Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Komşumun Ağacının Dalları Bahçeme Sarkıyor, Ne Yapabilirim?
Manyas, Bandırma ve Gönen bölgesinde komşuluk hukuku ve taşınmaz uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için taşkın dal ve köklerin kaldırılması, komşuluk hukukundan doğan taleplerin ileri sürülmesi ve mülkiyet haklarının korunması süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Komşu arazideki bir ağacın dallarının bahçeye sarkması ya da köklerinin toprağın altından geçmesi, kırsal ve bahçeli yerleşimlerde sık karşılaşılan bir durumdur. Sorun çoğu zaman gölge, dökülen yaprak ve meyveler ya da yapıya verilen zararla birlikte büyür. Türk Medeni Kanunu bu konuyu komşuluk hukuku başlığı altında düzenlemiş ve taşkın dal ve köklere ilişkin özel bir kural getirmiştir. Bu kural, mağdur olan komşuya doğrudan harekete geçme imkanı tanır, ancak bunu belirli bir sıraya bağlar. Sırayı atlamak, hakkın kullanılmasını hukuka aykırı hale getirebilir. Konunun iki yüzü vardır. Bir yandan taşınmaz maliki, komşusunun ağacından doğan zarara süresiz katlanmak zorunda değildir. Öte yandan komşusunun ağacına dilediği gibi müdahale etme yetkisi de yoktur. Kanun bu iki uç arasında, önce bildirim yapılmasını ve makul süre tanınmasını öngören bir orta yol kurmuştur.
TAŞKIN DAL VE KÖKLER İÇİN KANUN NE DİYOR?
Türk Medeni Kanunu'nun 740. maddesi bu durumu düzenler. Maddeye göre komşunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa, komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir. Bu hüküm, komşuya kendi eliyle sonuç alma yetkisi tanıyan ve hukukumuzda sınırlı sayıda bulunan düzenlemelerden biridir. Ancak bu yetki koşulsuz değildir ve maddede sayılan şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Kanun ayrıca komşu ormanlar hakkında bu hükümlerin uygulanmayacağını açıkça belirtir. Yani orman niteliğindeki komşu araziler bakımından bu kural işlemez.
DALLARI HEMEN KESEBİLİR MİYİM?
Kesilemez. Kanunun aradığı iki şart vardır ve bunlar birlikte gerçekleşmelidir. Birinci şart, dal ve köklerin taşarak zarar vermesidir. Sadece sınırı aşmış olması yeterli değildir, ayrıca bir zarar doğurması aranır. İkinci şart ise komşuya istemde bulunulması ve kaldırma için uygun bir süre tanınmasıdır. Yani önce ağacın sahibinden dalları kaldırması istenmeli, bunun için makul bir süre verilmelidir. Ancak bu istem üzerine uygun süre içinde kaldırma yapılmazsa, komşu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir. Bu sırayı atlayarak doğrudan kesim yapılması, hakkın kullanımı olmaktan çıkıp haksız fiil niteliği kazanabilir ve kesen kişi bakımından sorumluluk doğurabilir.
UYGUN SÜRE NE KADARDIR?
Kanun uygun süreyi gün olarak belirlememiş, somut olayın koşullarına bırakmıştır. Sürenin uygunluğu değerlendirilirken ağacın türü, kesilecek dalın büyüklüğü, mevsim koşulları ve işin niteliği gözetilir. Büyük bir ağacın dallarının budanması ile küçük bir dalın kaldırılması aynı süreyi gerektirmez. Sürenin makul olması, komşunun gerçekten harekete geçme imkanı bulmasını sağlar. İstemin ve tanınan sürenin ispatlanabilir biçimde yapılması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıklarda önem taşır. Sözlü olarak yapılan bir istem, ihtilaf halinde ispat sorunu doğurabilir.
SARKAN DALLARDAKİ MEYVELER KİME AİTTİR?
Türk Medeni Kanunu'nun 740. maddesi bu konuda da bir kural içerir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyveleri toplama hakkına sahip olur. Bu hüküm, dalların kesilmesini istemeyip duruma katlanmayı tercih eden komşuya bir karşılık tanır. Yani komşu isterse dalların kaldırılmasını isteyebilir, isterse katlanmayı seçip o dallarda yetişen meyveleri toplayabilir. Ancak bu hak, maddede belirtildiği üzere arazisi ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış olan komşu bakımından öngörülmüştür. Bu iki seçeneğin varlığı, komşuluk ilişkisinin her zaman kesimle sonuçlanmasını gerektirmediğini gösterir.
AĞAÇ ZARAR VERİYORSA BAŞKA NE İSTENEBİLİR?
Taşkın dal ve köklere ilişkin özel kural, komşuluk hukukunun genel çerçevesi içinde yer alır. Malik, taşınmazını kullanırken komşularını olumsuz biçimde etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlüdür. Ağacın kökleri bir yapıya zarar veriyor, istinat duvarını çatlatıyor ya da altyapıyı bozuyorsa, ortaya çıkan zarar bakımından ayrıca talepte bulunulması gündeme gelebilir. Bu durumda zararın varlığı, miktarı ve ağaçla arasındaki nedensellik bağının ortaya konulması gerekir. Bilirkişi incelemesi bu tespitte başvurulan yollardandır. Zararın önlenmesine yönelik talepler ile doğmuş zararın giderilmesine yönelik talepler farklı hukuki temellere dayanır ve ayrı ayrı değerlendirilir.
KOMŞULUK HUKUKUNUN GENEL KURALI NEDİR?
Taşkın dal ve köklere ilişkin özel kural, komşuluk hukukunun genel ilkesi içinde anlam kazanır. Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesine göre herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Aynı madde, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermeyi yasaklar. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar ise saklıdır. Bu düzenleme iki yönlüdür. Bir yandan malikin komşusunu rahatsız etmemesini ister, öte yandan hoş görülebilecek derecede kalan etkilere katlanılmasını öngörür. Kırsal bir yerleşimde tarımsal faaliyetten doğan olağan etkilerle, yerleşim yeri ortasındaki bir taşkınlık aynı ölçüde değerlendirilmez. Yerel adet ve taşınmazın niteliği, bu değerlendirmenin merkezindedir.
Komşu ağacın sarkan dalları, çözümü kanunda açıkça gösterilmiş ama sırası kolayca atlanan bir konudur. Kanun mağdur komşuya dalları kesip mülkiyetine geçirme yetkisi tanır, ancak bunu zararın varlığına, önceden istemde bulunulmasına ve uygun süre tanınmasına bağlar. Bu adımlar atlandığında hak arayan taraf kendini sorumluluk altında bulabilir. Bu nedenle harekete geçmeden önce gayrimenkul hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.
31.07.2026 407 Av. Can KİLERCİOĞLU