Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
İŞ KAZASINDA SGK ÜÇÜNCÜ KİŞİYE RÜCU EDEBİLİR Mİ VE İŞVERENDEN FARKI
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Bandırma, Balıkesir ve Bursa bölgesinde iş hukuku alanında işçi ve işveren tarafına yönelik avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. İş kazası ve meslek hastalığı tespiti, iş kazasından doğan tazminat davaları, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun açtığı rücu davalarında savunma ve trafik iş kazalarına ilişkin süreçlerde vekillik ve hukuki destek sağlamaktayız.
İş kazaları her zaman yalnızca işçi ile işveren arasında gerçekleşmez. Bazen kazaya işveren dışında başka bir kişi de sebep olur. Örneğin işçinin servis aracıyla işe giderken bir başka sürücünün kusuruyla kaza yapması ya da işyerine gelen üçüncü bir kişinin dikkatsizliği sonucu işçinin yaralanması bu duruma örnek gösterilebilir. Bu hallerde Sosyal Güvenlik Kurumunun yaptığı ödemeleri kazaya sebep olan üçüncü kişiden geri alıp alamayacağı önemli bir sorudur. Bu yazıda Kurumun üçüncü kişilere rücu hakkı ve bunun işverene rücudan farkı ele alınmaktadır.
Üçüncü Kişiye Rücu Mümkündür
Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası veya meslek hastalığı üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yaptığı ödemeler bakımından bu kişiye rücu edebilir. Burada üçüncü kişi, sigortalı, işveren veya işveren vekilinden farklı bir kişidir. Üçüncü kişi gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir. Hatta bir sigorta şirketi de bu kapsamda üçüncü kişi olabilir. Kazaya sebep olan üçüncü kişinin bir işvereni varsa ve onun da kusuru bulunuyorsa, üçüncü kişiyi çalıştıran bu işverene de rücu edilebilir.
Üçüncü Kişinin Sorumluluğu İşverene Göre Daha Sınırlıdır
Burada işverene rücudan ayrılan en önemli fark ortaya çıkar. Kurum işverene yaptığı ödemelerin tamamını kusuru oranında rücu edebilirken, üçüncü kişiye yapılan ödemelerin ve bağlanan gelirlerin yalnızca yarısını rücu edebilir. Yani üçüncü kişinin sorumluluğu işverene göre kapsam olarak daha dar tutulmuştur.
Bu farkın sebebi Anayasa Mahkemesi tarafından açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi, emek gelirleri düşük olan ve Kuruma prim ödeyen üçüncü kişilerin karşılaşacakları sosyal riskler karşısında yoksulluğa düşmemeleri için sorumluluklarının işverene göre daha hafif belirlenmesini, eşitlik ilkesine aykırı bulmamış ve bu düzenlemenin Anayasa'ya uygun olduğuna karar vermiştir.
Üçüncü Kişinin Sorumluluğu Kusura Dayanır
Üçüncü kişinin sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi ile üçüncü kişinin kusurlu davranışları arasında bir illiyet bağı kurulabilmesi gerekir. Üçüncü kişi hafif kusurundan da sorumlu tutulur. Önemli bir nokta şudur. Yargıtay, Kurumun üçüncü kişiye karşı açtığı rücu davasında, üçüncü kişiye Türk Borçlar Kanununda düzenlenen kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulanmayacağını ve üçüncü kişinin yalnızca kusuru oranında sorumlu tutulacağını belirtmiştir. Kusursuz sorumluluğun söz konusu olduğu hallerde dahi üçüncü kişiye kusuru oranında rücu edilir.
Ayrıca üçüncü kişi hakkında cezai af çıkması, kamu davası açılması veya kamu davasının ertelenmesi, Kurumun bu kişiye rücu hakkını engellemez.
Trafik İş Kazaları ve Birden Çok Sigortalının Durumu
Uygulamada en sık karşılaşılan örnek trafik iş kazalarıdır. Bu kazalarda davalılar arasında aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı da yer alabilir.
Birden çok sigortalının karıştığı ve karşılıklı olarak birbirlerinin ölümüne kusurlarıyla sebep oldukları kazalar bakımından Kurum uygulaması zaman içinde değişmiştir. Önceleri bu hak sahiplerine rücu yoluna gidilmesi tercih edilirken, Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararından sonra Kurum uygulama değişikliğine gitmiştir. 2024 yılında yayınlanan bir genel yazı ile Kurum, birden çok kusurlu sigortalının karıştığı iş kazalarında hak sahiplerine rücudan vazgeçtiğini bildirmiştir.
Rücu Edilemeyen Durumlar
Kanun bazı kişilere karşı rücu yapılamayacağını öngörmüştür. İş kazası veya meslek hastalığı, kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen kişilerin vazifeleri gereği yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmişse, haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar dışında bu kişilere ve bağlı oldukları kuruma rücu edilmez. Ayrıca ölümle sonuçlanan iş kazasında, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilmez. Bunun temelinde, ölen sigortalının hak sahiplerine zaten ölüm geliri bağlanması ve alacaklı ile borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi nedeniyle borcun sona ermesi düşüncesi yatmaktadır.
Sonuç
İş kazasına işveren dışında bir kişi sebep olmuşsa, Sosyal Güvenlik Kurumu bu üçüncü kişiye de rücu edebilir. Ancak üçüncü kişinin sorumluluğu işverene göre daha sınırlıdır ve yapılan ödemelerin yalnızca yarısı kusur oranında talep edilebilir. Üçüncü kişiye kusursuz sorumluluk uygulanmaz, yalnızca kusuru oranında sorumlu tutulur. Trafik iş kazaları ve birden çok sigortalının karıştığı olaylarda durum daha karmaşık hale geldiğinden, bu tür rücu davalarında bir avukatın hukuki desteğini almak önem taşımaktadır.