Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

IBAN Kullandırma Suçunda Yeni Kanun, TCK 158'de Ne Değişiyor?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
IBAN Kullandırma Suçunda Yeni Kanun, TCK 158'de Ne Değişiyor?

IBAN Kullandırma Suçunda Yeni Kanun, TCK 158'de Ne Değişiyor?
 

Bandırma, Gönen ve Balıkesir bölgesinde ceza hukuku ve dolandırıcılık suçları konularında hukuki destek arayan kişiler için banka hesabının kullandırılmasından doğan iştirak sorumluluğu, ceza indirimi ve savunma süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Kamuoyunda IBAN kiralama olarak bilinen yöntemle banka hesabını başkasının kullanımına açan pek çok kişi, dolandırıcılık soruşturmalarında şüpheli konumuna düştü. Bu kişilerin çoğu paranın kaynağını bilmediğini ileri sürse de, nitelikli dolandırıcılığa iştirakten ağır cezalarla karşılaştı. Bu duruma yönelik düzenleme, 7589 sayılı Kanun'la yapıldı ve 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Ancak düzenlemenin ne getirdiği kamuoyunda yanlış anlaşılıyor. Aşağıda hem önceki hukukun hem de yürürlüğe giren yeni düzenlemenin ne söylediğini açıklıyoruz.
 

HESABINI KULLANDIRAN KİŞİ ŞU AN HANGİ SUÇTAN YARGILANIYOR?
Yürürlükteki hukukta banka hesabını kullandırmak, kendi başına ayrı bir suç olarak düzenlenmiş değildir. Bu kişiler kural olarak dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakten yargılanır. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Aynı fıkranın son cümlesine göre (f) bendinde sayılan hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Bu nedenle hesabını kullandıran kişi, elde ettiği menfaat küçük olsa dahi ağır bir ceza tehdidiyle karşılaşır.
 

YÜRÜRLÜĞE GİREN DÜZENLEME NE GETİRİYOR?
Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Bu fıkraya göre düzenleme, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde, verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörüyor.
 

KULLANDIRMA ARTIK AYRI BİR SUÇ MU OLUYOR?
Hayır ve bu nokta kamuoyunda en çok karıştırılan konudur. Kabul edilen metin, hesabını kullandırma fiilini bağımsız bir suç hâline getirmemektedir. Düzenleme, bu kişilerin dolandırıcılık suçuna iştirakten sorumlu tutulmaya devam edeceğini kabul etmekte, ancak katkısı yalnızca hesabı veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalan kişiler bakımından cezada indirim öngörmektedir. Yani değişiklik cezalandırmayı ağırlaştıran değil, sınırlayan yöndedir. Bu ayrım savunma bakımından belirleyicidir. Kişinin dolandırıcılığın planlanmasına, mağdurla iletişime ya da paranın aklanmasına katkısı varsa indirim tartışması farklı bir zemine oturur.
 

DÜZENLEME YÜRÜRLÜĞE GİRDİ Mİ?
Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen yeni fıkra, bu tarih itibarıyla uygulanabilir haldedir. Bu nedenle bugün görülmekte olan dosyalarda mahkemeler, koşulları varsa yeni fıkradaki indirimi doğrudan uygulayabilir. Kanun ayrıca bu değişikliğe özgü geçiş hükümleri de içermektedir. Bu hükümler, hakkında hüküm verilmiş ancak dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklar ile cezası kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlülerin durumunu ayrıca düzenlemektedir. Bu nedenle devam eden, kanun yolundaki ve kesinleşmiş dosyaların her biri, ilgili geçiş hükmü çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
 

ESKİ DOSYALAR NE OLUR?
Ceza hukukunda bu sorunun cevabı genel bir ilkeye bağlıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrasına göre, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Bu hüküm, lehe olan yeni kanunun yalnızca derdest dosyalara değil, infaz aşamasındaki dosyalara da yansımasını sağlar. Kesinleşmiş bir hüküm bulunması, lehe kanundan yararlanma imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu durumda uyarlama yoluna başvurulması gündeme gelir. Uyarlamanın nasıl işlediği ve başvurunun hangi mercie yapılacağı ayrı bir değerlendirmeyi gerektirir.
 

SORUŞTURMADA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Hesabını kullandırdığı iddiasıyla ifadeye çağrılan kişinin en temel hakları susma hakkı ve müdafi yardımından yararlanma hakkıdır. Bu tür dosyalarda belirleyici olan unsur, kişinin kastının kapsamıdır. Hesabın hangi koşullarda ve kimin talebiyle verildiği, karşılığında bir menfaat sağlanıp sağlanmadığı, kişinin paranın kaynağını bilip bilmediği ve hesabın kaç kez kullanıldığı dosyanın seyrini belirler. Banka kayıtları, mesajlaşma içerikleri ve para hareketleri bu değerlendirmede esas alınır. İfade aşamasında yapılan beyanlar sonraki aşamaları etkileyeceğinden, bu aşamada atılan adımlar önem taşır.
 

İNDİRİM HERKESE UYGULANACAK MI?
Meclisin duyurduğu metne göre indirim, iştirakin belirli bir fiille sınırlı kalması koşuluna bağlanmıştır. Metinde geçen sınırlı olma ifadesi belirleyicidir. Kişinin katkısı yalnızca hesabı ya da ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalıyorsa indirim gündeme gelir. Buna karşılık kişi mağdurla iletişime geçmiş, hileyi kurgulamış, başkalarını organize etmiş veya paranın izini kaybettirmeye yönelik işlemler yapmışsa katkısı bu sınırın ötesine geçer. Bu durumda indirimin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalı hale gelir. Ayrıca metinde haksız menfaat sağlama amacından söz edilmektedir. Hesabını karşılıksız ve bir menfaat beklentisi olmaksızın kullandıran kişinin durumu ise ayrıca değerlendirilmeyi gerektirir. Bu nedenle her dosyada kişinin fiilinin kapsamı ve karşılığında bir menfaat elde edip etmediği ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
 

IBAN kullandırma dosyalarında yürürlüğe giren değişiklik, fiili suç olmaktan çıkarmamakta, katkısı sınırlı kalan kişi bakımından cezayı yarı oranında indirmektedir. Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, koşulları varsa devam eden dosyalarda doğrudan uygulanabilir. Kanun ayrıca kanun yolundaki ve kesinleşmiş dosyalar için özel geçiş hükümleri öngörmüştür. Bu nedenle hem devam eden hem de kesinleşmiş dosyalarda ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

5.08.2026 153 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim