Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Kullanmadığım Yıllık İzinlerimin Ücretini Alabilir miyim?
Bandırma, Biga ve Mudanya bölgesinde iş hukuku ve işçilik alacakları konularında hukuki destek arayan kişiler için yıllık ücretli izin hakkı, kullanılmayan izin ücretinin tahsili ve iş sözleşmesinin sona ermesinden doğan alacakların talebi süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Yıllık izin, çalışma hayatının en çok bilinen ama en az kullanılan haklarından biridir. Pek çok işçi yıllarca izin kullanmadan çalışır, işten ayrılırken de bu izinlerin karşılığını isteyip isteyemeyeceğini bilmez. İş Kanunu yıllık izin hakkını ayrıntılı biçimde düzenlemiş ve bu hakkı işçinin vazgeçemeyeceği bir hak olarak güvence altına almıştır. İşten ayrılma halinde kullanılmayan izinlerin ücrete dönüşmesi de kanunda açıkça öngörülmüştür. Bu kuralları bilmek, işçinin gerçek alacağını görmesini sağlar. Kanunun bu alandaki yaklaşımı iki aşamalıdır. İş ilişkisi sürerken izin, para ile değiştirilemeyen ve fiilen kullanılması gereken bir haktır. İş ilişkisi sona erdiğinde ise kullanılmayan izinler ücret alacağına dönüşür. Bu iki aşamanın karıştırılması, işçinin çalışırken izin yerine ücret talep edebileceği yanılgısını doğurur.
YILLIK İZNE KİMLER HAK KAZANIR?
İş Kanunu'nun 53. maddesine göre işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Buradaki iki nokta önemlidir. Birincisi, bir yıllık sürenin hesabında deneme süresi de dikkate alınır. İkincisi, sürenin başlangıcı işe başlanan gündür. Kanun ayrıca niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını belirtir. Bunun dışında kalan işçiler, bir yılı doldurduklarında yıllık izne hak kazanır.
YILLIK İZİN SÜRELERİ NE KADARDIR?
İş Kanunu'nun 53. maddesi izin sürelerini hizmet süresine göre belirler ve bu süreler asgari niteliktedir. Hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar olanlara, beş yıl dahil, verilecek izin ondört günden az olamaz. Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, onbeş yıl ve daha fazla olanlara ise yirmialtı günden az izin verilemez. Kanun iki özel durum daha öngörmüştür. Onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri ise dörder gün artırılarak uygulanır. Bu süreler iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir, ancak azaltılamaz.
YILLIK İZİN HAKKINDAN VAZGEÇİLEBİLİR Mİ?
İş Kanunu'nun 53. maddesi bu konuda tek cümlelik ama çok güçlü bir hüküm içerir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Bu hüküm, işçinin izin hakkından feragat ettiğine dair verdiği beyanların ya da sözleşmeye konulan aksi yöndeki kayıtların geçerli olmayacağı anlamına gelir. İşçinin izin kullanmak istemediğini söylemesi veya izin yerine ücret almayı tercih ettiğini beyan etmesi, iş ilişkisi devam ederken izin hakkını ortadan kaldırmaz. Kanunun bu hükmü, izin hakkının işçinin dinlenmesi gibi kişilik hakkına bağlı bir amaca hizmet etmesinden kaynaklanır. Yıllık izin, çalışılmayan sürenin karşılığında ücret ödenmesi değil, fiilen dinlenilmesi amacını taşır.
İŞTEN AYRILINCA KULLANILMAYAN İZİNLER NE OLUR?
İş Kanunu'nun 59. maddesi bu soruya açık cevap verir. Maddeye göre iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu hükümde üç nokta öne çıkar. Birincisi, sözleşmenin hangi nedenle sona erdiği önemli değildir. İstifa, işveren feshi ya da başka bir sebep fark etmez, izin ücreti her halde ödenir. İkincisi, hesaplama sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden yapılır. Yani izin hangi yıla ait olursa olsun, güncel ücret esas alınır. Üçüncüsü, işçinin ölümü halinde bu ücret hak sahiplerine ödenir.
İZİN ÜCRETİNDE ZAMANAŞIMI NE ZAMAN BAŞLAR?
İş Kanunu'nun 59. maddesi bu konuyu da düzenler. Maddeye göre izin ücretine ilişkin zamanaşımı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Bu hüküm işçi lehine önemli bir sonuç doğurur. Zamanaşımı, iznin hak kazanıldığı yıldan değil, iş ilişkisinin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla yıllar önce hak kazanılmış ancak kullanılmamış izinler bakımından da alacak, sözleşmenin sona ermesiyle birlikte talep edilebilir hale gelir. Kanun ayrıca işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde, 17. maddedeki bildirim süresiyle ve yeni iş arama izinlerinin yıllık ücretli izin süreleriyle iç içe giremeyeceğini belirtir. Yani ihbar süresi izin olarak kullandırılamaz.
YILLIK İZİN BÖLÜNEREK KULLANDIRILABİLİR Mİ?
İş Kanunu'nun 56. maddesi bu konuda açık bir kural getirir. Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez ve bu iznin 53. maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir. Yani bölme tek taraflı bir işveren yetkisi değildir, tarafların anlaşmasını gerektirir ve bir bölüm en az on gün olmalıdır. Aynı madde başka güvenceler de içerir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Ayrıca işveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. Bu belgenin içeriği, izin alacağı uyuşmazlıklarında sıkça belirleyici olur.
Kullanılmayan yıllık izinler, iş ilişkisi sona erdiğinde kendiliğinden ortadan kalkan bir hak değildir. Kanun bu izinlerin ücrete dönüşmesini açıkça öngörmüş, hesaplamada güncel ücreti esas almış ve zamanaşımını sözleşmenin sona ermesine bağlamıştır. İzin kullanıldığına ilişkin kayıtların içeriği bu alacağın belirlenmesinde belirleyici olduğundan, iş hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.
19.08.2026 28 Av. Can KİLERCİOĞLU