Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
İŞ KAZASINDAN SONRA SGK İŞVERENE RÜCU DAVASI AÇABİLİR Mİ VE KOŞULLARI
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Bandırma, Balıkesir ve Bursa bölgesinde iş hukuku alanında işçi ve işveren tarafına yönelik avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. İş kazası ve meslek hastalığı tespiti, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun açtığı rücu davalarında işveren savunması ve işçilik alacaklarına ilişkin süreçlerde vekillik ve hukuki destek sağlamaktayız.
Bir iş kazası meydana geldiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalı işçiye tedavi masrafları, geçici iş göremezlik ödeneği ve gelir gibi çeşitli ödemeler yapar. Ancak bu ödemeler her zaman Kurumun üzerinde kalmaz. Belirli koşulların varlığı halinde Kurum yaptığı bu ödemeleri işverenden geri alma yoluna gidebilir. İşverenler açısından çoğu zaman beklenmedik şekilde gündeme gelen bu dava, rücu davası olarak adlandırılır. Bu yazıda Sosyal Güvenlik Kurumunun iş kazasından sonra işverene hangi koşullarda rücu edebileceği ele alınmaktadır.
Rücu Nedir
Rücu, Kurumun iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya ya da hak sahiplerine yaptığı ve ileride yapacağı ödemeleri, kusuru bulunan kişiden geri alma hakkıdır. İş kazası sonrası Kurum önce sigortalıya gerekli ödemeleri yapar. Daha sonra kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde bu ödemelerin tutarını sorumlu işverenden tahsil etmek için bir dava açar.
İşverene Rücunun Koşulları
Sosyal Güvenlik Kurumunun işverene rücu edebilmesi için öncelikle 5510 sayılı Kanun kapsamında bir iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmiş olması ve zarara uğrayan kişinin sigortalı olması gerekir. Bunun yanında kanunda iki temel sebep düzenlenmiştir. İş kazası ya da meslek hastalığı işverenin kastı sonucu meydana gelmiş olabilir ya da işverenin sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu gerçekleşmiş olabilir.
Burada önemli bir nokta vardır. Madde hükmünde yer alan iş güvenliği mevzuatına aykırılık ifadesi işveren için doğrudan kusur durumunu oluşturmaktadır. Bu nedenle Kurumun işverene rücu yapabilmesi için işverenin kusurunun kast derecesinde olması şart değildir. İşverenin hafif ihmali dahi rücu için yeterli kabul edilmektedir. Yani işverenin kasten bir eylemi olmasa bile, iş güvenliği önlemlerinde ihmal göstermesi rücu davasının açılması için yeterlidir.
Rücu İşverenin Kusuru Oranında Yapılır
Kurumun rücu hakkı sınırsız değildir. Rücu, işverenin kusuru oranında yapılır. Yani işveren kazadaki kusuru ölçüsünde sorumlu tutulur. İşverenden istenebilecek tutar, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlıdır. Bu sınırlama, işverenin gerçek zararın üzerinde bir yükümlülük altına girmesini önlemeyi amaçlar.
Kaçınılmazlık İlkesinin Etkisi
İşverenin sorumluluğunun belirlenmesinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık, işverenin alınabilecek her türlü önlemi almasına rağmen yine de meydana gelen olayları ifade eder. Yargıtay uygulamasında kaçınılmazlık ilkesi nispi olarak değerlendirilmektedir. Yani her somut olayda kaçınılmazlık derecesi ayrıca belirlenir.
Örneğin bir olayda kaçınılmazlık oranı yüzde elli ise, işverenin tazminat yükümlülüğü belirlendikten sonra hükmedilecek tutar kaçınılmazlık oranında azalabilir. Kaçınılmazlık oranının yüzde yüz olduğu durumda ise artık nedensellik bağının kesildiğinden söz edilir ve işveren sorumluluktan kurtulur.
Rücu Davası Kime Karşı ve Nerede Açılır
Rücu davasında davacı taraf Sosyal Güvenlik Kurumudur. Davalı taraf ise işveren veya işveren vekili olabilir. İşverenin vefatı halinde dava mirasçılarına karşı açılır. Davalı şirket iflas etmişse husumet iflas idaresine yöneltilir, şirket tasfiye edilmişse öncelikle ihya davası açılması gerekir.
Bu davalarda görevli mahkeme iş mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesi, işin yapıldığı yer mahkemesi ya da iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi olabilir. Bu yetki kurallarına aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.
Sonuç
İş kazasından sonra Sosyal Güvenlik Kurumunun işverene rücu etmesi mümkündür. Bunun için işverenin kastı ya da iş güvenliği mevzuatına aykırı davranışı yeterlidir ve işverenin hafif ihmali dahi rücu için yeterli sayılır. Ancak rücu işverenin kusuru oranında yapılır ve kaçınılmazlık ilkesi sorumluluğu azaltabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir. İşverenler açısından bu davalarda kusur oranının ve kaçınılmazlığın doğru tespiti büyük önem taşıdığından, sürecin bir avukatın hukuki desteğiyle yürütülmesi yararlı olacaktır.