Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

IBAN Kiralama Suçunda Uyarlama Dilekçesi Neleri İçermelidir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
IBAN Kiralama Suçunda Uyarlama Dilekçesi Neleri İçermelidir?

IBAN Kiralama Suçunda Uyarlama Dilekçesi Neleri İçermelidir?
 

Bandırma, Manyas ve Erdek bölgesinde IBAN dolandırıcılığı ve infaz uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için lehe kanun değerlendirmesi, uyarlama başvuruları ve infaza ilişkin süreçlerde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Kamuoyunda IBAN kiralama olarak bilinen fiil nedeniyle nitelikli dolandırıcılıktan hüküm giymiş çok sayıda kişi, 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun'un getirdiği indirimden nasıl yararlanacağını merak ediyor. Bu yararlanma, çoğu zaman uyarlama adı verilen bir başvuruyu gerektiriyor. Aşağıda hem kanun değişikliğinin ne getirdiği hem de bu başvurunun hangi temel noktaları ele aldığı genel hatlarıyla açıklanıyor. Bu açıklama bilgilendirme amaçlıdır ve her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut bir başvurunun içeriği ancak dosyanın incelenmesiyle belirlenebilir.
 

KANUN DEĞİŞİKLİĞİ NE GETİRDİ?
7589 sayılı Kanun, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklemiştir. Bu fıkraya göre, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla ödeme araçlarını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Yani katkısı yalnızca hesabını ya da hesap bilgisini vermekle sınırlı kalan kişi bakımından ceza yarıya iner. Bu düzenleme, fiili suç olmaktan çıkarmaz, ancak sınırlı katkı gösteren kişi için cezayı belirgin biçimde azaltır. Değişiklik, bu kapsamdaki hükümlüler için cezanın yeniden değerlendirilmesini gündeme getirmiştir.
 

LEHE KANUN NEDEN GEÇMİŞ DOSYALARI ETKİLER?
Ceza hukukunda failin lehine olan kanun, daha önce işlenmiş fiillere de uygulanır. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrasına göre, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Bu hükümdeki infaz olunur ifadesi önemlidir. Lehe kanunun etkisi yalnızca hüküm aşamasıyla sınırlı değildir, infaz aşamasına da uzanır. Yeni fıkra cezayı yarı oranında indirdiğinden, katkısı sınırlı kalan hükümlü bakımından lehe bir düzenlemedir. Bu nedenle kesinleşmiş bir hükmün bulunması ya da infazın başlamış olması, yeni kanundan yararlanma imkanını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak bu yararlanma da kendiliğinden gerçekleşmez.
 

UYARLAMA BAŞVURUSU NE İŞE YARAR?
Kesinleşmiş bir hükümde lehe kanunun uygulanması, uyarlama adı verilen bir değerlendirmeyle gündeme gelir. Bu değerlendirmede mahkeme, eski kanun ile yeni kanunu somut olaya ayrı ayrı uygulayarak hangisinin hükümlünün lehine olduğunu belirler ve yeni kanun lehe ise cezayı buna göre yeniden tayin eder. Uyarlama, yeni bir dava değildir. Suçun sabit olup olmadığı yeniden tartışılmaz, yalnızca yeni kanunun somut olaya etkisi değerlendirilir. Uyarlama başvurusu ise, bu değerlendirmenin yapılmasını sağlayan taleptir. Başvurunun amacı, mahkemenin dikkatini yeni kanuna ve somut olaydaki etkisine yöneltmek, böylece cezanın yeni düzenleme ışığında yeniden ele alınmasını istemektir. Bu nedenle başvuru, dosyanın esasına ilişkin bir değerlendirmeyi harekete geçiren bir adımdır.
 

BAŞVURU HANGİ TEMEL NOKTALARI ELE ALIR?
Uyarlama başvurusunda ortaya konulması gereken temel noktalar, dosyanın niteliğine göre şekillenir. Genel olarak başvuru, hükmün hangi tarihli ve hangi suça ilişkin olduğunu, sonradan yürürlüğe giren yeni düzenlemenin ne getirdiğini ve bu düzenlemenin somut olayda neden hükümlünün lehine olduğunu konu edinir. Bu kapsamda, hükümlünün dolandırıcılığa katkısının yalnızca hesabını ya da hesap bilgisini vermekle sınırlı kalıp kalmadığı belirleyici bir husustur, çünkü yeni fıkradaki indirim bu koşula bağlıdır. Ancak bu noktaların her dosyada nasıl ele alınacağı, dosyadaki delillere, hükmün içeriğine ve hükümlünün konumuna göre değişir. Bu nedenle başvurunun içeriği, genel bir kalıpla değil, dosyanın kendi koşulları incelenerek oluşturulabilir. Her dosyanın kendine özgü bir değerlendirmeyi gerektirmesi, hazır bir metnin bu iş için yeterli olmamasının temel sebebidir.
 

BAŞVURU HANGİ MERCİYE YÖNELİKTİR?
Uyarlama değerlendirmesinin hangi merci tarafından yapılacağı kanunda belirlenmiştir. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesine göre, sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde hükmü veren mahkemeden karar istenir. Cezanın hesabına ilişkin duraksamalar ise infaz hakimliğinin görev alanına girer. Yani yeni kanunun lehe olup olmadığının değerlendirilmesi ile cezanın hesabına ilişkin sorunlar farklı mercilere aittir. Başvurunun doğru mercie yöneltilmesi, sürecin gereksiz uzamasını önler. Yanlış mercie yapılan bir başvuru, esasa girilmeden reddedilebilir. Bu ayrımın dosyaya göre doğru yapılması, teknik bir değerlendirmeyi gerektirir ve bu da başvurunun hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir.
 

NEDEN HAZIR BİR ÖRNEK ÜZERİNDEN YAZILAMAZ?
Uyarlama başvurusu, hazır bir örnek metnin doldurulmasıyla oluşturulabilecek bir belge değildir. Bunun birkaç nedeni vardır. Öncelikle lehe kanunun belirlenmesi, iki kanunun somut olaya ayrı ayrı uygulanmasıyla yapılır ve bu değerlendirmede yalnızca cezanın miktarı değil, uygulanabilecek indirim hükümleri ve hükmün doğuracağı sonuçlar da birlikte gözetilir. Ayrıca kanunların karma biçimde uygulanması, yani bir kanundan bazı hükümlerin diğerinden başka hükümlerin alınması kural olarak kabul edilmez. Bu nedenle değerlendirmenin bütünlük içinde yapılması gerekir. Bunun yanında, yeni fıkradaki indirimin uygulanabilmesi hükümlünün katkısının sınırlı kalmasına bağlı olduğundan, bu husus dosyadaki delillerle birlikte ele alınmalıdır. Her dosyanın hükmü, delilleri ve hükümlünün konumu farklı olduğundan, genel bir metin bu değerlendirmeyi karşılamaz. Eksik ya da hatalı bir başvuru, hakedilen bir indirimin gecikmesine dahi yol açabilir.
 

BAŞVURU DIŞINDA HANGİ HUSUSLAR GÜNDEME GELİR?
Uyarlama başvurusunun yanında değerlendirilmesi gereken başka hususlar da bulunur. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesine göre, bu kapsamda yapılan başvurular cezanın infazını kendiliğinden ertelemez. Ancak mahkeme, olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. Bunun yanında 7589 sayılı Kanun, infaz aşamasındaki hükümlüler için ayrı bir imkan daha öngörmüştür. Bu düzenlemeye göre, mağdurun uğradığı zararın mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma gündeme gelebilir. Bu nedenle kesinleşmiş bir dosyada hem uyarlama hem de zararın giderilmesine bağlı imkan birlikte değerlendirilir. Hangi yolun somut olayda daha uygun olduğu, dosyanın durumuna göre belirlenir.
 

IBAN kiralama nedeniyle verilen kesinleşmiş bir ceza, 7589 sayılı Kanun'un getirdiği indirim karşısında yeniden değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, doğru mercie yöneltilen bir uyarlama başvurusuyla gündeme gelir ve başvurunun içeriği dosyanın kendine özgü koşullarına göre şekillenir. Lehe kanunun somut olayda neden geçerli olduğunun ve katkının sınırlı kaldığının dosyaya uygun biçimde ortaya konulması teknik bir değerlendirme gerektirdiğinden, böyle bir başvuruda ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

5.08.2026 46 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim