Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Hakkımda Asılsız Suçlama Yapıldı, İftira Suçu Nedir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Hakkımda Asılsız Suçlama Yapıldı, İftira Suçu Nedir?

Hakkımda Asılsız Suçlama Yapıldı, İftira Suçu Nedir?
 

Bandırma, Balıkesir ve Biga bölgesinde ceza hukuku ve adliyeye karşı suçlar konularında hukuki destek arayan kişiler için iftira suçunda mağdur vekilliği ile şüpheli ve sanık müdafiliği süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Bir kişinin, işlemediği bir suçu işlemiş gibi gösterilerek hakkında soruşturma başlatılması, hem itibarını hem de özgürlüğünü tehdit eder. Kanun bu fiili iftira suçu olarak düzenlemiş ve ağır cezalar öngörmüştür. İftira, asılsız suçlamanın sonuçlarına göre daha da ağırlaşan bir suçtur. Ayrıca bu suça özgü özel zamanaşımı kuralları bulunur. Bu düzenlemelerin bilinmesi, asılsız bir suçlamayla karşılaşan kişinin haklarını nasıl koruyacağını gösterir.
 

İFTİRA SUÇU NASIL DÜZENLENMİŞTİR?
Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesi bu suçu düzenler. Maddenin birinci fıkrasına göre yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu tanımda dikkat edilmesi gereken temel unsur, failin isnat ettiği fiilin işlenmediğini bilmesidir. Yani iftira suçunun oluşması için failin, isnadın asılsız olduğunu bilerek hareket etmesi gerekir. Gerçekten işlendiğine inanılan bir fiilin bildirilmesi iftira oluşturmaz. Bu bilme unsuru, suçu diğer durumlardan ayıran en önemli özelliktir.
 

İSNADIN YAZILI OLMASI ŞART MIDIR?
Şart değildir. Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesi, iftiranın yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla işlenebileceğini belirtir. Yani iftira, savcılığa ya da kolluğa yapılan bir ihbar veya şikayetle işlenebileceği gibi, basın ve yayın yoluyla da işlenebilir. Önemli olan, isnadın hukuka aykırı bir fiile ilişkin olması ve bu fiilin işlenmediğinin fail tarafından bilinmesidir. İsnat edilen fiilin, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamaya yönelik olması gerekir. Yani sadece bir kişiyi kötülemek değil, onun hakkında resmi bir sürecin başlatılmasını sağlamak amacı aranır. Bu amaç, iftira suçunu hakaret gibi diğer suçlardan ayırır. Hakarette kişinin onuruna saldırı, iftirada ise asılsız bir suç isnadıyla resmi süreç başlatma amacı öne çıkar.
 

İSNADIN SONUÇLARINA GÖRE CEZA AĞIRLAŞIR MI?
Ağırlaşır. Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesi, iftiranın doğurduğu sonuçlara göre cezayı kademeli olarak artırır. Maddenin ikinci fıkrasına göre fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde ceza yarı oranında artırılır. Üçüncü fıkraya göre, hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş mağdurun aleyhine, gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa ceza yarı oranında artırılır. Dördüncü fıkraya göre mağdur bu fiil nedeniyle gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa, iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Beşinci ve altıncı fıkralarda ise mağdurun mahkumiyeti ve cezanın infazına başlanması halinde daha da ağır cezalar öngörülmüştür. Bu kademeli yapı, iftiranın doğurduğu zararın ağırlığına göre cezanın artmasını sağlar.
 

İFTİRADA ZAMANAŞIMI NE ZAMAN BAŞLAR?
İftira suçunda zamanaşımının başlangıcı, diğer suçlardan farklı düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin sekizinci fıkrasına göre iftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar. Bu, önemli bir istisnadır. Çünkü genel kural, zamanaşımının suçun işlendiği tarihten başlamasıdır. İftirada ise zamanaşımı, mağdurun suçsuzluğunun ortaya çıktığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu düzenlemenin nedeni, iftiranın etkilerinin uzun süre devam edebilmesidir. Mağdur hakkında yürütülen sürecin onun lehine sonuçlanması ve fiili işlemediğinin sabit olması, zamanaşımının başlangıcı için esas alınır. Bu nedenle iftira suçu bakımından zamanaşımının hesabında, mağdurun aklandığı tarihin belirlenmesi önem taşır.
 

İFTİRA İLE SUÇ UYDURMA AYNI ŞEY MİDİR?
Değildir. İftira suçunda belirli bir kişiye asılsız bir suç isnat edilir ve o kişi hakkında soruşturma başlatılması amaçlanır. Suç uydurma ise işlenmediği bilinen bir suçun, belirli bir kişi hedef alınmaksızın yetkili makamlara bildirilmesi ya da işlenmiş bir suçun izlerinin uydurulmasıdır. İki suç arasındaki temel fark, iftirada belirli bir kişinin hedef alınmasıdır. İftira doğrudan bir kişiyi hedef alırken, suç uydurmada ortada hedef alınan belirli bir kişi bulunmaz. Bu ayrım, hangi suçun oluştuğunu ve uygulanacak hükmü belirler. Ayrıca iftira ile hakaret ve namus lekeleme gibi diğer suçlar da karıştırılmamalıdır. Bir olayda hangi suçun oluştuğu, failin amacına ve fiilin yöneldiği kişiye göre belirlenir. Bu nedenle asılsız bir suçlamayla karşılaşıldığında, fiilin hangi suç kapsamında olduğunun doğru tespiti gerekir.
 

İFTİRAYA UĞRAYAN KİŞİ NE YAPABİLİR?
Asılsız bir suçlamayla karşılaşan kişi, öncelikle hakkında yürütülen sürece etkin biçimde katılmalı ve suçlamanın asılsız olduğunu ortaya koyan delilleri sunmalıdır. Hakkındaki soruşturma ya da kovuşturma lehine sonuçlandığında, yani beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde, iftira eden hakkında ayrıca şikayette bulunabilir. İftira suçu resen soruşturulan bir suç olduğundan, durumun yetkili makamlara bildirilmesi süreci başlatır. Bunun yanında iftira nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zarar için tazminat talebi de gündeme gelebilir. Asılsız suçlama nedeniyle itibarı zedelenen, gözaltına alınan ya da tutuklanan kişinin uğradığı zarar, haksız fiil hükümlerine göre talep edilebilir. Ayrıca kişi haksız bir koruma tedbirine maruz kalmışsa, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat imkânları da değerlendirilir. Bu nedenle iftiraya uğrayan kişinin hem ceza hem de tazminat boyutunu birlikte ele alması, haklarını tam olarak korumasını sağlar.
 

İftira, işlenmediği bilinen bir fiilin bir kişiye isnat edilerek hakkında resmi süreç başlatılmasını amaçlayan ağır bir suçtur. İsnadın sonuçlarına göre ceza kademeli olarak artar ve mağdurun tutuklanması gibi hallerde çok daha ağırlaşır. Zamanaşımı, mağdurun suçsuzluğunun sabit olduğu tarihten başlar. Bu suçun doğru nitelendirilmesi ve hakların korunması için ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

19.08.2026 52 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim