Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
İmar Planında Yeşil Alan veya Yola Ayrılan Taşınmazım İçin Tazminat Alabilir miyim?
Gönen, Bandırma ve Balıkesir bölgesinde gayrimenkul ve idare hukuku alanında; imar kısıtlamasından kaynaklanan hukuki el atma davaları ve tazminat talepleri konusunda hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktayız.
Taşınmazınız yıllardır imar planında yeşil alan, yol, park veya okul alanı olarak ayrılmış; ancak belediye bu tahsisi ne fiilen uyguladı ne de size herhangi bir bedel ödeyerek taşınmazı kamulaştırdı. Bu arada taşınmazınıza inşaat yapamıyor, satmakta zorlanıyor ve maliklik haklarınızı pratikte kullanamıyorsunuz. Bu duruma hukuki el atma adı verilmekte ve Türk hukukunda tazminata konu olmaktadır.
Hukuki El Atma Nedir?
Hukuki el atma, idarenin taşınmaza fiziksel olarak müdahale etmeksizin, imar planı kararlarıyla taşınmazı kamusal kullanım alanına tahsis etmesi ve bu tahsisin uzun yıllar uygulanmaması nedeniyle malikin mülkiyet hakkını işlevsiz kılmasıdır. İmar planındaki bu kısıtlama taşınmaz üzerinde inşaat yapılmasını engeller, satış değerini ciddi biçimde düşürür ve malikten fiilen mülkiyet hakkını kullanma imkânını alır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi bu konuyu şu biçimde tanımlamaktadır: Bir taşınmazın 1/1000 ölçekli onaylı uygulama imar planlarında kamu hizmetlerine ayrılmış olması ve belediyenin taşınmazı beş yıllık imar programına dahil ederek kamulaştırmaması ya da kamulaştırma işlemini tamamlamaması durumunda, mülkiyet hakkının özüne zarar verilmektedir; bu durum kamulaştırmasız el atma kapsamında değerlendirilmeli ve tazminat davası dinlenebilir bulunmalıdır.
Beş Yıllık İmar Programı Şartı
3194 sayılı İmar Kanunu, belediyelere imar planlarını beş yılda bir gözden geçirme ve plan kapsamındaki kamulaştırma işlemlerini beş yıllık imar programlarına dahil etme yükümlülüğü getirmektedir. İdare bu süre içinde taşınmazı kamulaştırmazsa ya da taşınmazı programlara dahil etmeksizin uzun yıllar boyunca kısıtlı tutmaya devam ederse, mülkiyet hakkına hukuki el atma söz konusu olmaktadır.
Dikkat edilmesi gereken husus şudur: Salt imar planında kamusal alana ayrılmış olmak, tek başına hukuki el atmanın oluşması için yeterli değildir. Bu tahsisin uzun süreli olması, beş yıllık programlara dahil edilmemiş bulunması ve bu durumun fiilen taşınmazın kullanımını olanaksız kılması gerekir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Değerlendirmesi
AİHM'in Sporrong ve Lönnroth / İsveç kararı bu alanda belirleyici bir emsal niteliği taşımaktadır. Mahkeme, inşaat yasağının 25 yıl süreyle kesintisiz uygulanmasının taşınmaz sahiplerinin mülkiyet haklarını kullanmasını hukuken engellediğine ve bu durumun hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığına hükmetmiştir. AİHS'e taraf olan Türkiye'nin de bu standartları karşılaması beklenmektedir; bu doğrultuda Yargıtay içtihadı giderek taşınmaz sahiplerinin lehine bir yönde gelişmektedir.
Tazminat Talep Edebilmek İçin Gerekli Koşullar
Hukuki el atma gerekçesiyle tazminat davası açabilmek için şu unsurların bir arada bulunması aranmaktadır:
•Taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kamu hizmet alanına ayrılmış olması.
•Bu tahsisin beş yıllık imar programlarına dahil edilerek kamulaştırılmamış olması.
•Mülkiyet hakkının özüne etki edecek biçimde kısıtlanmış bulunması; yani taşınmazın pratik olarak kullanılamaz, satılamaz ya da üzerine inşaat yapılamaz hale gelmiş olması.
•Söz konusu kısıtlamanın uzun süreli ve kesintisiz bir nitelik taşıması.
Hangi Mahkemeye Başvurmalısınız?
Hukuki el atma davalarında görevli mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesidir. Bu davalarda davalı, taşınmazı imar planıyla kısıtlayan belediye ya da ilgili kamu kurumudur.
Tazminat miktarı belirlenirken taşınmazın imar kısıtlaması tarihindeki değeri esas alınmakta, bu değer üzerinden hesaplanan bedel güncellenmiş olarak talep edilebilmektedir. Davadan önce taşınmazın güncel piyasa değerini, konumunu ve kısıtlamanın süresini belgelemek süreci güçlendirmektedir.
Sonuç
İmar planında kamusal alana ayrılmış taşınmazlar için tazminat talep etmek Türk hukukunda mümkündür. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi, gerekli koşulların usulüne uygun biçimde ileri sürülmesine ve ispat edilmesine bağlıdır. Taşınmazınız uzun yıllardır imar planında kısıtlı tutuluyorsa, hakkınızın zamanaşımına uğramaması ve hak kaybına uğramamanız için gecikmeden hukuki destek almanız tavsiye edilir.