Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Aile Konutu Şerhi Olmadan Yapılan Satış İptal Edilir mi?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Aile Konutu Şerhi Olmadan Yapılan Satış İptal Edilir mi?

Aile Konutu Şerhi Olmadan Yapılan Satış İptal Edilir mi?
 

Bandırma, Gönen ve Biga bölgesinde tapu iptali ve tescili davaları ile aile konutunun korunması konularında hukuki destek arayan kişiler için eşin rızası, aile konutu şerhi ve dava süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Eşlerden birinin, ailenin yaşadığı konutu diğer eşin haberi ve rızası olmadan satması, uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda satışın geçerli olup olmadığı ve tapunun iptal edilip edilemeyeceği önemli bir sorudur. Kanun, aile konutunu özel olarak korumuş ve malik olan eşin tek başına tasarrufunu sınırlamıştır. Bu korumanın kapsamının ve tapuya şerh konulmamış olmasının sonuca etkisinin bilinmesi, hakları zedelenen eş bakımından önem taşır. Çoğu kişi, aile konutunun ancak tapuya şerh konulduğunda korunacağını düşünmektedir. Oysa kanunun getirdiği koruma, şerhin varlığından bağımsız bir temele dayanır. Bu ayrımın anlaşılması, hem konutu koruma altına almak isteyen eş hem de böyle bir taşınmazı devralan kişi bakımından önemlidir. Aşağıda aile konutunun korunması ve rıza olmadan yapılan devrin sonuçları ele alınmaktadır.
 

AİLE KONUTU KANUNDA NASIL KORUNUR?
Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı ve ailenin merkezini oluşturan konuttur. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi bu konutu özel olarak korur. Maddeye göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu düzenleme, konutun maliki olan eşin tek başına hareket etmesini sınırlar. Amaç, ailenin barınma ihtiyacını ve birliğin korunmasını güvence altına almaktır. Bu nedenle malik olan eş, taşınmazın tek maliki olsa dahi, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez. Bu koruma, mülkiyet hakkının önüne geçen bir aile hukuku kuralıdır.
 

EŞİN AÇIK RIZASI NEDEN ARANIR?
Kanun, aile konutunun devri için diğer eşin açık rızasını aramaktadır. Buradaki açık rıza, işleme yönelik belirli ve tereddüde yer bırakmayan bir onayı ifade eder. Bu rıza, malik olmayan eşin konut üzerindeki menfaatini koruyan bir mekanizmadır. Rıza alınmadan yapılan devir, bu korumaya aykırıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi, rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eşin hakimin müdahalesini isteyebileceğini de öngörür. Yani rıza konusunda bir uyuşmazlık varsa, mahkemeye başvurulabilir. Bu düzenleme, aile konutu üzerindeki tasarrufun tek bir eşin iradesine bırakılmadığını gösterir. Açık rızanın bulunup bulunmadığı, bu tür uyuşmazlıklarda merkezî bir sorudur.
 

TAPUDA ŞERH YOKSA KORUMA ORTADAN KALKAR MI?
Bu, konunun en çok tartışılan noktasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi, aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eşe, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteme hakkı tanır. Ancak maddedeki korumanın temeli, şerhin varlığına değil, taşınmazın aile konutu niteliğine dayanır. Yani eşin açık rızasını arayan kural, tapuda şerh bulunmasa da işlemektedir. Şerhin varlığı, korumanın bir görünürlük kazanmasını sağlar. Şerhin bulunmaması ise, malik olan eşin diğer eşin rızası olmadan tasarruf edebileceği anlamına gelmez. Bu nedenle şerhin bulunmaması tek başına korumayı ortadan kaldırmaz. Ancak şerhin bulunup bulunmaması, taşınmazı devralan üçüncü kişinin durumunun değerlendirilmesinde önem kazanır.
 

DEVRALAN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN DURUMU NE OLUR?
Aile konutunun rıza olmadan devri halinde, taşınmazı devralan üçüncü kişinin durumu ayrıca değerlendirilir. Tapuda aile konutu şerhi bulunuyorsa, devralan kişi taşınmazın aile konutu olduğunu ve eşin rızasının arandığını bilebilecek durumdadır. Şerh bulunmadığı hallerde ise, üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı tartışılır. İyiniyet ve tapu siciline güven ilkesi ile aile konutunun korunması arasındaki denge, bu davaların temel meselesidir. Bu konuda doktrinde farklı görüşler bulunmakta ve yargı kararlarında da değerlendirmeler somut olaya göre şekillenmektedir. Bu nedenle devralan kişinin taşınmazın niteliğini bilip bilemeyeceği ve olayın koşulları, sonucu belirleyen unsurlardır. Her dosya kendi koşullarına göre ele alınır.
 

RIZASI ALINMAYAN EŞ NE YAPABİLİR?
Açık rızası alınmadan aile konutu devredilen eş, hukuki yollara başvurabilir. Malik olmayan eş, rızası bulunmadan yapılan devir nedeniyle tapu iptali talebinde bulunabilir. Bunun yanında, henüz devir gerçekleşmemişse, taşınmaza aile konutu şerhi konulmasını tapu müdürlüğünden isteyebilir. Rıza konusunda bir uyuşmazlık varsa, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca hakimin müdahalesi talep edilebilir. Bu haklar, aile konutunun korunmasına yönelik güvencelerdir. Hangi yolun somut olayda uygun olduğu, devrin gerçekleşip gerçekleşmediğine ve taşınmazın güncel durumuna göre değişir. Bu nedenle eşin, durumunu doğru değerlendirerek hareket etmesi önem taşır. Sürecin niteliği, olayın koşullarına göre belirlenir.
 

BİR TAŞINMAZ HANGİ HALDE AİLE KONUTU SAYILIR?
Aile konutu koruması, ancak taşınmazın gerçekten aile konutu niteliği taşıması halinde gündeme gelir. Aile konutu, eşlerin ve varsa çocukların birlikte yaşadığı, ailenin yaşam merkezini oluşturan konuttur. Belirleyici olan, taşınmazın fiilen bu amaçla kullanılmasıdır. Ailenin sürekli olarak oturduğu ve yaşamını sürdürdüğü konut, bu niteliği taşır. Buna karşılık zaman zaman gidilen bir yazlık ya da yatırım amacıyla edinilmiş ve oturulmayan bir taşınmaz kural olarak aile konutu sayılmaz. Bir ailenin birden fazla taşınmazı bulunuyorsa, bunlardan hangisinin aile konutu olduğu fiili kullanıma göre belirlenir. Taşınmazın aile konutu niteliği taşıyıp taşımadığı, korumanın uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkiler. Bu nedenle uyuşmazlıkta öncelikle taşınmazın bu niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirilir. Niteliğin belirlenmesi, olayın koşullarına göre yapılır.
 

Aile konutunun, diğer eşin açık rızası olmadan devredilmesi Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesine aykırıdır ve tapu iptali gündeme gelebilir. Bu koruma, tapuda şerh bulunmasa da işler, ancak şerhin varlığı devralan üçüncü kişinin durumunun değerlendirilmesinde önem taşır. İyiniyet ile aile konutunun korunması arasındaki denge dosyaya özgü biçimde ele alındığından, böyle bir durumla karşılaşan eşin alanında deneyimli bir avukattan destek alması yerinde olur.

10.08.2026 28 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim