Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Darp Raporu Aldım, Şikayet Süresi Ne Kadar?
Bandırma, Gönen ve Erdek bölgesinde ceza hukuku ve kasten yaralama suçları konularında hukuki destek arayan kişiler için adli rapor süreci, şikayet hakkının kullanılması ve mağdur vekilliği süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Bir kavga ya da saldırı sonrası hastaneye gidip alınan rapor, halk arasında darp raporu olarak bilinir. Bu belge ceza sürecinin en belirleyici delilidir, çünkü yaralanmanın ağırlığı hem suçun niteliğini hem de şikayete bağlı olup olmadığını belirler. Yaralanma hafifse süreç şikayete bağlıdır ve kanunda öngörülen süre içinde şikayette bulunulmazsa soruşturma yapılamaz. Ağır hallerde ise şikayet aranmaz. Bu ayrımın bilinmemesi, hak kaybına yol açan en yaygın nedenlerden biridir.
KASTEN YARALAMA SUÇU NASIL DÜZENLENMİŞTİR?
Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre, kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu, suçun temel halidir. Maddenin ikinci fıkrası ise daha hafif bir hal öngörür. Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. 12 Mayıs 2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre, suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
BASİT TIBBİ MÜDAHALE NE DEMEKTİR?
Bu kavram, ceza sorumluluğunun sınırını çizen teknik bir ölçüttür. Adli raporda yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtilmesi, fiilin Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi sonucunu doğurur. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikayetine bağlıdır. Rapor bunun ötesinde bir yaralanma tespit ederse suç, maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilir ve şikayet aranmaz. Raporun içeriği bu nedenle sürecin tamamını belirler. Yaralanmanın niteliği hakkında tereddüt varsa, ilk raporun yeterli olup olmadığı ve yeni bir rapor alınmasının gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir.
ŞİKAYET SÜRESİ NE KADARDIR?
Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi bu süreyi belirler. Maddeye göre soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre kesin niteliktedir. Sürenin başlangıcı ise fiilin gerçekleştiği an değildir. Maddenin ikinci fıkrasına göre zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Yani failin kimliği sonradan öğrenilmişse süre o tarihten itibaren işler. Kanun ayrıca şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisinin altı aylık süreyi geçirmesinin diğerlerinin haklarını düşürmeyeceğini de belirtir.
HANGİ HALLERDE ŞİKAYET ARANMAZ?
Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrası, suçun belirli kişilere karşı veya belirli biçimlerde işlenmesi halinde şikayet aranmayacağını düzenler. Buna göre kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, silahla ya da canavarca hisle işlenmesi halinde şikayet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır. Canavarca hisle işlenmesi bakımından ise artırım bir kat olarak uygulanır. Bu bent 14 Nisan 2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunla eklenmiştir. Boşanılan eşin kapsama alınması ise 8 Temmuz 2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla yapılmıştır. Bu hallerde mağdurun şikayeti olmasa dahi soruşturma resen yürütülür.
RAPOR NEREDEN VE NASIL ALINMALIDIR?
Olaydan sonra en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması, hem tedavi hem de delil bakımından önem taşır. Zamanla iyileşen izlerin sonradan tespiti güçleşir. Başvuru sırasında yaralanmanın nasıl meydana geldiğinin doğru ve eksiksiz biçimde anlatılması gerekir, çünkü rapor bu beyan ve muayene bulgularına dayanır. Kolluğa yapılan başvuru üzerine de adli muayene yaptırılabilir. Raporun bir örneğinin saklanması, sonraki aşamalarda işe yarar. Yaralanmanın etkileri sonradan ortaya çıkarsa ya da ilk raporun eksik olduğu düşünülüyorsa, yeniden rapor alınması ve dosyaya sunulması gündeme gelir. Adli Tıp Kurumu raporları bu değerlendirmede belirleyici olabilir.
ŞİKAYET SÜRESİNDE HAKARET İÇİN NE DEĞİŞTİ?
Kavga olaylarında yaralama çoğu zaman hakaret ve tehdit gibi başka suçlarla birlikte gündeme gelir. Bu suçlar bakımından yakın tarihli bir değişikliğe dikkat edilmelidir. Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin ikinci fıkrasına 7 Kasım 2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Yani hakaret suçunda altı aylık sürenin yanında iki yıllık bir üst sınır getirilmiştir. Failin kimliği çok sonra öğrenilse dahi, fiilin üzerinden iki yıl geçmişse şikayet hakkı kullanılamaz. Bu düzenleme özellikle sosyal medya üzerinden işlenen hakaret fiillerinde önem taşır.
YARALAMA İLE BİRLİKTE BAŞKA SUÇLAR DA VARSA NE OLUR?
Kavga olaylarında tek bir suç nadiren söz konusu olur. Aynı olay içinde yaralamanın yanında hakaret, tehdit ya da mala zarar verme gibi fiiller de bulunabilir. Bu suçların her biri kendi şikayet rejimine tabidir ve süreleri ayrı ayrı işler. Bir suç bakımından şikayet süresi geçmiş olsa dahi, diğeri bakımından süre işlemeye devam edebilir. Ayrıca bazı suçlar şikayete bağlıyken bazıları resen soruşturulur. Bu nedenle olayın tamamının tek bir şikayet dilekçesiyle ve eksiksiz biçimde savcılığa bildirilmesi önem taşır. Olayın nasıl geliştiği, kimin hangi fiili işlediği ve tanıkların kimler olduğu başvuruda somut biçimde belirtilmelidir. Eksik anlatım, bazı fiillerin soruşturma dışında kalmasına yol açabilir.
Darp raporu, ceza sürecinin yönünü belirleyen ilk ve en önemli belgedir. Raporun içeriği suçun şikayete bağlı olup olmadığını, altı aylık sürenin işleyip işlemediğini ve fiilin hangi fıkra kapsamında değerlendirileceğini doğrudan etkiler. Sürelerin kesin nitelikte olması nedeniyle, olaydan hemen sonra ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak hak kaybını önlemenin en sağlıklı yoludur.
19.08.2026 11 Av. Can KİLERCİOĞLU