Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

İnançlı İşlem ile Muvazaa Arasındaki Fark Nedir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
İnançlı İşlem ile Muvazaa Arasındaki Fark Nedir?

İnançlı İşlem ile Muvazaa Arasındaki Fark Nedir?
 

Kilercioğlu Hukuk ve Danışmanlık olarak Bandırma, Edincik ve Gönen çevresinde gayrimenkul ve miras hukuku alanında, tapu iptali ve tescil ile muvazaa uyuşmazlıklarında müvekkillerimize hukuki danışmanlık sağlamaktayız. Bu yazıda, uygulamada birbirine karıştırılan inançlı işlem ile muvazaa kavramları arasındaki farkı genel hatlarıyla açıklıyoruz.
 

Bir malın görünüşte başkasına devredildiği durumlarda, bu devrin gerçek mi yoksa göstermelik mi olduğu çoğu zaman uyuşmazlık konusu olur. İnançlı işlem ile muvazaa, ilk bakışta benzer görünse de hukuki nitelikleri ve sonuçları bakımından birbirinden ayrılır.
 

İnançlı İşlem Nedir?
İnançlı işlem, kanunda doğrudan düzenlenmemiş, doktrin ve uygulama ile şekillenmiş bir kurumdur. Temelinde tarafların birbirine duyduğu güven yatar. Uygulamada genellikle bir alacağın teminatı için mülkiyetin veya alacağın devri amacıyla kullanılır. Örneğin yurt dışında çalışan bir kişinin biriktirdiği parayı yakınına göndererek onun adına taşınmaz aldırması ve daha sonra bu taşınmazın kendisine devredilmesini istemesi bir inançlı işlemdir.
 

İnançlı İşlemin Unsurları Nelerdir?
İnançlı işlem iki unsurdan oluşur. Bunlardan ilki inanç anlaşmasıdır. Bu anlaşma ile hakkı devralan taraf, devraldığı malı veya hakkı kararlaştırılan şartlar altında kullandıktan sonra iade etmeyi taahhüt eder. İkinci unsur ise temlik işlemidir. Temlik işlemiyle mülkiyet veya alacak gerçekten karşı tarafa geçer. Yargıtay uygulamasına göre inanç anlaşması kural olarak yazılı delille ispat edilir ve bu belgenin en geç işlem tarihinde düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmış olması aranır.
 

İnançlı İşlem ile Muvazaa Nerede Ayrılır?
İnançlı işlem ile muvazaanın benzeştiği nokta, her ikisinde de üçüncü kişilere karşı bir görünüş oluşturulmasıdır. Aralarındaki temel fark ise devrin gerçekliğinde ortaya çıkar. Muvazaada devir yalnızca görünüştedir ve taraflar görünürdeki işlemin hüküm doğurmasını istemez. İnançlı işlemde ise devir gerçektir ve taraflar bu devrin sonuçlarını gerçekten doğurmasını ister. Bir başka deyişle muvazaada taraflar aslında bir devir yapmak istemezken, inançlı işlemde gerçek bir devir iradesi vardır. Bu ayrım, hangi davanın açılacağı ve nelerin ispatlanması gerektiği bakımından belirleyicidir.
İnançlı işlem ile muvazaa arasındaki ayrım teknik ve somut olaya bağlı bir değerlendirme gerektirir. Bir devrin hangi kategoriye girdiği, ileri sürülecek talebin ve ispat yükünün belirlenmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle benzer bir uyuşmazlıkla karşılaşan kişilerin bir avukata danışmaları yerinde olacaktır.

30.06.2026 53 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim