Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Bana Haciz İhbarnamesi Geldi, Ne Yapmalıyım?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Bana Haciz İhbarnamesi Geldi, Ne Yapmalıyım?

Bana Haciz İhbarnamesi Geldi, Ne Yapmalıyım?
 

Bandırma, Gönen ve Mudanya bölgesinde icra hukuku ve üçüncü kişi hakları konularında hukuki destek arayan kişiler için haciz ihbarnamesine itiraz, borcun bulunmadığının bildirilmesi ve menfi tespit süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Kendisi borçlu olmadığı halde, bir başkasının borcu nedeniyle haciz ihbarnamesi alan kişiler uygulamada sıkça karşılaşır. Bu ihbarname, borçlunun üçüncü kişideki alacağının ya da malının haczedilmesi için gönderilir. İhbarnameye süresinde ve doğru biçimde cevap verilmemesi, borç kendisinin olmadığı halde üçüncü kişinin ödemek zorunda kalması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ihbarnamenin ne anlama geldiğinin ve nasıl cevaplanacağının bilinmesi büyük önem taşır.
 

HACİZ İHBARNAMESİ NEDİR?
İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi bu kurumu düzenler. Maddeye göre borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır malı, alacağı veya bir talep hakkı haczedilirse, icra memuru üçüncü şahsa bir haciz ihbarnamesi gönderir. Bu ihbarnamede üçüncü şahsa, borcunu bundan böyle ancak icra dairesine ödeyebileceği, takip borçlusuna yapılan ödemenin geçerli olmayacağı ya da elindeki malı ancak icra dairesine teslim edebileceği bildirilir. Yani üçüncü şahsın, asıl borçluya olan kendi borcunu artık ona değil icra dairesine ödemesi istenir. Bu nedenle bir kişinin çalışanı, kiracısı ya da ticari ilişkide bulunduğu kişi olarak borçlu olduğu birinin alacaklısından böyle bir ihbarname alması mümkündür.
 

BORCUM YOKSA NE YAPMALIYIM?
Bu durumda süresinde itiraz etmek zorunludur. İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesine göre üçüncü şahıs, borcu olmadığı, malın elinde bulunmadığı, borcun daha önce ödendiği, malın borçluya ait olmadığı ya da malın kendisine rehnedilmiş olduğu gibi bir iddiadaysa, bu durumu haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. Yani gerçekten borçlu değilse, üçüncü şahsın yedi gün içinde itiraz etmesi gerekir. Bu itiraz, üçüncü şahsı sorumluluktan kurtaran temel adımdır. İtirazın süresinde ve açık biçimde yapılması, sonraki aşamaların işleyişini belirler.
 

İTİRAZ ETMEZSEM NE OLUR?
İtiraz edilmemesinin sonuçları ağırdır ve kanun kademeli bir sistem kurmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesine göre üçüncü şahıs, birinci haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz etmezse mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır. Bunun üzerine kendisine ikinci bir haciz ihbarnamesi gönderilir ve buna da yedi gün içinde itiraz etmezse durum kesinleşmeye başlar. İkinci ihbarnameye de itiraz etmeyen üçüncü şahsa, onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir. Bu üç aşamalı yapı, itiraz edilmemesi halinde borcun üçüncü şahsın üzerine kalabileceğini gösterir. 
 

SON AŞAMADA MENFİ TESPİT DAVASI NASIL AÇILIR?
Kanun üçüncü şahsa son bir savunma imkânı tanır. İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesine göre, ikinci ihbarnameye itiraz etmeyen ve borcu ödemeyen üçüncü şahsa gönderilen son bildirim üzerine, bu kişi icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ederse, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Ancak üçüncü şahıs bu davayı kaybederse, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Bu davalar maktu harca tabidir.
 

GERÇEĞE AYKIRI İTİRAZIN SONUCU NEDİR?
Üçüncü şahsın itiraz etmesi meseleyi her zaman bitirmez. İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesine göre üçüncü şahıs haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz ederse, alacaklı üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Yani gerçekte borçlu olduğu halde borcu yokmuş gibi itiraz eden üçüncü şahıs, hem tazminatla hem de cezai sonuçla karşılaşabilir. Bu nedenle itirazın gerçeğe uygun olması gerekir. Kanun ayrıca kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde itiraz edemeyen üçüncü şahıs bakımından gecikmiş itiraza ilişkin hükümlerin uygulanacağını da belirtir. Bu düzenleme, gerçekten borçlu olmayan ancak elinde olmayan bir nedenle süreyi kaçıran kişiyi korur.
 

BANKAYA GÖNDERİLEN İHBARNAMEDE DURUM NEDİR?
Uygulamada haciz ihbarnameleri en sık bankalara gönderilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesinin 2012 yılında değiştirilen hükmüne göre haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Ayrıca 2018 yılında eklenen hükümle, haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bunlara verilecek cevaplar güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden de yapılabilir ve bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. Bu düzenlemeler, sürecin elektronik ortamda ve merkezi biçimde yürütülmesini sağlar.
 

İHBARNAMEYE CEVAP NASIL VERİLMELİDİR?
Cevabın hem süresinde hem de açık biçimde verilmesi gerekir. İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesine göre üçüncü şahsın itirazı yazılı veya sözlü olarak icra dairesine yapılabilir. Ancak sözlü itirazda beyanın tutanağa geçirilmesi ve bir örneğinin alınması, sonradan doğacak tartışmaları önler. İtirazın içeriğinde hangi sebebe dayanıldığının açıkça belirtilmesi önemlidir. Borcun bulunmadığı, malın elde olmadığı ya da borcun daha önce ödendiği gibi sebeplerden hangisinin ileri sürüldüğü net olmalıdır. Genel ve belirsiz ifadeler, itirazın geçerli sayılıp sayılmayacağı tartışmasını doğurabilir. Ayrıca üçüncü şahsın gerçekten borçlu olması halinde, itiraz etmek yerine borcu icra dairesine ödemesi kendisini sonraki sorumluluktan kurtarır. Bu nedenle ihbarname alındığında öncelikle asıl borçluya gerçekten borçlu olunup olunmadığının tespit edilmesi gerekir.
 

Haciz ihbarnamesi, kendisi borçlu olmayan üçüncü kişileri de sürecin içine çeken bir kurumdur. Gerçekten borçlu olmayan kişinin yedi gün içinde itiraz etmesi, üç aşamalı yapının ilk ve en kritik adımıdır. İtiraz edilmemesi borcun üçüncü şahsın üzerine kalmasına, gerçeğe aykırı itiraz ise tazminat ve cezai sonuca yol açabilir. Sürelerin kısalığı ve sonuçların ağırlığı nedeniyle, bir haciz ihbarnamesi alındığında icra hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

5.08.2026 69 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim