Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Adli Para Cezasını Ödemezsem Hapse Girer miyim?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Adli Para Cezasını Ödemezsem Hapse Girer miyim?

Adli Para Cezasını Ödemezsem Hapse Girer miyim?
 

Bandırma, Balıkesir ve Biga bölgesinde ceza hukuku ve infaz uyuşmazlıkları konularında hukuki destek arayan kişiler için adli para cezasının infazı, taksitlendirme talepleri ve kamuya yararlı işte çalıştırma süreçlerinde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Hakkında adli para cezasına hükmedilen pek çok kişi, cezayı ödeyememesi halinde doğrudan cezaevine gireceğini düşünür. Kanun bu konuda kademeli bir sistem kurmuştur ve ilk basamak hapis değildir. Ödeme emri tebliğinden başlayan süreçte taksitlendirme imkanı, kamuya yararlı işte çalıştırma ve ancak bunların işlememesi halinde hapis gündeme gelir. Sürecin hangi aşamasında hangi hakkın kullanılabileceğini bilmek, çoğu zaman cezaevine girmeden sonuca ulaşmayı sağlar.
 

ADLİ PARA CEZASI NASIL İNFAZ EDİLİR?
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesi bu süreci düzenler. Maddeye göre adli para cezası, Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adli para cezasının ödenmesi için hükümlüye bir ödeme emri tebliğ eder. Yani süreç kendiliğinden başlamaz, önce ödeme emrinin tebliği gerekir. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, sonraki aşamaların geçerliliği bakımından önem taşır.
 

TAKSİTLE ÖDEME MÜMKÜN MÜDÜR?
Mümkündür ve bu, uygulamada en az bilinen haklardan biridir. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre hükümde adli para cezası takside bağlanmamışsa, bir aylık süre içinde adli para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine, geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. Yani mahkeme kararında taksit öngörülmemiş olsa bile, hükümlü bir ay içinde üçte birlik kısmı öderse kalanı iki taksite bölünebilir. Ancak kanun burada bir uyarı da içerir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi halinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır. Bu nedenle taksitlendirme talebinden sonra ödeme takviminin titizlikle takip edilmesi gerekir.
 

ÖDENMEZSE DOĞRUDAN HAPİS Mİ UYGULANIR?
Hayır. Kanun 18 Haziran 2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla değiştirilen üçüncü fıkrada ara bir basamak öngörmüştür. Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir. Ancak bu aşamada doğrudan cezaevine konulmaz. Hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Cezaevi ancak bu yükümlülüğün ihlali halinde gündeme gelir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.
 

SONRADAN ÖDEME YAPILIRSA NE OLUR?
Ödeme imkanı sonradan doğarsa süreç durdurulabilir. Aynı maddenin sekizinci fıkrasına göre hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer. Yani infaz başlamış olsa bile, kalan kısma karşılık gelen tutarın ödenmesiyle süreç sona erdirilebilir. Kanun ayrıca infaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi adli para cezasını tamamıyla karşılamamışsa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilamın Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verileceğini ve bu makamlarca Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil edileceğini belirtir.
 

HAPİS SÜRESİNİN ÜST SINIRI VAR MIDIR?
Vardır. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin yedinci fıkrasına göre adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkumiyet halinde ise bu süre beş yılı geçemez. Bu sınırlar, ödenmemiş para cezasının süresiz bir özgürlük kısıtlamasına dönüşmesini engeller. Kanun ayrıca önemli bir kural daha içerir. Dokuzuncu fıkraya göre adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Aynı fıkra, hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olanın adli para cezası olduğunu belirtir. Bu son cümle, memuriyet gibi hak yoksunluğu doğuran alanlar bakımından önem taşır.
 

ÇOCUKLAR BAKIMINDAN DURUM FARKLI MIDIR?
Farklıdır ve kanun bu konuda mutlak bir koruma getirmiştir. Maddenin 26 Şubat 2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunla değiştirilen dördüncü fıkrasına göre, çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez. Bu durumda maddenin on birinci fıkrası hükmü uygulanır, yani kalan tutar amme alacaklarının tahsili usulüne göre tahsil edilir. Böylece çocuk hakkındaki para cezasının hiçbir şekilde özgürlüğü bağlayıcı bir yaptırıma dönüşmesi engellenmiştir. Kanun ayrıca adli para cezasının hapse çevrileceğinin mahkeme ilamında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmünün Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanacağını belirtir.
 

ADLİ PARA CEZASI İLE İDARİ PARA CEZASI AYNI MIDIR?
Değildir ve bu ayrım sonuçları itibarıyla önemlidir. Adli para cezası, bir suç karşılığında mahkeme tarafından hükmedilen ve ceza mahkumiyeti niteliği taşıyan bir yaptırımdır. Ödenmemesi halinde kamuya yararlı işte çalıştırma ve nihayetinde hapis gündeme gelir. İdari para cezası ise bir kabahat veya idari aykırılık karşılığında idare tarafından uygulanır, ceza mahkumiyeti sayılmaz ve ödenmemesi halinde hapse çevrilmez, amme alacağı olarak tahsil edilir. Trafik cezaları bu ikinci gruptadır. Adli para cezası adli sicile işlenirken idari para cezası işlenmez. Bir kişiye tebliğ edilen ödeme emrinin hangi tür cezaya ilişkin olduğunun baştan doğru belirlenmesi, izlenecek yolu ve olası sonuçları tümüyle değiştirir.
 

Adli para cezasının ödenmemesi, doğrudan cezaevi anlamına gelmez. Kanun önce taksitlendirme, ardından kamuya yararlı işte çalıştırma basamaklarını öngörmüş, hapsi son aşamaya bırakmıştır. Ancak bu basamakların işleyebilmesi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren sürelerin takip edilmesine ve taleplerin zamanında yapılmasına bağlıdır. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

19.08.2026 15 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim