Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
İŞE İADE DAVASI AÇMANIN KOŞULLARI VE İŞ GÜVENCESİNDEN YARARLANMA
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Bandırma, Balıkesir ve Bursa bölgesinde iş hukuku alanında işçi ve işveren tarafına yönelik avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. İşten çıkarılma, iş sözleşmesinin feshi, işe iade davaları, kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda vekillik ve hukuki destek sağlamaktayız.
İşten çıkarılan birçok işçi haksız bir fesihle karşılaştığını düşünür ve işine geri dönmek ister. İşe iade davası tam da bu noktada devreye girer. Ancak her işçi her durumda işe iade davası açamaz. Kanun koyucu bu davayı belirli koşulların varlığına bağlamıştır. Bu koşullar iş güvencesi kavramı çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu yazıda işe iade davası açabilmek ve iş güvencesinden yararlanabilmek için hangi şartların bir arada bulunması gerektiği ele alınmaktadır.
İş Kanununa Tabi Olmak
İş güvencesi hükümleri 4857 sayılı İş Kanunu ile 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Bu nedenle kural olarak yalnızca bu kanunlar kapsamındaki işçiler iş güvencesinden ve dolayısıyla işe iade hakkından yararlanabilir. Türk Borçlar Kanunu ile Deniz İş Kanunu kapsamındaki iş ilişkilerinde kural olarak iş güvencesi hükümleri uygulanmaz. Örneğin Yargıtay, Deniz İş Kanunu kapsamındaki bir gemi adamının iş güvencesi hükümlerine tabi olamayacağına karar vermiştir.
Bununla birlikte bu kanunların kapsamı dışında çalışan işçilerin iş güvencesinden yararlanamayacağına dair emredici bir hüküm de yoktur. Bu nedenle taraflar bireysel veya toplu iş sözleşmeleriyle, kapsam dışı işçilerin de iş güvencesinden yararlanabileceklerini kararlaştırabilir. Yargıtay da toplu iş sözleşmesine eklenen iş güvencesi hükümlerinin geçerli olacağını kabul etmektedir.
Belirsiz Süreli İş Sözleşmesiyle Çalışmak
İş güvencesinden yararlanmanın koşullarından biri işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışıyor olmasıdır. İş ilişkisi bir süreye bağlı olarak yapılmamışsa sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli olarak yapılmış olsa dahi kanunda aranan objektif koşulları taşımayan sözleşmeler de belirsiz süreli kabul edilir. Belirsiz süreli olmak kaydıyla kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler de diğer koşulların varlığında iş güvencesi kapsamındadır.
İşyerinde Otuz veya Daha Fazla İşçi Çalışması
İş güvencesinden yararlanmanın bir diğer önemli koşulu işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışmasıdır. Bu sayı yalnızca tek bir işyerine göre değil, aynı işverene ait aynı işkolundaki işyerlerinde çalışan işçilerin toplamına göre belirlenir. İşyerlerinin aynı il veya bölgede bulunması zorunlu değildir, aynı işkolunda olmaları yeterlidir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde belirli veya belirsiz süreli, tam veya kısmi süreli, daimi veya mevsimlik sözleşmeyle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. İşçinin fiilen çalışıyor olması şart değildir, sözleşmesinin devam etmesi yeterlidir. Ancak hastalık, iş kazası, gebelik veya izin gibi nedenlerle ayrılan işçinin yerine geçici olarak alınan ikame işçi bu sayıya dahil edilmez. Çırak, stajyer, süreksiz işlerde çalışanlar, geçici iş ilişkisiyle çalışanlar ve alt işveren işçileri de bu sayıya katılmaz. Ancak işçilerin iş güvencesinden kaçmak amacıyla muvazaalı olarak alt işveren işçisi gösterilmesi halinde, bu işçiler baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır ve sayıya dahil edilir. Otuz işçi sayısı, fesih bildiriminin yapıldığı tarihteki işçi sayısına göre belirlenir.
Tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde durum farklıdır. Bu işyerlerinde işçilerin İş Kanunu hükümlerine tabi olabilmesi ve iş güvencesinden yararlanabilmesi için elliden fazla işçi çalıştırılması gerekir.
En Az Altı Aylık Kıdeme Sahip Olmak
İşçinin iş güvencesinden yararlanabilmesi için işyerindeki kıdeminin en az altı ay olması gerekir. Bu süre işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreleri birleştirilerek hesaplanır. Altı aylık kıdem koşulunu sağlamayan işçi, diğer koşullar bulunsa dahi işe iade davası açamaz.
Belirli Konumdaki İşveren Vekili Olmamak
İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları ve işyerinin bütününü sevk ve idare eden, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri iş güvencesi kapsamı dışındadır. Bu konumdaki kişiler işe iade davası açamaz.
İş Sözleşmesinin İşverence Feshedilmesi
İş güvencesi hükümlerinin uygulanabilmesi için iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmiş olması gerekir. İşçinin kendi isteğiyle istifa ettiği durumlarda işe iade davası söz konusu olmaz. İşverenin feshi geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Geçerli sebep, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanabilir.
Sonuç
İşe iade davası açabilmek için iş güvencesinden yararlanma koşullarının bir arada bulunması gerekir. İşçinin İş Kanununa tabi olması, belirsiz süreli sözleşmeyle çalışması, işyerinde otuz veya daha fazla işçinin bulunması, en az altı aylık kıdeme sahip olması, belirli konumdaki işveren vekillerinden olmaması ve sözleşmenin işverence feshedilmesi temel koşullardır. Bu koşullardan birinin eksikliği dahi davanın reddine yol açabileceğinden, işten çıkarılan bir işçinin dava açmadan önce durumunu bir avukatla değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.