Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Hangi Durumlarda Kefalet İçin Eşin Rızası Aranmaz?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Hangi Durumlarda Kefalet İçin Eşin Rızası Aranmaz?

Hangi Durumlarda Kefalet İçin Eşin Rızası Aranmaz?
 

Çanakkale, Gemlik ve Bandırma bölgesinde kefalet ve ticari teminat uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için kefaletin geçerliliği, eşin rızasının aranmadığı istisnalar ve kefilin sorumluluğuna ilişkin ihtilaflarda vekillik ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Kefalette eşin yazılı rızasının zorunlu olması genel kuraldır, ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır. Özellikle ticari hayatta ve esnaf faaliyetlerinde verilen bazı kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Bu istisnaları bilmek, hem kefil olan kişi hem de karşı taraf açısından belirleyicidir, çünkü rızanın gereksiz yere aranması ya da gerektiği halde atlanması ciddi sonuçlar doğurabilir. İstisna kapsamının doğru belirlenmesi, kefaletin geçerliliğini doğrudan etkiler.
 

TİCARİ İŞLETME VE ŞİRKET KEFALETLERİNDE DURUM NEDİR?
Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesine 2013 yılında eklenen düzenlemeyle, ticari hayatın gereklerine uygun bir istisna getirilmiştir. Buna göre ticaret siciline kayıtlı bir ticari işletmenin sahibi veya bir ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından, işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Bu düzenlemenin amacı, ticari faaliyetin doğal bir parçası olan teminat işlemlerini kolaylaştırmak ve işletmenin ihtiyaç duyduğu kredilerin hızla sağlanmasını mümkün kılmaktır. Bu nedenle bir şirket ortağının, şirketinin borcuna kefil olması durumunda eşinden ayrıca onay alması gerekmez. Burada belirleyici olan, kefaletin gerçekten işletme veya şirketle ilgili olmasıdır.
 

ESNAF VE SANATKÂRLARIN VERDİĞİ KEFALETLER KAPSAMDA MI?
Mesleki faaliyetleriyle ilgili olmak koşuluyla, esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilen kefaletlerde de eşin rızası aranmaz. Burada belirleyici olan, kefaletin kişinin mesleki faaliyetiyle bağlantılı olmasıdır. Kişisel ve mesleki faaliyetle ilgisiz bir borç için verilen kefalette ise genel kural geçerliğini korur ve eşin yazılı rızası yeniden gerekli hale gelir. Bu ayrım, aynı kişinin farklı kefaletlerinde farklı sonuçlar doğmasına yol açabilir.
 

TARIM VE KAMU DESTEKLİ KREDİLERDE EŞİN RIZASI GEREKİR Mİ?
Kanun, belirli kamu destekli ve kooperatif kredilerinde de eşin rızası kuralına istisna getirmiştir. Kamu sermayeli bankalarca yürütülen faiz destekli krediler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri aracılığıyla, ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilen kefaletler için eşin rızası aranmaz. Bu istisnaların ortak noktası, kefaletin belirli bir ekonomik faaliyeti veya kamu destekli bir krediyi güvence altına almasıdır.
 

İSTİSNA KAPSAMINDA OLMAYAN KEFALETTE NE OLUR?
Bir kefalet bu istisnalardan hiçbirinin kapsamına girmiyorsa, eşin rızasına ilişkin genel kural olduğu gibi uygulanır. Yani evli bir kişinin, ticari veya mesleki faaliyetiyle ilgisi bulunmayan kişisel bir borç için verdiği kefalette eşinin yazılı rızası zorunludur. Bu rıza alınmadan yapılan kefalet geçerli olmaz. Uygulamada, ticari görünümlü bir kefaletin aslında kişisel bir borca ilişkin olduğu ya da tersinin geçerli olduğu durumlar tartışma konusu olabilir. Bu nedenle kefaletin istisna kapsamında olup olmadığı, somut olayın koşullarına göre dikkatle değerlendirilmelidir.
 

İSTİSNA KAPSAMINDAKİ KEFALETTE KEFİL KORUMASIZ MI KALIR?
Eşin rızasının aranmaması, kefilin tüm korumalardan yoksun kaldığı anlamına gelmez. Bu istisnalar yalnızca eşin rızası şartını ortadan kaldırır, kefaletin diğer geçerlilik şartlarını etkilemez. Ticari veya mesleki bir kefalette bile, kefaletin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin gösterilmesi ile kefilin bu unsurları el yazısıyla belirtmesi gibi şekil şartları geçerliğini korur. Ayrıca kefil, ancak sözleşmede gösterilen azami miktarla sınırlı olarak sorumlu olur. Bu nedenle istisna kapsamındaki bir kefalette dahi, sözleşmenin bu şartları taşıyıp taşımadığının incelenmesi kefilin korunması bakımından önem taşır.
 

KEFALETİN İSTİSNA KAPSAMINDA OLDUĞUNU KİM İSPATLAR?
Bir kefaletin eşin rızası aranmayan istisnalar arasında yer aldığını ileri süren taraf, bunu ispatla yükümlüdür. Uygulamada bu iddiayı çoğunlukla, kefile başvuran alacaklı ileri sürer. Kefaletin ticari işletmeyle ilgili olduğu, kefilin şirket ortağı veya yöneticisi sıfatıyla imza attığı ya da esnaf ve sanatkâr olarak mesleki faaliyetiyle bağlantılı bir kefalet verdiği, ticaret sicili veya esnaf sicili kayıtları gibi belgelerle ortaya konur. Bu koşulların gerçekleştiği ispatlanamazsa, kefalet genel kurala tabi olur ve eşin rızası aranır. Bu nedenle kefaletin istisna kapsamında olup olmadığı, yalnızca iddiaya değil, somut kayıt ve belgelere dayanılarak belirlenir.
 

Bir kefaletin istisna kapsamında olup olmadığı, kefilin sıfatına, kefaletin konusuna ve kredinin türüne göre değişir. Bu ayrımlar her zaman ilk bakışta açık olmadığından, ticari veya mesleki bir kefalet söz konusu olduğunda sözleşmenin geçerliliğinin bir avukat tarafından değerlendirilmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.

8.07.2026 60 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim