Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Devre Tatilde "Kiralarız, Satarız" Vaadiyle Yapılan Satışlarda Tüketici Ne Yapabilir?
Bandırma, Erdek ve Balıkesir bölgesinde tüketici hukuku ve devre tatil uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için yanıltıcı satış vaatleri, sözleşmeden dönme ve tüketici haklarının korunması süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Devre tatil satışlarında tüketiciyi ikna eden en güçlü sözlerden biri, satın alınan devrenin kullanılmadığı dönemlerde şirket tarafından kiralanacağı ya da istendiğinde satılacağı, böylece adeta bir yatırım aracına dönüşeceği vaadidir. Uygulamada bu vaatlerin çoğu zaman yerine getirilmediği ve tüketicilerin mağdur olduğu görülmektedir. Bu yazıda, böyle bir vaatle karşılaşan tüketicinin durumu ele alınmaktadır.
Kiralama ve Satış Vaatleri Neden Sorun Yaratır?
Satış sırasında tüketiciye, devresini kullanmadığında şirketin bunu kiraya vereceği ve gelir elde etmesini sağlayacağı ya da dilediğinde devresini satın alan bulacağı söylenir. Ancak sözleşme imzalandıktan sonra çoğu zaman kiracı bulunmadığı, satışın gerçekleştirilmediği veya satılan devrenin bedelinden yüksek kesintiler yapıldığı görülür. Böylece tüketici, bir yatırım beklentisiyle girdiği ilişkide beklediği getiriyi elde edemez.
Verilen Sözler Sözleşmenin Bir Parçası mıdır?
Satış sırasında yapılan taahhütler ve tanıtım aşamasında verilen bilgiler tüketici açısından önem taşır. Bu vaatlerin sözleşmeye ve ön bilgilendirme belgelerine yansıyıp yansımadığı, uyuşmazlık çıktığında belirleyici olur. Sözlü olarak verilen ancak belgelere geçmeyen sözlerin ispatı güç olabileceğinden, tüketicinin kendisine sunulan broşür, form ve sözleşme metinlerini saklaması önemlidir.
Yeniden Satış ve Değişim İçin Ayrı Sözleşme İmzalatılması Ne Anlama Gelir?
Devrenin başkasına satılması ya da başka tesislerle değiştirilmesi için tüketiciye zaman zaman ayrı sözleşmeler imzalatılır. Yeniden satış ve değişim sözleşmeleri de tüketicinin korunması mevzuatı kapsamında değerlendirilir ve bu sözleşmeler bakımından da tüketicinin bilgilendirilmesi ile cayma hakkı gibi güvenceler gündeme gelebilir. Tüketicinin, imzaladığı her belgenin hangi ilişkiyi doğurduğunu bilmesi önemlidir.
Yanıltıldığını Düşünen Tüketicinin Elinde Hangi İmkânlar Vardır?
Tüketici, sözleşmenin kurulmasından itibaren on dört gün içinde hiçbir gerekçe göstermeden cayma hakkını kullanabilir. Ön ödemeli sözleşmelerde ayrıca teslim tarihine kadar dönme hakkı bulunur. Bunun dışında, verilen vaatlerin tutulmaması ve tüketicinin yanıltılması durumunda uyuşmazlığın parasal değerine göre Tüketici Hakem Heyeti'ne veya Tüketici Mahkemesi'ne başvurulabilir.
Yatırım getirisi vaadiyle satılan devre tatillerde, verilen sözlerin belgelere yansıyıp yansımadığı ve hangi hakların hangi süre içinde kullanılabileceği her olayda farklıdır. Kendinizi böyle bir satışın içinde bulduysanız, elinizdeki belgelerle birlikte bir avukata danışmanız hak kaybını önlemek açısından önemlidir.