Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Kredi Kartı Borcumu Ödeyemiyorum, Ne Olur?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Kredi Kartı Borcumu Ödeyemiyorum, Ne Olur?

Kredi Kartı Borcumu Ödeyemiyorum, Ne Olur?
 

Bandırma, Gönen ve Mudanya bölgesinde bankacılık ve icra uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için kredi kartı borcundan doğan takipler, faiz hesabına itiraz ve borçlunun haklarının korunması süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Kredi kartı borcunun ödenememesi, kısa sürede büyüyen bir borç sarmalına dönüşebilir. Asgari tutarın ödenmemesi, hesabın kat edilmesi, icra takibi ve haciz aşamaları birbirini izler. Ancak bankanın talep edebileceği faizin türü ve oranı serbest değildir. Kanun hem faizin nasıl hesaplanacağını hem de üst sınırın kim tarafından belirleneceğini düzenlemiştir. Bu sınırların bilinmesi, takip dosyasındaki tutarın doğru olup olmadığını değerlendirmeyi sağlar.
 

ASGARİ TUTAR ÖDENMEZSE HANGİ FAİZ İŞLER?
Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi bu ayrımı yapar. Maddeye göre dönem borcunun bir kısmının ödenmesi halinde kalan hesap bakiyesi üzerinden faiz hesaplanır. Kalan hesap bakiyesine, asgari tutar ve üzerinde ödeme yapılması durumunda akdi faiz, asgari tutarın altında ödeme yapılması durumunda ise gecikme faizi uygulanır. Yani asgari tutarın ödenip ödenmemesi, uygulanacak faizin türünü değiştirir. Akdi faiz sözleşmeye dayalı işleyen faizdir, gecikme faizi ise temerrüt haline bağlanan ve daha yüksek olabilen faizdir. Bu nedenle asgari tutarın ödenmesi, borcun tamamı kapatılamasa dahi faiz yükü bakımından fark yaratır.
 

BİLEŞİK FAİZ UYGULANABİLİR Mİ?
Uygulanamaz. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi bu konuda kesindir. Maddeye göre temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz. Bileşik faiz, faize faiz işletilmesi anlamına gelir ve borcun katlanarak büyümesine yol açar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2007/18394 esas ve 2007/21613 karar sayılı kararında, alacaklının sözleşme ve ilgili madde uyarınca işlemiş ve işleyecek faiz talep etmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmadığı, ancak kart uygulamasından doğan borçta bileşik faiz uygulanamayacağı belirtilmiştir. Bu yasak, takip dosyasındaki hesabın denetlenmesinde ilk bakılacak noktalardan biridir.
 

FAİZ ORANINI BANKA SERBESTÇE BELİRLEYEBİLİR Mİ?
Belirleyemez. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesinin 20 Şubat 2020 tarihli ve 7222 sayılı Kanunla değiştirilen fıkrasına göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkilidir. Yani sözleşmede yazan oran, Merkez Bankasının ilan ettiği azami oranı aşamaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2008/292 esas ve 2008/2779 karar sayılı kararında, bilirkişinin hesaplamada taraflar arasında düzenlenen kredi kartı sözleşmesinde belirlenen akdi ve temerrüt faiz oranlarını uygulamasının kanuna aykırı olduğu, mahkemece Merkez Bankasının belirlediği oranların gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, takip tutarının sözleşme oranı üzerinden değil, azami oran denetimi yapılarak hesaplanması gerektiğini gösterir.
 

HESAP KESİM TARİHİ VE FAİZ BAŞLANGICI NASIL BELİRLENİR?
Kanun bu konuda da borçluyu koruyan bir kural getirmiştir. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesinin ilk fıkrasına göre, bir hesap dönemine ilişkin toplam borç tutarı veya hesap bakiyesi üzerinden, o döneme ilişkin hesap özetinin düzenlendiği hesap kesim tarihinden önceki bir tarih itibarıyla faiz yürütülebileceğine ilişkin kayıtlar hükümsüzdür. Yani sözleşmeye konulsa dahi, hesap kesim tarihinden geriye dönük faiz işletilmesini öngören kayıtlar geçersizdir. Nakit kullanımına ilişkin borçlar hakkında ise işlem tarihi esas alınabilir. Aynı madde, hesap kesim tarihi ile son ödeme tarihi arasında on günden az bir süre olamayacağını da belirtir.
 

İCRA TAKİBİ BAŞLATILIRSA NE YAPILABİLİR?
Ödemelerin aksaması üzerine banka kredi kartı hesabını kat eder, ihtarname gönderir ve ardından icra takibi başlatır. Bu aşamada borçlunun takibe ve takip tutarına itiraz imkanı bulunur. İtiraz üzerine banka itirazın iptali davası açabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/87 esas ve 2022/1081 karar sayılı kararına konu olayda, kredi kartı hesabının kat edildiği tarihte Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yürürlükte olduğu tartışılmıştır. Bu tür dosyalarda hangi kanunun uygulanacağı ve görevli mahkemenin hangisi olduğu ayrıca değerlendirilir. Takip tutarının faiz yönünden denetlenmesi, itirazın kapsamını belirleyen temel unsurdur.
 

KATILIM BANKALARINDA DURUM FARKLI MIDIR?
Terminoloji bakımından farklıdır, esas bakımından aynıdır. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesinin son fıkralarından birine göre katılım bankaları açısından bu Kanun uygulamasında yer alan faiz kar payı, gecikme faizi ise gecikme cezası olarak uygulanır. Yani katılım bankası müşterisi bakımından da aynı hesap kuralları ve aynı sınırlar geçerlidir, yalnızca kullanılan kavramlar değişir. Bileşik faiz yasağı ve azami oran denetimi bu bankalar için de işler. Bu nedenle katılım bankası kaynaklı bir kart borcunda da hesabın aynı ölçütlerle denetlenmesi gerekir.
 

BORÇ YAPILANDIRMASI TEKLİF EDİLİRSE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Bankalar takip öncesinde ya da takip sırasında borcun yeniden yapılandırılmasını teklif edebilir. Yapılandırma, ödeme planını borçlunun gücüne uyarlaması bakımından yararlı olabilir. Ancak imzalanan belgenin içeriği dikkatle incelenmelidir. Yapılandırma sözleşmeleri çoğu zaman mevcut borç tutarının kabulü anlamına gelen ifadeler içerir. Bu durumda daha önce faiz hesabına yöneltilebilecek itirazların ileri sürülmesi güçleşebilir. Bu nedenle yapılandırma öncesinde hesabın Merkez Bankasının ilan ettiği azami oranlara ve bileşik faiz yasağına uygun hesaplanıp hesaplanmadığının denetlenmesi yerinde olur. Yapılandırma sonrasında ödemelerin yeniden aksaması halinde uygulanacak sonuçların da sözleşmede nasıl düzenlendiği önem taşır. Taksitlerin tutarı kadar, gecikme halinde tüm borcun muaccel hale gelip gelmeyeceği de belirleyicidir.
 

Kredi kartı borcunun ödenememesi, borçlunun tüm haklarını kaybetmesi anlamına gelmez. Kanun bileşik faizi mutlak biçimde yasaklamış, azami faiz oranını Merkez Bankasının yetkisine bırakmış ve hesap kesim tarihinden önceye faiz yürütülmesini engellemiştir. Takip dosyasındaki tutarın bu ölçütlere göre denetlenmesi çoğu zaman kayda değer fark yaratır. Bu nedenle takip başladığında icra ve bankacılık hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

19.08.2026 13 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim