Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Gürsu Miras Avukatı: Veraset, Saklı Pay ve Tenkis
Gürsu, Kestel ve Yenişehir bölgesinde miras hukuku konularında hukuki destek arayan kişiler için mirasçılık belgesi, saklı pay ve tenkis, muris muvazaası ve mirasın paylaşımı süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Miras, bir yakının ardından geride kalan mal varlığının yanında hak ve yükümlülükleri de mirasçılara aktarır. Gürsu ve çevresinde miras süreciyle karşılaşan kişilerin, mirasçılık paylarını, saklı pay haklarını ve olası anlaşmazlıklarda başvurabilecekleri yolları bilmesi önemlidir. Miras hukuku, hem mirasçıların paylarını hem de mirasbırakanın iradesini korur. Bu sayfada miras sürecinin temel başlıklarına genel hatlarıyla değiniyoruz.
MİRAS SÜRECİNİN İLK ADIMI NEDİR?
Miras sürecinin ilk adımı, kimlerin mirasçı olduğunun belirlenmesidir. Bunun için mirasçılık belgesi, yani veraset ilamı alınır. Bu belge mirasçıları ve paylarını gösterir ve koşullara göre noterden veya sulh hukuk mahkemesinden temin edilir. Mirasçılık belgesi olmadan tapuda ve bankada miras işlemi yapmak çoğu zaman mümkün değildir. Belgenin ardından terekenin, yani mirasbırakanın bıraktığı mal ve borçların tespiti yapılır. Bu tespit, sonraki paylaşımın temelini oluşturur.
MİRAS PAYLARI NASIL HESAPLANIR?
Miras payları, mirasçıların mirasbırakana yakınlık derecesine göre belirlenir. Kanun mirasçıları zümrelere ayırır. Çocuklar ve altsoyları birinci zümreyi, anne baba ve altsoyları ikinci zümreyi oluşturur. Sağ kalan eş, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişen bir pay alır. Örneğin eş, çocuklarla birlikte mirasçıysa farklı, anne baba ile birlikte mirasçıysa farklı bir paya sahip olur. Payların doğru hesaplanması, mirasçıların gerçek haklarını görmesi bakımından önemlidir.
MİRASTAN MAL KAÇIRMA NASIL ÖNLENİR?
Mirasbırakanın, mal varlığını bazı mirasçılardan kaçırmak amacıyla gerçekte bağış olan bir işlemi satış gibi göstermesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu tür muvazaalı işlemlere muris muvazaası denir. Mirastan mal kaçırıldığını düşünen mirasçı, tapu iptali ve tescil davası açarak işlemin geçersizliğini ileri sürebilir. Bu davada işlemin gerçek amacının ortaya konması gerekir. İddianın ispatı, tanık beyanları ve işlemin koşullarının incelenmesiyle sağlanır.
MİRAS REDDEDİLEBİLİR Mİ?
Miras her zaman kazanç getirmez, bazen mirasbırakanın borçları mal varlığından fazla olabilir. Bu durumda mirasçılar mirası reddedebilir. Mirasın reddi, kanunda öngörülen süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılacak bir beyanla gerçekleşir. Süresi içinde reddedilmeyen miras kabul edilmiş sayılır. Mirasbırakanın borca batık olduğu açıksa, mirasın hükmen reddi de söz konusu olabilir. Reddin sonuçları önemli olduğundan, süre ve koşulların dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI NEDİR?
Mirasçılar terekeyi kendi aralarında anlaşarak paylaşabilir. Anlaşamamaları halinde, mirasçılardan her biri ortaklığın giderilmesi davası açarak paylaşımı mahkeme yoluyla isteyebilir. Bu davada mal, mümkünse aynen bölünerek paylaştırılır, mümkün değilse satılarak elde edilen bedel paylar oranında dağıtılır. Özellikle taşınmazların paylaşımında bu yol sık kullanılır. Dava, mirasçılardan herhangi birinin talebiyle açılabilir ve tüm mirasçıların sürece dahil edilmesi gerekir. Paylaşımın niteliği, malların bölünebilir olup olmamasına göre belirlenir.
Gürsu ve çevresinde miras uyuşmazlığı yaşayan bir kişinin haklarını koruyabilmesi, mirasçılık ve tereke durumunun doğru tespitine ve sürelerin kaçırılmamasına bağlıdır. Saklı pay, tenkis ve muvazaa gibi teknik konularda, miras hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.