Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Hangi İşlemler Muris Muvazaası Sayılmaz?
Kilercioğlu Hukuk ve Danışmanlık olarak Bandırma, Gönen ve Erdek çevresinde miras hukuku alanında danışmanlık vermekte, mirastan mal kaçırma ve muris muvazaası uyuşmazlıklarında müvekkillerimize hukuki temsil sağlamaktayız. Bu yazıda, mirasbırakanın yaptığı her devrin muris muvazaası sayılmadığını, hangi işlemlerin bu kapsamın dışında kaldığını genel hatlarıyla açıklamayı amaçlıyoruz.
Mirastan mal kaçırma davaları, halk arasında muris muvazaası olarak bilinir. Çoğu kişi, mirasbırakanın sağlığında yaptığı her devrin bu dava ile iptal edilebileceğini düşünür. Oysa Yargıtay uygulamasında bir işlemin muris muvazaası sayılabilmesi belirli bir koşula bağlıdır. Bu koşulun bulunmadığı işlemler, mirasçılar açısından farklı sonuçlar doğurur.
Muris Muvazaası İçin Aranan Temel Koşul Nedir?
Yargıtay içtihatlarına göre muris muvazaasının gerçekleşebilmesi için, görünürdeki işlemin ardında şekle aykırı bir gizli işlemin bulunması gerekir. Mirasbırakan genellikle gerçekte bağışlamak istediği bir taşınmazı, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla satış göstererek devreder. Burada görünürdeki satış muvazaa nedeniyle, gizli bağışlama ise şekil eksikliği nedeniyle geçersiz kabul edilir. Tam da bu nedenle, devredilen malın türü gereği gizli işlemin bir şekil şartına tabi olmadığı durumlarda muris muvazaası içtihatları uygulanmaz. Bu hallerde şartları varsa tenkis veya denkleştirme yollarına başvurulabilir.
Tapusuz Taşınmaz ve Taşınır Mal Devri Muvazaa Sayılır mı?
Tapu kütüğünde kaydı bulunmayan taşınmazlar, Yargıtay uygulamasında uzun süredir taşınır mal hükmünde değerlendirilir ve mülkiyetleri zilyetliğin devriyle geçer. Bu nedenle tapusuz bir taşınmazın devri resmi bir şekil şartına tabi olmadığından, mirasbırakan bunu mal kaçırmak amacıyla devretmiş olsa bile ortada geçersizliği ileri sürülebilecek şekle aykırı bir gizli işlem bulunmaz. Aynı durum taşınır malların devri için de geçerlidir. Taşınırın bağışlanması, malın teslimi ile geçerli hale geldiğinden mirasçılar bu devrin şekle aykırılığını ileri sürerek iptalini isteyemez.
Elden Bağışlama ile Muvazaalı Bağışlama Aynı mıdır?
Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur ve herhangi bir şekil şartı gerektirmez. Uygulamada elden bağışlama ile gizli bağışlama sıkça karıştırılır. Oysa aralarında önemli bir fark vardır. Gizli bağışlamada görünürdeki bir işlemin ardına saklanan bir devir söz konusuyken, elden bağışlamada taraflar gerçek bir bağışlama iradesiyle hareket eder. Bu nedenle elden bağışlama yoluyla yapılan devirler kural olarak muris muvazaası kapsamında değerlendirilmez.
Uzun Süreli Kira ve Diğer Bedelsiz Devirler Ne Olur?
Mirasbırakanın bir taşınmazı mirasçılarından birine ya da üçüncü bir kişiye bedelsiz biçimde uzun süreli kiraya verip bu hakkı tapuya şerh ettirmesi de uygulamada görülen bir yöntemdir. Ancak burada da geçersizliği ileri sürülebilecek şekle aykırı bir gizli işlem bulunmadığından, durum kural olarak muris muvazaası kapsamında değerlendirilmez. Mirasçılar, ancak mirasbırakanın ölümünden sonra ortaya çıkan kira alacaklarını veya genel hükümlere göre muvazaayı ispatlamak kaydıyla tapudaki şerhin terkinini talep edebilir.
Görüldüğü gibi bir işlemin muris muvazaası sayılıp sayılmaması, devredilen malın niteliğine ve gizli işlemin bir şekil şartına tabi olup olmadığına göre değişir. Muvazaa kapsamı dışında kalan hallerde dahi mirasçıların başvurabileceği başka yollar bulunabilir. Bu nedenle somut durumun doğru değerlendirilmesi için bir avukata danışılması yerinde olur.