Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Eşimin Rızası Olmadan Kefil Oldum, Kefalet Geçerli mi?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Eşimin Rızası Olmadan Kefil Oldum, Kefalet Geçerli mi?

Eşimin Rızası Olmadan Kefil Oldum, Kefalet Geçerli mi?
 

Bandırma, Orhangazi ve Çanakkale bölgesinde kefalet ve teminat uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için kefaletin geçerliliği, eşin rızası ve kefilin sorumluluğuna ilişkin ihtilaflarda vekillik ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Bir yakınınıza destek olmak için kefil oldunuz ya da eşinizin sizin haberiniz olmadan bir borca kefil olduğunu sonradan öğrendiniz. Bu durumda en çok merak edilen soru, eşin rızası alınmadan yapılan kefaletin geçerli olup olmadığıdır. Türk Borçlar Kanunu, aile ekonomisini korumak amacıyla kefalette eşin rızasını kural olarak zorunlu tutar. Bu kuralın anlaşılması, hem kefil olan hem de eşi kefil olan kişiler için büyük önem taşır, çünkü geçerli sanılan bir kefaletin aslında geçersiz olması mümkündür.
 

KEFALETTE EŞİN RIZASI NEDEN ARANIR?
Kefalet, kişinin bir başkasının borcundan kendi malvarlığıyla sorumlu olmayı üstlenmesidir. Bu sorumluluk, kefil olan kişinin evini ve birikimini tehlikeye atabileceğinden ailenin tümünü etkiler. Kanun koyucu bu nedenle, evli bir kişinin kefil olabilmesi için eşinin rızasını aramıştır. Amaç, ailenin ekonomik geleceğini tek bir kişinin kararına bırakmamak ve üstlenilen ağır sorumluluk konusunda ailede ortak bir farkındalık sağlamaktır. Bu kural, kefilin ve ailesinin düşünmeden ağır bir borcun altına girmesini önlemeye yöneliktir.
 

EŞİN RIZASI NE ZAMAN VE NASIL ALINMALIDIR?
Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesine göre eşlerden biri, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulduğu anda verilmiş olması şarttır. Kefalet imzalandıktan sonra alınan bir onay geçerli sayılmaz. Rızanın yazılı olması aranır, sözlü onay yeterli değildir. Bu kural, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunması veya eşlerin yasal olarak ayrı yaşama hakkının doğması gibi istisnai durumlar dışında uygulanır. Dolayısıyla evli bir kişinin kefaletinde eşin yazılı ve zamanında verilmiş rızası, geçerliliğin temel şartıdır.
 

EŞİN RIZASI ALINMAZSA KEFALET NE OLUR?
Gerekli olduğu halde eşin yazılı rızası alınmadan yapılan kefalet geçerli değildir. Bu durumda kefaletin baştan itibaren hüküm doğurmadığı kabul edilir. Yani alacaklı, rızası alınmamış bir eşin bulunduğu kefalete dayanarak kefil olan kişiden ödeme talep edemez. Ayrıca kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarı artıran, adi kefaleti müteselsil kefalete dönüştüren ya da kefil lehine olan güvenceleri önemli ölçüde azaltan değişiklikler için de eşin rızası yeniden aranır. Bu değişiklikler eşin rızası olmadan yapılırsa geçerli olmaz.
 

KEFALETİN GEÇERLİLİĞİ İÇİN BAŞKA ŞART VAR MIDIR?
Eşin rızası, kefaletin tek geçerlilik şartı değildir. Kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin sözleşmede gösterilmesi zorunludur. Ayrıca kefilin, sorumlu olduğu azami tutarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatı kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir. Bu şekil şartlarından herhangi birinin eksikliği de kefaleti geçersiz kılabilir. Bu nedenle bir kefaletin geçerli olup olmadığı değerlendirilirken hem eşin rızası hem de bu şekil şartları birlikte incelenmelidir.
 

ADİ KEFALET İLE MÜTESELSİL KEFALET ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Kefaletin türü, kefilin ne zaman ödeme yapmak zorunda kalacağını doğrudan etkiler. Adi kefalette alacaklı, kural olarak önce asıl borçluya başvurmak ve onun ödeme yapmaması halinde kefile yönelmek zorundadır. Müteselsil kefalette ise alacaklı, borç muaccel olduğunda asıl borçluya gitmeden doğrudan kefilden ödeme talep edebilir. Uygulamada özellikle banka kredilerinde çoğunlukla müteselsil kefalet tercih edilir, çünkü alacaklı açısından daha güçlü bir güvence sağlar. Kefil olmadan önce sözleşmede hangi tür kefaletin öngörüldüğünün bilinmesi, üstlenilen riskin gerçek boyutunu anlamak için önemlidir. Kefil, kendisinden beklenmedik bir anda ve doğrudan ödeme istenebileceğini bu ayrım sayesinde önceden görebilir.
 

EŞ RIZASI HER KEFALET İÇİN AYRICA MI ALINIR?
Eşin rızası, belirli bir kefalet işlemine ilişkin olarak verilir. Bir kez genel bir onay verilmesi, eşin gelecekteki tüm kefaletlerine peşinen izin verildiği anlamına gelmez. Her yeni kefalet için, o işleme özgü ve onun temel unsurlarını kapsayan bir rıza aranır. Ayrıca mevcut bir kefalette sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu ağırlaştıran değişiklikler için de eşin rızası yeniden gerekir. Bu nedenle eşin geçmişte bir kefalete onay vermiş olması, sonraki bir borç için verilen kefaleti geçerli kılmaz. Rızanın hangi kefalete ilişkin olduğunun açıkça belli olması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları önler.
 

Eşin rızasına ve şekil şartlarına ilişkin kurallar katı olduğu için, geçerli görünen bir kefaletin aslında geçersiz olması ya da geçersiz sanılan bir kefaletin bir istisna kapsamında geçerli sayılması mümkündür. Kefalet altına girmeden önce ya da beklenmedik bir kefalet borcuyla karşılaşıldığında, sözleşmenin geçerliliğinin bir avukat tarafından değerlendirilmesi olası bir hak kaybını önler.

8.07.2026 96 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim