Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Adi Ortaklıkta Yönetici Kim Olabilir ve Yetkileri Nelerdir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Adi Ortaklıkta Yönetici Kim Olabilir ve Yetkileri Nelerdir?

Adi Ortaklıkta Yönetici Kim Olabilir ve Yetkileri Nelerdir?
 

Bursa, Bandırma ve Çanakkale bölgesinde ticaret ve şirketler hukuku alanında; adi ortaklık sözleşmelerinin hazırlanması, ortaklık uyuşmazlıklarının çözümü ve ortaklar arasındaki hukuki süreçlerde danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktayız.
 

Adi ortaklık, Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesi kapsamında iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca ulaşmak için birleştirdiği esnek bir ortaklık yapısıdır. Bu yapının en sık karşılaşılan sorunlarından biri, ortaklığın günlük işlerini kimin yürüteceği ve bu kişinin ne kadar yetkiye sahip olduğudur. Ortak bir inşaat projesinde, tarım ortaklığında ya da küçük ölçekli ticari faaliyette karar alma süreci yanlış kurgulandığında hem ortaklar hem de karşı taraftaki üçüncü kişiler ağır hukuki sonuçlarla yüz yüze gelmektedir.
 

Yönetim Yetkisi Kime Aittir?
Türk Borçlar Kanunu'nun 623. maddesi uyarınca adi ortaklığın yönetimi, bir karar veya sözleşme ile bir ya da birkaç ortağa ya da üçüncü kişilere bırakılmadıkça bütün ortaklara aittir. Yani kanun, yönetimi varsayılan olarak tüm ortaklara eşit biçimde tanımaktadır. Bu durum pratikte şu anlama gelir: Özel bir düzenleme yapılmadığı sürece her ortağın her konuda söz hakkı vardır ve herhangi bir ortağın yapacağı işlem diğerleri tarafından itirazla engellenebilir.
Bu durumun doğurduğu tıkanıklığı önlemek için uygulamada sözleşmeyle yönetim yetkisi belirli bir ortağa veya dışarıdan bir kişiye bırakılmaktadır. Kanun bu konuda esnektir; yönetici hem ortak hem de tamamen dışarıdan biri olabilir.
 

Olağan İş ile Olağan Dışı İş Ayrımı
Yönetim yetkisinin sınırları açısından uygulamada en kritik konu, olağan iş ile olağan dışı iş ayrımıdır. TBK m. 625/3 uyarınca olağan işleri tek başına yapma yetkisine sahip olan yönetici ortak, olağan dışı işler için tüm ortakların oybirliğini almak zorundadır.
Peki hangi işler olağan, hangileri olağan dışıdır? Kanun bunu sayma yoluyla belirlememiştir; bu ayrım her somut olayda ortaklığın faaliyet alanına, ölçeğine ve alışılmış iş pratiklerine göre değerlendirilir. Genel kabule göre:
•Günlük alım satım işlemleri, fatura düzenleme ve tahsilat gibi rutin faaliyetler olağan iştir.
•Taşınmaz satın alma, uzun vadeli kredi kullanma, ortaklığın amacını değiştirme gibi yapısal kararlar olağan dışı iştir.
•Büyük miktarda borç yüklenme veya üçüncü kişilerle uzun süreli sözleşme yapma da kural olarak olağan dışı kabul edilir.
Bu ayrım pratikte tartışmalı olmaktadır. Özellikle ortaklığın faaliyetine göre aynı işlemin bazı hallerde olağan, bazı hallerde olağan dışı nitelik taşıyabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle sözleşmede hangi işlemlerin olağan kabul edileceğini açıkça düzenlemek hak kayıplarını önler.
 

Yöneticinin Temsil Yetkisi
Yöneticinin ortaklık adına üçüncü kişilerle işlem yapabilmesi için temsil yetkisine de sahip olması gerekir. TBK m. 637 uyarınca yönetici ortaklar aynı zamanda ortaklığı temsil yetkisini de haizdir; ancak bu yetki kapsamı belirlenirken olağan iş ile olağan dışı iş ayrımı burada da geçerliliğini korur.
Özellikle önemli tasarruf işlemleri olarak nitelendirilen işlemler için TBK m. 637/3 ayrı bir güvence getirmektedir: Bu tür işlemlerde temsil yetkisinin geçerli sayılabilmesi için tüm ortakların oybirliğiyle yetki vermesi ve bu yetkinin yetki belgesinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla yöneticiye genel bir vekâletname vermek, olağan dışı işlemler için her durumda yeterli olmayabilir.
 

Yöneticinin Hesap Verme ve Sadakat Yükümlülüğü
Yönetici ortak, ortaklığa karşı vekâlet hükümleri çerçevesinde sorumludur. TBK m. 630/1 yollamasıyla vekâlet sözleşmesine ilişkin kurallar uygulanır. Bu bağlamda yöneticinin temel yükümlülükleri şunlardır:
•Ortaklık hesaplarını düzenli tutmak ve diğer ortakların inceleme talebini karşılamak.
•Ortaklık çıkarlarını kendi kişisel çıkarları veya üçüncü kişilerin çıkarlarının önünde tutmak.
•Ortaklık işlemleri hakkında diğer ortakları gerektiğinde bilgilendirmek.
•Aldığı kararları ve yaptığı işlemleri talep halinde hesaba yansıtmak.
Yönetici bu yükümlülükleri ihlal ederse diğer ortaklar TBK m. 628/2 kapsamında sorumluluk davası açabilir. Mahkeme yöneticinin kusurunun derecesini ve ortaklığa verdiği zararı değerlendirerek tazminata hükmeder.
 

Yönetim Yetkisinin Kaldırılması veya Sınırlandırılması
Yönetici ortağın yetkisinin sınırlandırılması ya da tamamen kaldırılması mümkündür. TBK m. 629 uyarınca bu kararın alınabilmesi için haklı bir sebebin bulunması ve diğer ortakların oybirliğiyle karar vermesi gerekmektedir.
Haklı sebep olarak kabul edilen durumlar arasında şunlar sayılabilir:
•Yöneticinin yetkisini aşan ya da ortaklık çıkarlarına aykırı işlemler yapması.
•Ortaklık hesaplarının gizlenmesi veya doğru tutulmaması.
•Yöneticinin ortaklıkla rekabet eden faaliyetlere girmesi.
•Diğer ortaklarla güven ilişkisinin ciddi biçimde zedelenmesi.
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Yönetici ortak sıfatını taşıyan kişinin yönetim yetkisi kaldırılsa bile ortaklık ilişkisindeki ortaklık sıfatı devam eder. Yani kişi yönetici olmaktan çıkar; ancak ortak olmaya devam eder ve ortaklık borçlarından sorumluluğu sürer.
 

Ortakların Denetim Hakkı
TBK m. 631 uyarınca tüm ortaklar, yönetici olup olmadıklarından bağımsız olarak, ortaklık faaliyetleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkına sahiptir. Bu hak emredici nitelikte olup sözleşmeyle kaldırılamaz veya şarta bağlanamaz.
İnceleme hakkı kapsamında her ortak:
•Ortaklık defter ve belgelerini inceleyebilir.
•Ortaklığın mali durumu hakkında özet çıkarabilir.
•Gerektiğinde bu hakkını bir uzman ya da danışman aracılığıyla kullanabilir.
Yöneticilerin bu talepleri ortaklık sırrı gerekçesiyle reddetme yetkisi yoktur. İnceleme talebinin reddi, inceleme hakkını kullanan ortağa sorumluluk davası açma zeminini hazırlar.
 

Sonuç ve Pratik Öneriler
Adi ortaklıkta yönetim ilişkisi, sözleşmede düzenlenmediği takdirde uygulamada ciddi tıkanıklıklara yol açabilmektedir. Yönetici belirleme, yetki sınırlarını netleştirme ve hangi işlemlerin oybirliği gerektirdiğini açıkça ortaya koyma, ortaklık sözleşmesinin en kritik bölümlerini oluşturur. Bir adi ortaklık kurarken ya da mevcut bir ortaklık sözleşmesini gözden geçirirken bu hususların hukuki bir danışman eşliğinde değerlendirilmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların büyük bölümünü başından önler.

14.06.2026 63 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim