Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

İdari Para Cezasına İtiraz Nereye Yapılır, Süre Kaç Gündür?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
İdari Para Cezasına İtiraz Nereye Yapılır, Süre Kaç Gündür?

İdari Para Cezasına İtiraz Nereye Yapılır, Süre Kaç Gündür?
 

Bandırma, Erdek ve Gemlik bölgesinde idari yaptırım ve kabahatler hukuku konularında hukuki destek arayan kişiler için idari para cezalarına itiraz, görevli merciin belirlenmesi ve iptal süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

İdari para cezasıyla karşılaşan kişilerin en sık düştüğü hata, itirazı yanlış mercie yapmaktır. Bu alanda iki ayrı yargı kolu devrededir ve hangisinin görevli olduğu cezanın niteliğine göre değişir. Yanlış mercie yapılan başvuru süre kaybına yol açar, çünkü itiraz süresi oldukça kısadır ve süre geçtiğinde ceza kesinleşir. Kanun ayrıca bazı hallerde idari yargının görevli olacağını ayrıca düzenlemiştir. Bu ayrımın bilinmesi, itirazın sonuç doğurmasını sağlar.
 

İTİRAZ SÜRESİ NE KADARDIR?
Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası bu süreyi belirler. Maddeye göre idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Aynı fıkra, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararının kesinleşeceğini açıkça belirtir. Onbeş günlük bu süre, idari yargıdaki altmış günlük genel süreden çok daha kısadır. Bu nedenle idari para cezası niteliğindeki bir kararla karşılaşıldığında beklemeden hareket edilmesi gerekir. Sürenin başlangıcı tebliğ veya tefhim tarihidir.
 

BAŞVURU NASIL YAPILIR?
Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları usulü gösterir. Başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır ve başvuru dilekçesi iki nüsha olarak verilir. Dilekçede, idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ile bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep varsa bu sebep dayanaklarıyla gösterilir. Kanunun ikinci fıkrasına göre mücbir sebebin varlığı dolayısıyla sürenin geçirilmiş olması halinde, bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru kararın kesinleşmesini engellemez, ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
 

İDARİ YARGI HANGİ HALDE GÖREVLİDİR?
Bu, uygulamada en çok karışan noktadır ve kanun özel bir hüküm getirmiştir. Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesine 6 Aralık 2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunla eklenen sekizinci fıkraya göre, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür. Yani aynı işlem içinde hem idari para cezası hem de idari yargıya tabi başka bir karar varsa, para cezası da idare mahkemesinde tartışılır. Bu duruma imar mevzuatı uygulamalarında sık rastlanır. Bir yapı hakkında hem yıkım kararı hem idari para cezası verilmişse, ikisi birlikte idari yargıda incelenebilir.
 

SAVCILIK KARARI İLE BAĞLANTILI HALLERDE NE OLUR?
Kanun bu ihtimalleri de düzenlemiştir. Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin altıncı fıkrasına göre, soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde idari yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. Yedinci fıkraya göre ise kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde, fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde idari yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. Bu hükümler, aynı fiil hakkında verilen kararların dağınık mercilerde incelenmesini önlemeyi amaçlar.
 

CEZAYI MAHKEME VERMİŞSE NE YAPILIR?
Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin beşinci fıkrası bu hali ayrıca düzenler. Maddeye göre idari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. Yani idari yaptırım kararı bir idare tarafından değil de mahkemece verilmişse, sulh ceza mahkemesine başvuru yolu işlemez ve genel itiraz usulü uygulanır. Bu ayrım, kararın kim tarafından verildiğine bakılarak yapılır. Kararı veren merciin idare mi yoksa mahkeme mi olduğu, tebliğ edilen belgeden anlaşılır. Bu nedenle itiraz yoluna başvurmadan önce kararın kaynağının doğru tespit edilmesi gerekir.
 

SÜRE GEÇERSE NE OLUR?
Kanunun ifadesi kesindir. Onbeş günlük süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir. Kesinleşen idari para cezası, kamu alacağı olarak tahsil edilir ve bu aşamada cezanın esasına ilişkin itirazlar dinlenmez. Tahsil aşamasında ileri sürülebilecek itirazlar, borcun varlığına veya miktarına ilişkin sınırlı hallerle ilgilidir. Bu nedenle asıl mücadelenin onbeş günlük süre içinde yapılması gerekir. Mücbir sebep hali kanunda öngörülmüş olmakla birlikte, bu sebebin varlığının ve süresinde başvuruyu engellediğinin ortaya konulması gerekir. Sürenin kaçırılması, çoğu zaman telafisi güç bir sonuç doğurur.
 

MÜLKİYETİN KAMUYA GEÇİRİLMESİ DE AYNI YOLA MI TABİDİR?
Tabidir. Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası yalnızca idari para cezasından söz etmez. Madde, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı onbeş günlük süre içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceğini birlikte düzenler. Yani bir eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmişse, bu karara karşı da aynı süre ve aynı usul uygulanır. Bu iki yaptırım çoğu zaman birlikte uygulanır ve tek bir kararda yer alabilir. Böyle bir durumda başvurunun her iki yaptırımı da kapsayacak biçimde yapılması gerekir. Kararın hangi yaptırımları içerdiği tebliğ edilen belgeden tespit edilmeli ve itiraz dilekçesinde her biri ayrı ayrı ele alınmalıdır.
 

İdari para cezasına itirazda iki soru birlikte cevaplanmalıdır: Hangi mercie başvurulacak ve süre ne zaman doluyor. Kural sulh ceza hakimliğine onbeş gün içinde başvurulmasıdır, ancak aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren başka bir karar da verilmişse tablo değişir ve inceleme idari yargıda yapılır. Bu tespitin baştan doğru yapılması için idare hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

23.07.2026 9 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim