Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Boşanmada Mal Kaçırma (Muvazaalı Devir) Önlenebilir mi?
Çanakkale, Bandırma ve Biga bölgesinde aile hukuku ve boşanmada mal paylaşımı konularında hukuki destek arayan kişiler için mal kaçırmanın önlenmesi, eklenecek değerler ve dava süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Boşanma sürecinde sık karşılaşılan sorunlardan biri, eşlerden birinin mal paylaşımından kaçınmak için mallarını başkasına devretmesidir. Halk arasında mal kaçırma olarak bilinen bu durum, diğer eşin katılma alacağını azaltmaya yöneliktir. Kanun, bu tür girişimlere karşı diğer eşi koruyan hükümler öngörmüştür. Bu hükümlerin bilinmesi, mal kaçırma tehlikesiyle karşılaşan eş bakımından önem taşır. Bu koruma, paylaşımın gerçek değerler üzerinden yapılmasını sağlar.
MAL KAÇIRMA NASIL ORTAYA ÇIKAR?
Mal kaçırma, bir eşin boşanma öncesinde ya da boşanma sürecinde mallarını paylaşım dışında bırakmak amacıyla devretmesiyle ortaya çıkar. Bu devir, malın bir yakına ya da üçüncü bir kişiye satış, bağış ya da başka bir işlemle geçirilmesi biçiminde olabilir. Amaç, malı kendi malvarlığından çıkararak diğer eşin katılma alacağını azaltmaktır. Bu tür işlemler çoğu zaman gerçek bir devir görünümü altında yapılır, ancak asıl amaç paylaşımdan kaçınmaktır. Uygulamada bu devirler, boşanma ihtimali ortaya çıktığında ya da boşanma davası açılmadan kısa süre önce gerçekleştirilir. Bu nedenle boşanma sürecinde bir eşin mallarında ani ve olağandışı el değiştirmelerin bulunup bulunmadığı önem taşır. Malların devir tarihleri ve devrin yapıldığı kişiler, mal kaçırma iddiasının değerlendirilmesinde gözetilir. Bu nedenle malvarlığındaki değişikliklerin izlenmesi önemlidir.
KANUN MAL KAÇIRMAYA KARŞI NE ÖNGÖRÜR?
Kanun, mal kaçırmaya karşı diğer eşi koruyan bir düzenleme getirmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi, bazı devirlerin edinilmiş mallara değer olarak ekleneceğini öngörür. Maddeye göre, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara eklenir. Aynı şekilde bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler de edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Bu düzenlemenin amacı, bir eşin mallarını devrederek paylaşımdan kaçınmasını önlemektir. Yani mal kaçırma amacıyla yapılan bir devir, katılma alacağının hesabında sanki hiç yapılmamış gibi dikkate alınır. Bu nedenle devredilen malın değeri, hesaba katılmaya devam eder. Bu düzenleme, mal kaçırma girişimlerine karşı önemli bir güvence oluşturur. Böylece paylaşım, gerçek değerler üzerinden yapılır.
DEVİR ÜÇÜNCÜ KİŞİYE YAPILMIŞSA NE OLUR?
Mal kaçırma çoğu zaman malın bir üçüncü kişiye devredilmesiyle gerçekleştirildiğinden, bu kişilerin durumu da önem taşır. Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi bu konuda bir imkan tanır. Maddeye göre, bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Yani mal kaçırma amacıyla malı devralan üçüncü kişiye karşı da bu karar etki doğurabilir. Bunun için davanın üçüncü kişiye ihbar edilmiş olması gerekir. Bu düzenleme, malı devralan kişinin de sürece dahil edilmesini ve kararın ona karşı da sonuç doğurmasını sağlar. Bu nedenle mal kaçırma iddiasında, malı devralan üçüncü kişinin de sürece dahil edilmesi önem taşır. Böylece devredilen malın değeri hem hesaba katılır hem de karar devralan kişiye karşı ileri sürülebilir. Bu imkan, korumanın etkinliğini artırır.
MAL KAÇIRMA İDDİASI NASIL İSPATLANIR?
Mal kaçırma iddiasında, devrin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığının ortaya konulması önem taşır. Bu amaç çoğu zaman doğrudan değil, olayın koşullarından anlaşılır. Devrin boşanma ihtimalinin ortaya çıktığı bir dönemde yapılması, malın bir yakına ya da güvenilen bir kişiye geçirilmesi, devir karşılığında gerçek bir bedel alınmamış olması ve devredenin bu işlemden sonra malla fiili ilişkisini sürdürmesi gibi unsurlar bu değerlendirmede gözetilir. Ayrıca mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar bakımından, ayrıca bir kastın ispatı aranmadan bu değerler hesaba eklenir. Bu nedenle devrin tarihi, niteliği ve koşulları birlikte değerlendirilir. Devre ilişkin tapu kayıtları, banka hareketleri ve olayın gelişimini gösteren deliller bu değerlendirmede esas alınır. Bu nedenle malvarlığındaki devirlere ilişkin belgelerin incelenmesi, iddianın ispatı bakımından önem taşır. Bu inceleme, korumanın sağlanmasında belirleyicidir.
MAL KAÇIRMAYA KARŞI TEDBİR ALINABİLİR Mİ?
Mal kaçırma tehlikesine karşı, sürecin başında bazı koruyucu adımlar gündeme gelebilir. Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi süreçlerinde, malların dava sonuçlanmadan elden çıkarılmasını önlemek amacıyla mahkemeden tedbir talep edilmesi mümkün olabilir. Bu kapsamda, taşınmazlar üzerine dava sonucunu güvence altına almaya yönelik şerh ya da tedbir konulması istenebilir. Böyle bir tedbir, malın üçüncü kişilere devredilmesini zorlaştırır ve dava sonunda verilecek kararın etkisiz kalmasını önlemeye çalışır. Tedbir talebinin kabul edilip edilmeyeceği, somut olayın koşullarına ve malların durumuna göre değerlendirilir. Ayrıca aile konutu niteliğindeki taşınmazlar bakımından, konutun korunmasına yönelik ayrı düzenlemeler de gündeme gelebilir. Bu nedenle mal kaçırma tehlikesiyle karşılaşan eşin, yalnızca sonradan değerlerin hesaba eklenmesine güvenmek yerine, sürecin başında koruyucu adımları da değerlendirmesi yerinde olur. Erken hareket etmek, hakkın korunmasını kolaylaştırır. Bu değerlendirme, malların durumuna göre yapılır.
Boşanmada bir eşin mallarını devrederek paylaşımdan kaçınması, kanunun öngördüğü hükümlerle önlenebilir. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızasız yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara eklenir ve dava ihbar edilmişse üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Ayrıca süreç başında malların elden çıkarılmasını önlemeye yönelik tedbirler de gündeme gelebilir. Bu değerlendirmeler teknik ve ispata dayalı olduğundan, mal kaçırma tehlikesiyle karşılaşan eşin aile hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek alması yerinde olur.
10.09.2026 3 Av. Can KİLERCİOĞLU