Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Adi Ortaklıkta Pay Devri: Ortaklık Sıfatı Başkasına Devredilebilir mi?
Bursa, Bandırma ve Çanakkale bölgesinde ticaret hukuku alanında; adi ortaklık sözleşmelerinin hazırlanması, pay devir işlemlerinin yürütülmesi ve ortaklık uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktayız.
Bir adi ortaklıkta ortaklardan biri, kendi payını başka birine devretmek isteyebilir. Bu kişi; ortaklıktan maddi çıkar elde etmek isteyen biri olabileceği gibi, iş hayatından çekilmek isteyen bir ortak ya da alacaklısına ödeme yapmak zorunda kalan biri de olabilir. Ancak adi ortaklıkta 'pay devri' yapmak hukuken hiç de kolay değildir. Bu makalede, adi ortaklıkta ortaklık sıfatının devri meselesi pratik açıdan değerlendirilmektedir.
'Pay Devri' ile 'Ortaklık Sıfatının Devri' Aynı Şey mi?
Adi ortaklıklarda pay, ortaklık malvarlığındaki soyut katılım oranına işaret eder. Bu paya ilişkin bazı mali haklar (kâr payı gibi) alacak temliği yoluyla devredebilir. Ancak ortaklık sıfatı, yani ortak olma statüsünün bütünüyle devri farklı bir meseledir. Hukuken 'ortaklık sıfatının devri' ortaklığa bağlı tüm hak ve borçların yeni kişiye geçmesini ifade eder ve bu çok daha kapsamlı bir işlemdir.
Yalnızca malvarlıksal payın devrinden (teknik anlamda pay devri), ortaklık sözleşmesinin tümüyle yeni bir tarafın üstlenmesinden (sözleşmenin devri) ve mevcut bir ortağın yanında sözleşmeye ek katılımdan (TBK m.206) ayrı tutulmalıdır. Her birinin hukuki sonuçları ve şartları farklıdır.
Diğer Ortakların Rızası Şart
Adi ortaklıkta ortaklık sıfatı, tüm ortakların rızası olmaksızın devredilemez. Bu kural, ortaklığın kişisel ilişki ve güvene dayalı yapısının doğal bir sonucudur. Ortaklar, birlikte seçmedikleri ya da güvenmedikleri biriyle ortak olmayı reddetme hakkına sahiptir.
Bu rıza nasıl alınır? Sözleşmede oyçokluğuyla karar alınabileceğine dair bir hüküm varsa bu yeterlidir. Böyle bir hüküm yoksa oybirliği şarttır. Rıza ayrı bir belgeyle verilebileceği gibi kabul sözleşmesine dahil edilmesi de mümkündür. Rıza gösterilmemesinin sonucu ağırdır: Devir işlemi diğer ortaklara karşı geçersiz kalır.
Devir İşleminin İki Aşaması: Taahhüt ve Tasarruf
Hukuki açıdan ortaklık sıfatının devri iki ayrı aşamadan oluşur:
•Borçlandırıcı işlem (taahhüt aşaması): Devreden, devralana ortaklık sıfatını devretmeyi taahhüt eder. Bu aşamada sözleşmenin bağlayıcılığı doğar; ancak devir henüz gerçekleşmemiştir. Bu işlem için kural olarak yazılı şekil yeterli görülmekle birlikte, tartışmalar sürmektedir.
•Tasarruf işlemi (devir sözleşmesi): Ortaklık sıfatı fiilen devredilir. Bu aşamada tüm ortakların rızası aranır ve devrin diğer ortaklara bildirilmesi gerekir.
Uygulamada bu iki aşama çoğu zaman tek bir belgede birleştirilir; ancak hukuki sonuçları bakımından ayrımın bilinmesi önem taşır.
Şekil Şartı
Ortaklık sıfatının devrine ilişkin sözleşme kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir. Adi ortaklık sözleşmesi şekil serbestisine tabi olduğundan, devir sözleşmesi de yazılı ya da sözlü olabilir; hatta davranışlarla örtülü olarak da yapılabilir.
Bununla birlikte şekil zorunluluğu doğuran özel haller mevcuttur:
•Ortaklık malvarlığında taşınmaz bulunuyorsa ve ortaklık sıfatının devriyle birlikte taşınmazdaki elbirliği hakkı el değiştirecekse, ilgili işlemin şeklinin ne olacağı tartışmalıdır. Uygulamada güvenli yol olarak resmi şekle uyulması tavsiye edilir.
•Ortaklık sözleşmesinde taraflar devir işlemini belli bir şekle bağlamışlarsa, bu şarta uyulması zorunludur; aksi halde devir sözleşmesi geçersiz olur.
Devredenin Hukuki Durumu: Ortaklıktan Tamamen Kopuyor mu?
Devredenin iç ilişkideki durumu açısından, devir tamamlandığında ortak sıfatı sona erer; kâr payı, oy hakkı ve yönetim yetkisi gibi ortaklığa bağlı tüm haklar ortadan kalkar. Ancak dikkat edilmesi gereken kritik nokta, dış ilişkide yani üçüncü kişilere karşı sorumluluktur.
Devredenin ortaklık borçlarından sorumluluğu, devir tarihinden önceki döneme ilişkin olarak kural olarak sürer. Üçüncü kişiler bu değişikliği kabul etmedikçe ya da açıkça borca katılım (borç devri) gerçekleşmedikçe, devredenin eski ortaklık borçlarından sorumluluğunun devam etmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle devredenin pay devriyle birlikte üçüncü kişilerle borç devri sözleşmesi yapması ya da alacaklıların borç devrine onay vermesini sağlaması önem taşır.
Devralanın Hukuki Durumu: Neleri Devralır?
Devralana, ortaklık sıfatının tüm sonuçlarıyla birlikte geçmesi asıldır. Devir tarihinden itibaren devralana geçen başlıca hak ve borçlar şunlardır:
•Ortaklık malvarlığındaki elbirliği mülkiyeti kapsamındaki haklar.
•Kâr ve tasfiye payı alacakları.
•Yönetim ve temsil yetkisi (sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa).
•Ortaklığa karşı sadakat ve rekabet yasağı yükümlülükleri.
Bununla birlikte bazı haklar kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan devralana geçmeyebilir. Özellikle 'özel haklar' olarak nitelendirilen, belirli bir ortağa özgü olarak tanınmış haklar (örneğin yönetici ortağa tanınmış özel bir veto hakkı) bu kategoriye girebilir.
Alt Katılım: Pay Devriyle Karıştırılmaması Gereken Bir Uygulama
Uygulamada zaman zaman ortaklardan biri, kendi payını başkasıyla 'paylaşmak' isteyebilir ancak diğer ortakların rızasını alamamaktadır. Bu durumda 'alt katılım' denen bir yol denenmektedir. TBK m.632/2 uyarınca ortaklardan biri, diğer ortakların onayına gerek kalmadan kendi payına üçüncü bir kişiyi ortak edebilir. Ancak bu üçüncü kişi adi ortaklıkta ortak sıfatını kazanamaz ve diğer ortaklara karşı herhangi bir hak ya da borç ilişkisi doğmaz.
Alt katılım, pay devrinden temelden ayrılmaktadır: Pay devrinde ortaklık sıfatı tamamen değişir; alt katılımda ise yalnızca iç ilişkide bir paylaşım düzenlenir.
Sonuç
Adi ortaklıkta pay devri, birçok farklı hukuki katmanı bir arada barındıran ve özellikle üçüncü kişilere karşı sorumluluk boyutuyla ciddi riskler içeren bir işlemdir. Devir öncesinde mevcut ortaklık sözleşmesinin incelenmesi, devredilecek hak ve borçların kapsamının net biçimde belirlenmesi ve devre ilişkin sözleşmenin titizlikle hazırlanması; hem devreden hem de devralana yönelik hak kayıplarını önler. Sürecin bir avukat eşliğinde yönetilmesi tavsiye edilir.