Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

İdari İşleme Nasıl İtiraz Edilir, Dava Açma Süresi Kaç Gündür?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
İdari İşleme Nasıl İtiraz Edilir, Dava Açma Süresi Kaç Gündür?

İdari İşleme Nasıl İtiraz Edilir, Dava Açma Süresi Kaç Gündür?
 

Bandırma, Gönen ve Erdek bölgesinde idare hukuku ve idari yargı uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için idari işlemlere itiraz, dava açma sürelerinin hesaplanması ve iptal davası süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Belediyeden, valilikten, vergi dairesinden ya da herhangi bir kamu kurumundan gelen bir yazı, çoğu zaman kişiye ne yapacağını söylemez. Oysa idari işlemlere karşı açılacak davalarda süreler kısadır ve kaçırıldığında hakkın kendisi tartışılmadan dava usulden reddedilir. Bu nedenle idare hukukunda ilk bilinmesi gereken şey, sürenin ne zaman başladığı ve ne kadar olduğudur. Kanun ayrıca dava açmadan önce idareye başvurma imkânı da tanımıştır ve bu başvuru süreyi durdurur.
 

İDARİ DAVA AÇMA SÜRESİ NE KADARDIR?
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi bu süreyi belirler. Maddeye göre dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Buradaki özel kanun kaydı önemlidir. Bazı kanunlar kendi alanları için daha kısa süreler öngörmüştür ve o hallerde altmış günlük genel süre uygulanmaz. Bu nedenle bir işlemle karşılaşıldığında önce o işlemin dayandığı özel kanunda ayrı bir süre bulunup bulunmadığına bakılması gerekir. Süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.
 

SÜRE NE ZAMAN İŞLEMEYE BAŞLAR?
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre idari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Yani işlemin öğrenildiği gün değil, usulüne uygun yazılı bildirimin yapıldığı tarih esas alınır ve o günün ertesi günü sayılmaya başlanır. Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerde ise başlangıç ayrıca düzenlenmiştir. Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren süre işler. Adresi belli olmayanlara ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde ise, özel kanununda aksine hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
 

DAVA AÇMADAN ÖNCE İDAREYE BAŞVURULABİLİR Mİ?
Başvurulabilir ve bu, süre bakımından önemli bir imkândır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesine göre ilgililer, idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebilir. Maddenin açık ifadesiyle bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Yani süre işlerken yapılan başvuru, saatin durmasını sağlar. Ancak başvurunun dava açma süresi içinde yapılmış olması şarttır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru, geçmiş süreyi geri getirmez.
 

İDARE CEVAP VERMEZSE NE OLUR?
Kanun bu ihtimali de düzenlemiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesinin ikinci fıkrasına göre otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu süre 8 Temmuz 2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla altmış günden otuz güne indirilmiştir. Üçüncü fıkraya göre isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Bu son cümle çok önemlidir. Başvuru süreyi sıfırlamaz, yalnızca durdurur. Örneğin işlemin bildirilmesinden yirmi gün sonra başvuru yapılmışsa, reddin ardından geriye altmış gün değil kalan süre kalır.
 

DÜZENLEYİCİ İŞLEMLERDE SÜRE NASIL İŞLER?
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrası bu konuda ayrı bir imkân tanır. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Aynı fıkra, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağını da belirtir. Bu hüküm, bir yönetmelik ya da genel düzenleyici karar yayımlandığında süresi içinde dava açmamış olan kişiye, o düzenleme kendisine uygulandığında yeniden dava açma imkânı verir. Uygulama işlemi ile birlikte dayanağı olan düzenlemeye de karşı çıkılabilir.
 

İDAREDEN BİR İŞLEM YAPILMASI İSTENEBİLİR Mİ?
İstenebilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesine göre ilgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve ilgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse, ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez, ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Bu süreler de 7331 sayılı Kanunla kısaltılmıştır.
 

ÖZEL KANUNLARDA DAHA KISA SÜRELER VAR MIDIR?
Vardır ve bu istisnalar uygulamada altmış günlük genel süreden çok daha sık gündeme gelir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi genel süreyi belirlerken özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen haller kaydını koymuştur. Örneğin Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesine göre idari para cezasına karşı sulh ceza mahkemesine başvuru süresi onbeş gündür. Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesine göre disiplin cezasına itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür. Kamu İhale Kanunu'nun 55. maddesine göre ihale sürecindeki işlemlere şikayet süresi ihale usulüne göre beş veya on gündür. Görüldüğü gibi bu süreler altmış günün çok altındadır. Bu nedenle bir işlemle karşılaşıldığında ilk yapılması gereken, o işlemin dayandığı kanunda özel bir süre bulunup bulunmadığını tespit etmektir.
 

İdare hukukunda süre, davanın esasından önce gelen ve çoğu zaman sonucu tek başına belirleyen unsurdur. Altmış günlük genel süre, özel kanunlardaki istisnalar, üst makama başvurunun süreyi durdurması ve geçmiş sürenin hesaba katılması birlikte değerlendirilmelidir. Bu hesabın hatalı yapılması davanın esasa girilmeden reddine yol açtığından, bir idari işlemle karşılaşıldığında idare hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

23.07.2026 2 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim