Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Adi Ortaklık Sözleşmesi Nasıl Kurulur? Şekil Şartı Var mıdır?
Bandırma, Bursa ve Çanakkale bölgesinde ticaret ve şirketler hukuku alanında; adi ortaklık sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi, ticari uyuşmazlıkların çözümü ve şirket kuruluş süreçlerinde danışmanlık ve hukuki temsil hizmeti sunmaktayız.
Günümüzde iki veya daha fazla kişi ortak bir ticari ya da ekonomik amaca ulaşmak için güçlerini birleştirebilir. Bunun en yaygın ve en esnek hukuki yollarından biri adi ortaklık kurmaktır. Peki adi ortaklık sözleşmesi kurmak için belirli bir şekle uymak gerekir mi? Bu makale, hem girişimcilere hem de iş dünyasında ortaklık ilişkisi kurmayı düşünen herkese yönelik pratik bir rehber niteliğindedir.
Adi Ortaklık Nedir?
Adi ortaklık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 620 ila 645. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanuna göre adi ortaklık sözleşmesi; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.
Adi ortaklığın ticaret şirketlerinden en temel farkı tüzel kişiliğe sahip olmamasıdır. Bu nedenle adi ortaklık adına dava açılamaz, mal edinemez; tüm hak ve borçlar doğrudan ortakların üzerinde doğar. Bu yapısıyla adi ortaklık; ortak yatırım projeleri, inşaat iş ortaklıkları, tarımsal kooperatifleşme girişimleri ve ticari faaliyetlerde sıkça tercih edilen bir modeldir.
Adi Ortaklık Sözleşmesinde Şekil Şartı Var mıdır?
TBK'nın genel hükümleri uyarınca sözleşme özgürlüğü ilkesi geçerlidir. Buna göre kanunda aksi öngörülmedikçe taraflar diledikleri şekilde sözleşme yapabilirler. Adi ortaklık sözleşmesi açısından da kanun herhangi bir şekil şartı öngörmemiştir. Bu nedenle adi ortaklık sözleşmesi:
•Sözlü olarak yapılabilir.
•Yazılı biçimde düzenlenebilir.
•Hatta tarafların irade ortaya koyan davranışları aracılığıyla zımnen dahi kurulabilir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir. Pek çok kararında Yargıtay, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa bile ortaklık ilişkisinin tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceğini kabul etmiştir.
Taraflar İsterlerse Şekil Şartı Kararlaştırabilir mi?
Evet. TBK m. 17 uyarınca taraflar adi ortaklık sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiğini kendi aralarında kararlaştırabilirler. Bu durumda kararlaştırılan şekil, kural olarak geçerlilik şekli niteliği taşır ve sözleşmenin bu şekle uygun yapılması zorunlu hale gelir. Bu şekle uyulmadan yapılan sözleşme, kural olarak tarafları bağlamaz.
Ancak uygulamada dikkat edilmesi gereken bir husus vardır: Taraflar iradi şekil şartı kararlaştırıp daha sonra bu şarta uymadan sözleşmeyi fiilen ifa ederlerse, iradi şekil şartını zımnen değiştirmiş sayılabilirler. Bu durumda artık şekle aykırılığa dayanan geçersizlik iddiasını ileri sürmek, hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyabilir.
Sermaye Olarak Taşınmaz veya Özel Şekle Tabi Mal Getirilmesi
Adi ortaklık sözleşmesi her ne kadar şekil serbestisine tabi olsa da bu kuralın önemli bir istisnası bulunmaktadır: Devri kanunen özel şekle bağlanmış bir mal veya hakkın sermaye olarak ortaklığa getirilmesi hâlinde, sözleşmenin o sermayeye ilişkin maddesinin kanunen öngörülen şekle uygun yapılması gerekir.
Bu duruma ilişkin başlıca örnekler şunlardır:
•Tapuya kayıtlı bir taşınmazın ortaklığa sermaye olarak getirilmesi hâlinde, taşınmazın devrine ilişkin sözleşme hükmünün tapu sicil memuru önünde resmi şekilde düzenlenmesi gerekir.
•Tescilli bir motorlu aracın sermaye olarak getirilmesi durumunda ilgili sözleşme hükmünün noter tarafından resen düzenlenmesi zorunludur.
•Bir alacağın temlik yoluyla ortaklığa getirilmesi hâlinde ise yazılı şekil aranmaktadır.
Önemle belirtmek gerekir ki bu şekil şartları yalnızca ilgili sermaye maddesine uygulanır; sözleşmenin tamamını şekle bağlamaz. Ancak sermaye olarak getirilen varlık sözleşmenin özünü oluşturuyorsa, bu maddenin geçersizliğinin tüm sözleşmeyi geçersiz kılabileceği de göz ardı edilmemelidir.
Şekle Aykırılığın Sonuçları
Tarafların kararlaştırdığı şekle uygun yapılmayan bir adi ortaklık sözleşmesi, kural olarak tarafları bağlamaz ve geçersizdir. Geçersizlik, hakim tarafından kendiliğinden gözetilir. Ne var ki her somut olayda şekle aykırılığa dayanmanın Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması teşkil edip etmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin; taraflardan biri, sözleşmenin ifa edileceğine dair karşı tarafta haklı bir güvence yaratmış ve karşı taraf da bu güvene dayanarak edimlerini yerine getirmişse, bu kişinin daha sonra şekle aykırılığı ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.
Adi Ortaklık Sözleşmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Her ne kadar adi ortaklık sözleşmesi herhangi bir şekle bağlı olmasa da pratikte yazılı sözleşme yapılması her zaman tavsiye edilir. Yazılı sözleşme:
•Ortakların hak ve yükümlülüklerini net biçimde ortaya koyar.
•Kâr ve zarara katılma oranlarını belirler.
•Ortaklığın sona erme koşullarını ve tasfiye usullerini düzenler.
•Olası uyuşmazlıklarda kanıt işlevi görür.
Sözleşmenin titizlikle hazırlanmaması ilerleyen süreçte ciddi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Bu nedenle adi ortaklık ilişkisine girmeden önce hukuki danışmanlık alınması, hem ortakların haklarını güvence altına alır hem de olası hak kayıplarının önüne geçer.
Sonuç
Adi ortaklık sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu uyarınca herhangi bir şekle tabi değildir; sözlü, yazılı veya zımni irade beyanıyla kurulabilir. Bununla birlikte, devri özel şekle bağlı malların sermaye olarak getirilmesi, taraflarca iradi şekil şartı kararlaştırılması ve ticari işletme tescili gibi durumlarda istisnalar gündeme gelir. Adi ortaklık kurmayı veya mevcut bir adi ortaklık ilişkisini düzenlemeyi düşünüyorsanız, sözleşmenizin hukuki açıdan sağlam temellere oturtulması için uzman bir avukattan destek almanızı tavsiye ederiz.