak iddia edilebilmesinin ilk şartı, o markanın tescilli olmasıdır. Tescilsiz kullanımlar bakımından ise koruma daha sınırlıdır ve farklı hükümlere dayanır.
 

MARKA SAHİBİ HANGİ KULLANIMLARI ÖNLEYEBİLİR?
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası üç durumu sayar. Marka sahibi, tescilli marka ile aynı olan bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılmasını önleyebilir. Ayrıca tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunan bir işaretin kullanılmasını da engelleyebilir. Üçüncü olarak, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız yarar sağlayacak, itibarına zarar verecek ya da ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki bir işaretin haklı sebep olmaksızın kullanılmasını da önleyebilir. Bu son hal, tanınmış markaların farklı mal ve hizmetlerde dahi korunmasını sağlar. Kanun ayrıca işaretin ürün üzerine konulması, malın piyasaya sürülmesi, ithal veya ihraç edilmesi, iş evrakı ve reklamlarda kullanılması ile internette alan adı veya anahtar sözcük olarak kullanılması gibi somut kullanım biçimlerini de sayar.
 

HANGİ FİİLLER MARKA HAKKINA TECAVÜZ SAYILIR?
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesi tecavüz fiillerini belirler. Maddeye göre marka sahibinin izni olmaksızın markayı kanunun 7. maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmak tecavüz sayılır. Ayrıca marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek de tecavüzdür. Markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, ticaret alanına çıkarmak, ithal etmek, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak ya da bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak da tecavüz kapsamındadır. Son olarak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek de tecavüz sayılır. Bu sayım, tecavüzün yalnızca doğrudan kullanım değil, taklit ürünün ticaretini de kapsadığını gösterir.
 

MARKA SAHİBİ HANGİ TALEPLERDE BULUNABİLİR?
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149. maddesi hak sahibinin taleplerini sayar. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden, fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazminini isteyebilir. Ayrıca tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde kullanılan cihaz ve makinelere el konulmasını, bunlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını ve gerektiğinde bunların imhasını talep edebilir. Haklı bir sebebin veya menfaatin bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın gazete gibi araçlarla ilan edilmesi de istenebilir. Bu geniş talep listesi, marka sahibinin hem tecavüzü durdurmasını hem de zararını gidermesini sağlar.
 

İTİBAR KAYBI İÇİN AYRICA TAZMİNAT İSTENEBİLİR Mİ?
İstenebilir. Marka hakkına tecavüz, markanın tüketici nezdindeki itibarını da zedeleyebilir. Bu itibar kaybı, maddi ve manevi tazminattan ayrı bir kalem olarak değerlendirilebilir.Marka itibarının tüketicilerin markaya duyduğu güven ve talebin büyüklüğü olduğu, tecavüzün bu itibarı zedelemesi halinde doğan kaybın dolaylı bir malvarlığı zararı niteliği taşıdığı ve bunun maddi ile manevi tazminatın yanında ayrıca talep edilebilİR. Bu nedenle marka tecavüzü dosyalarında, doğrudan gelir kaybının yanında itibarın zedelenmesinden doğan zararın da ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.
 

MARKA SAHİBİ ENGELLEYEMEYECEĞİ KULLANIMLAR VAR MIDIR?
Vardır. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinin beşinci fıkrası, marka sahibinin engelleyemeyeceği dürüst kullanımları sayar. Marka sahibi, üçüncü kişilerin dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesini engelleyemez. Aynı şekilde malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulmasını da engelleyemez. Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hallerde markanın kullanılması da bu kapsamdadır. Bu istisnalar, marka korumasının dürüst ticari kullanımı engellemeyecek biçimde sınırlandığını gösterir. Bu nedenle her marka kullanımı tecavüz oluşturmaz, kullanımın niteliği belirleyicidir.
 

Marka hakkına tecavüz, kanunda ayrıntılı biçimde tanımlanmış ve marka sahibine tespit, önleme, durdurma, tazminat ve el koyma gibi geniş talepler tanınmıştır. İtibar kaybı için ayrıca tazminat istenebilirken, dürüst ticari kullanımlar korumanın dışında tutulmuştur. Korumanın tescile bağlı olması ve taleplerin çeşitliliği nedeniyle, marka tecavüzüyle karşılaşıldığında fikri ve sınai mülkiyet hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

27.07.2026 47 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim