Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

İş Kazasında Uzlaşma Mümkün Müdür Ve Uzlaşmanın Tazminat Hakkına Etkisi


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
İş Kazasında Uzlaşma Mümkün Müdür Ve Uzlaşmanın Tazminat Hakkına Etkisi

İŞ KAZASINDA UZLAŞMA MÜMKÜN MÜDÜR VE UZLAŞMANIN TAZMİNAT HAKKINA ETKİSİ
 

Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Gönen, Edincik ve Balıkesir bölgesinde iş hukuku ve ceza hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. İş kazası tespiti, iş kazasından doğan tazminat davaları, ceza soruşturmalarında müdafilik ve mağdur vekilliği ile uzlaştırma süreçlerinde vekillik ve hukuki destek sağlamaktayız.
 

Bir iş kazası sonrası başlatılan ceza soruşturması bazen uzun yıllar süren bir yargılamaya dönüşebilir. Bu süreçte taraflar açısından önemli bir soru gündeme gelir. İş kazasından doğan ceza davası uzlaşma yoluyla çözülebilir mi. Uzlaştırma, mahkeme yargılamasına göre daha hızlı ve etkin bir çözüm sunabilen bir kurumdur. Ancak her iş kazası uzlaşma kapsamına girmez ve uzlaşmanın tazminat hakkına etkisi de yakın zamanda önemli bir değişiklik geçirmiştir. Bu yazıda iş kazalarında uzlaştırma konusu ele alınmaktadır.
 

Uzlaştırma Nedir
Uzlaştırma, uzlaşma kapsamındaki bir suç nedeniyle başlatılan ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında, görevlendirilen uzlaştırmacının şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar göreni bir araya getirmesi suretiyle uyuşmazlığın yargı dışı yolla çözümünü amaçlayan bir kurumdur. Bu kurum sayesinde mağdurun zararının giderilmesi, şüpheli veya sanığın da yargılamanın sonuçlarından kurtulması hedeflenir.
 

İş Kazalarında Hangi Suçlar Uzlaşmaya Tabidir
Uzlaştırma her suç için öngörülmüş bir kurum değildir. Hangi suçların uzlaşma kapsamına girdiği Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiştir. İş kazaları bakımından en önemli husus, taksirle yaralama suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olmasıdır. Kasten yaralama suçunda da belirli haller uzlaşma kapsamındadır.
Bu çerçevede iş kazasında işçide bedensel ya da ruhsal bir zarar doğmuşsa ve fiil taksirle yaralama niteliğindeyse, işçi ile sorumlu kişi arasında uzlaştırma hükümleri uygulanabilir. İşçinin uzun süren mahkeme yargılamasının sonucunu beklemek istemediği durumlarda uzlaştırma, mahkeme yargılamasına göre daha hızlı ve etkin bir yol olabilir. Yargıtay da taksirle yaralamalı iş kazası uyuşmazlıklarında uzlaşma hükmünün uygulanabileceğine karar vermiştir.
Önemle belirtmek gerekir ki taksirle öldürme yani ölümlü iş kazaları kanunda sayılan uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla uzlaştırma esas olarak yaralanmalı iş kazaları bakımından gündeme gelir.
 

Birden Fazla İşçinin Yaralanması Durumu
İş kazasında birden fazla kişi yaralanmışsa uzlaştırma için tüm mağdurların uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Mağdurlardan herhangi birinin uzlaşmayı kabul etmemesi halinde uzlaştırma gerçekleşemez. Bu nedenle çok sayıda işçinin etkilendiği kazalarda uzlaşma sürecinin işlemesi daha güçtür.
 

Uzlaşma Görüşmelerinde Neler Kararlaştırılabilir
İş kazası sonrası uzlaşma görüşmelerinde taraflar çeşitli konularda anlaşabilir. Taksirle yaralamadan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini, yaralanan işçinin haklarına halef olan üçüncü kişilerin zararlarının tazmini, işverenin bir kamu kurumuna veya yardıma muhtaç kişilere bağış yapması ya da mağdur işçiden özür dilenmesi gibi edimlerin tamamı veya bir kısmı üzerinde uzlaşma sağlanabilir.
Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini tek seferde yerine getirmesi halinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri tarihe bırakılması veya taksite bağlanması halinde ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Uzlaşma soruşturma aşamasında sağlanırsa Cumhuriyet savcısı kamu davası açmaz, dava açılmışsa düşme kararıyla sonuçlanır.
 

Uzlaşma Tazminat Hakkını Engeller mi
Bu konu yakın zamanda önemli bir değişiklik geçirmiştir. Eskiden kanunda uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı düzenlenmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında özellikle iş kazaları gibi zararın uzlaşma anında sağlıklı şekilde belirlenmesinin güç olduğu durumlara dikkat çekmiştir. Mahkeme, uzlaşma görüşmeleri sırasında öngörülmesi mümkün olmayan zararlar bakımından dahi tazminat davası açılmasını tümden engelleyen düzenlemenin kişilere katlanamayacakları bir külfet yüklediğini ve mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz biçimde sınırladığını belirtmiştir.
İptal kararı sonrasında uzlaşma artık yalnızca ceza muhakemesi bakımından sonuç doğurmaktadır. Yani uzlaşma kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi sonucunu doğurur, ancak özel hukuk kapsamında ileri sürülebilecek tazminat taleplerine engel oluşturmaz. Bu, iş kazası geçiren işçinin uzlaşma sağlanmış olsa dahi giderilmeyen zararları için tazminat yoluna başvurabilmesi açısından büyük önem taşır.
 

Sonuç
İş kazalarında uzlaştırma, özellikle taksirle yaralama niteliğindeki kazalarda başvurulabilen ve mahkeme yargılamasına göre daha hızlı sonuç veren bir çözüm yoludur. Ancak ölümlü kazalar uzlaşma kapsamı dışındadır ve birden fazla mağdur olduğunda tüm tarafların kabulü gerekir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla birlikte uzlaşma sağlanmış olması artık tazminat davası açılmasına engel oluşturmamaktadır. Uzlaşma sürecinde hakların doğru biçimde değerlendirilmesi ve giderilmeyen zararların saklı tutulması büyük önem taşıdığından, sürecin bir avukatın hukuki desteğiyle yürütülmesi yararlı olacaktır.

17.06.2026 107 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim