Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
HAKKIMDA ÇEK VEYA SENET İCRA TAKİBİ BAŞLATILDI, NE YAPMALIYIM?
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Bandırma, Gönen ve Balıkesir bölgesinde icra ve iflas hukuku alanında alacaklı ve borçlu tarafına yönelik avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Çek, bono ve poliçeye dayalı kambiyo takipleri, ödeme emrine itiraz, borca ve imzaya itiraz ile alacak tahsili süreçlerinde vekillik ve hukuki destek sağlamaktayız.
Bir gün elinize icra dairesinden bir ödeme emri ulaştığında ilk hissedilen şey çoğu zaman paniktir. Özellikle çek veya senede dayalı takiplerde süreler çok kısa olduğundan, doğru adımların hızla atılması gerekir. Bu yazıda çek ve senet gibi kambiyo senetlerine dayalı icra takibiyle karşılaşan borçlunun haklarını, itiraz yollarını ve dikkat etmesi gereken süreleri ele alıyoruz.
Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Nedir
Çek, bono ve poliçe hukukta kambiyo senedi olarak adlandırılır. Bu senetlere dayanan alacaklı, genel haciz yolundan farklı olarak kambiyo senetlerine özgü özel bir takip yolu izleyebilir. Bu yol alacaklı için daha hızlı ve avantajlıdır, çünkü senet güçlü bir delil niteliği taşır. Bu nedenle kambiyo takibinde borçluya tanınan itiraz süreleri de genel takibe göre daha kısadır.
En Önemli Konu: Beş Günlük İtiraz Süresi
Kambiyo senetlerine özgü takipte borçlunun en kritik şekilde dikkat etmesi gereken konu süredir. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren beş gün içinde itirazını icra mahkemesine bir dilekçeyle bildirmek zorundadır. Bu süre genel haciz yolundaki yedi günlük süreden farklıdır ve çok daha kısadır.
İtiraz, kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. Bu da kambiyo takibini borçlu açısından daha riskli hale getirir. Bu nedenle ödeme emri eline ulaşan kişinin vakit kaybetmeden hareket etmesi büyük önem taşır.
Borca İtiraz ve İmzaya İtiraz Ayrımı
Kambiyo takibinde itiraz iki başlık altında değerlendirilir. Birincisi borca itirazdır. Borçlu, borcun ödendiğini, zamanaşımına uğradığını, senedin bedelsiz olduğunu veya benzeri bir nedeni ileri sürerek borca itiraz edebilir.
İkincisi imzaya itirazdır. Borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa, bu iddiayı beş gün içinde ve açıkça bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Yargıtay uygulamasına göre bu çok kritik bir noktadır: borçlu imzaya itirazını süresinde ve açıkça yapmazsa, senetteki imza o takip bakımından kendisinden sadır sayılır. Yani imzanın kendisine ait olmadığını sonradan ileri sürme imkânı büyük ölçüde kaybedilir. İmzaya itiraz halinde mahkeme, gerekirse bilirkişi incelemesiyle imzanın gerçekten borçluya ait olup olmadığını araştırır.
Ödeme Emrindeki Usul Hataları
Uygulamada icra dairelerinin yanlış türde ödeme emri göndermesi de görülebilir. Örneğin alacaklı kambiyo senetlerine özgü takip talebinde bulunduğu halde borçluya genel haciz yoluna ilişkin ödeme emri tebliğ edilmiş olabilir. Takip talebi ile borçluya tebliğ edilen ödeme emrinin farklı olması, ödeme emrinin iptali sebebi oluşturabilir. Bu nedenle eline ödeme emri ulaşan borçlunun, belgenin türünü ve içeriğini dikkatle incelemesi gerekir.
İlk Yapılması Gerekenler
Çek veya senede dayalı bir icra takibiyle karşılaşıldığında atılması gereken adımlar şu şekilde özetlenebilir:
İlk olarak ödeme emrinin tebliğ tarihi mutlaka not edilmelidir, çünkü beş günlük süre bu tarihten işlemeye başlar. İkinci olarak senedin gerçekten borçluya ait olup olmadığı, imzanın doğruluğu ve borcun mevcut olup olmadığı değerlendirilmelidir. Üçüncü olarak itiraz dilekçesinin süresi içinde ve doğru mercie, yani icra mahkemesine sunulması gerekir. Son olarak elde bulunan ödeme dekontları, yazışmalar ve diğer belgeler muhafaza edilmelidir.
Sonuç
Çek veya senede dayalı kambiyo takibi, borçlu açısından sürelerin çok kısa olduğu ve hataların telafisinin güç olduğu bir süreçtir. Beş günlük itiraz süresinin kaçırılması, özellikle imzaya itiraz bakımından ciddi hak kayıplarına yol açar. Borca ve imzaya itirazın doğru biçimde kurulması teknik bilgi gerektirdiğinden, ödeme emri eline ulaşan kişinin vakit kaybetmeden bir avukatın hukuki desteğini alması büyük önem taşımaktadır.