Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Adi Ortaklıktan Ayrılma ve Ayrılma Payı: Haklarınız Neler?
Bandırma, Bursa ve Manyas bölgesinde ticaret hukuku ve adi ortaklık uyuşmazlıkları alanında; ortaklıktan çıkma ve çıkarma süreçleri, ayrılma payı hesaplaması ve tasfiye uyuşmazlıklarında danışmanlık ve hukuki temsil hizmeti sunmaktayız.
Adi ortaklıklarda ortakların ilerleyen süreçte ayrılmak istediği ya da diğer ortaklar tarafından uzaklaştırıldığı durumlar sıkça yaşanmaktadır. Bu noktada en kritik soru şudur: Ayrılan ortağa ne ödenir? Ayrılma payı ne kadar olmalıdır, nasıl hesaplanır ve bu alacak nasıl tahsil edilir? Bu makale, adi ortaklıktan ayrılmanın mali boyutunu ve hukuki çerçevesini pratik bir bakışla ele almaktadır.
Ortaklıktan Ayrılma Nasıl Gerçekleşir?
Bir ortak, adi ortaklıktan temelde üç yolla ayrılabilir:
•Çıkma: Ortağın kendi iradesiyle ortaklıktan ayrılması. Bunun için ya sözleşmede bir çıkma sebebi öngörülmüş ve bu sebep gerçekleşmiş olmalı ya da diğer tüm ortaklar çıkmayı kabul etmelidir (ortaklıktan çıkma sözleşmesi).
•Çıkarma: Diğer ortakların kararıyla ortağın ortaklıktan uzaklaştırılması. Bunun için sözleşmede çıkarma hükmü bulunması gerekir. Sözleşmede düzenleme yoksa ortaklığın feshini talep etmek dışında bir yol kalmaz.
•Kendiliğinden ayrılma: Sözleşmede 'devam kaydı' varsa (diğer ortaklarla ortaklığın süreceğine dair hüküm), ölüm, iflas veya kısıtlanma gibi belirli hallerin gerçekleşmesiyle ortak kendiliğinden ortaklıktan çıkmış sayılır.
TBK m.633, sözleşmede devam kaydı bulunan ortaklıklarda fesih bildirimi, ölüm, iflas ve kısıtlanma gibi olayları çıkma/çıkarma sebebi olarak düzenlemektedir. Bu hükmün işleyişi sözleşmenin içeriğine göre farklılık gösterir.
Ayrılma Payı Nedir?
Ayrılma payı, ortaklıktan ayrılan ortağın ortaklıktaki katılımının karşılığı olarak aldığı paydır. Hukuki niteliği itibarıyla ortaklık dışı bir alacak hakkıdır. Yani ayrılan ortak, ortaklıktan ayrıldıktan sonra artık üçüncü kişi gibi muamele görür ve diğer ortaklara karşı ayrılma payı alacağını borçlar hukuku çerçevesinde talep edebilir.
Ayrılma payı:
•Devredilebilir niteliktedir.
•Haczedilebilir; yani alacaklılar tarafından ortağın ayrılma payı üzerine haciz konulabilir.
•Mirasçılara intikal eder.
•Kural olarak nakden ödenir; işletmenin devamlılığını korumak amacıyla ödeme ayni değil para şeklindedir.
•On yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146).
Ayrılma Payı Ne Zaman Muaccel Olur?
Ayrılma payı alacağı, ortaktan ayrılma anında doğar. Ancak muacceliyet (ödeme yükümlülüğünün başlaması) konusunda iki farklı yaklaşım vardır:
•Bir görüşe göre alacak doğumuyla birlikte derhal muaccel olur.
•Baskın görüş ise ayrılma payının ancak geçici tasfiye bilançosu hazırlandıktan sonra belirli ve muaccel hale geleceğini savunmaktadır.
Pratikte bu ikinci görüş daha işlevlidir; zira ayrılma anında ortaklığın tam mali durumu bilinemeyebilir. Taraflar, sözleşmede ödeme tarihine ilişkin farklı bir düzenleme yapabilirler.
Ayrılma Payı Nasıl Hesaplanır?
Ayrılma payının hesabında esas alınan ilke, ayrılma anındaki ortaklık değeridir. Başka bir ifadeyle, ayrılan ortak ortaklık o gün tasfiye edilmiş gibi bir hesaplama yapılarak payına düşen tutarı alır.
Bu hesaplama 'geçici tasfiye bilançosu' adı verilen bir bilanço üzerinden yapılır. Bu bilanço hazırlanırken:
•Ortaklığın tüm aktif ve pasifleri değerlendirilir.
•Defter değerinin üzerindeki gizli yedekler, müşteri çevresi (goodwill) ve firma değeri gibi maddi olmayan unsurlar da hesaba katılır.
•İşletme yaşayan ve faal bir işletme olarak değerlenir; salt defter değeriyle yetinilmez.
Önemli bir karar: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ayrılma payı hesabında defter kayıtlarının tek başına belirleyici olamayacağını, ödeme iddialarının gerçekten yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle bilirkişi incelemesi sırasında yalnızca kayıt belgelerine değil, ortaklığın gerçek mali durumuna bakılması gerektiği hukuken de kabul görmektedir.
Ayrılma Payı Sözleşmeyle Sınırlandırılabilir ya da Kaldırılabilir mi?
Ortaklar, sözleşmeyle ayrılma payının miktarını sınırlandırabilir ya da belirli koşullarda hiç ödenmeyeceğini kararlaştırabilirler. Örneğin yalnızca defter değerinin esas alınacağına ilişkin kayıtlar uygulamada görülmektedir. Ancak bu tür kayıtların her zaman geçerli kabul edilmediğine dikkat etmek gerekir.
Türk hukukunda baskın görüşe göre, ayrılma payını hakkaniyete aykırı biçimde azaltan ya da tümüyle ortadan kaldıran düzenlemeler, ortağın kişilik haklarına ve ahlaka aykırılık gerekçesiyle geçersiz sayılabilir. Özellikle:
•Çıkma hakkının zaten kısıtlı olduğu ortaklıklarda ayrılma payını tamamen kaldıran kayıtlar, ortağı ekonomik açıdan mahkum eden nitelik taşıdığından kural olarak geçersizdir.
•Öte yandan ağır yükümlülük ihlalinde bulunan ortağın çıkarılmasında ayrılma payı ödenmeyeceğine dair hükümler, ceza koşulu niteliğinde görülerek geçerli kabul edilebilir.
Ayrılma Payını Diğer Ortaklar Ne Zaman Ödemek Zorunda?
Ayrılma payı borcundan diğer ortaklar, ayrılan ortağa karşı şahsen ve müteselsilen sorumludur. Yani ayrılan ortak, bir ortaktan alacağın tümünü isteyebilir; o da diğer ortaklara rücu eder.
Ödeme zamanında anlaşmazlık çıkması halinde, mahkeme yoluna başvurmak gündeme gelir. Bu davada, ortaklığın gerçek değerinin tespiti için uzman bilirkişi desteği belirleyici rol oynar.
Sonuç
Ayrılma payı, adi ortaklıktan ayrılan ortağın en temel mali hakkıdır. Bu hakkın doğru biçimde korunabilmesi için ayrılma kararından önce ortaklığın mevcut mali durumunun değerlendirilmesi, ayrılma anındaki değerin belgelenmesi ve sözleşmede ayrılma payına ilişkin açık bir düzenlemenin bulunması büyük önem taşır. Bu süreçte hukuki destek almak, hem ayrılan ortak hem de kalan ortaklar açısından uyuşmazlık riskini önemli ölçüde azaltır.