Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Trafik Kazasında Kusur Oranını Kim Belirler, Kısmi Kusur Tazminatı Etkiler mi?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Trafik Kazasında Kusur Oranını Kim Belirler, Kısmi Kusur Tazminatı Etkiler mi?

Trafik Kazasında Kusur Oranını Kim Belirler, Kısmi Kusur Tazminatı Etkiler mi?
 

Bandırma, Erdek ve Karacabey bölgesinde tazminat hukuku ve trafik kazalarından doğan uyuşmazlıklar konularında hukuki destek arayan kişiler için kusur tespiti, tazminatın belirlenmesi ve indirim sebeplerine ilişkin süreçlerde vekillik ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
 

Bir trafik kazasından sonra tarafların en çok merak ettiği konu, kusurun kimde olduğu ve bunun tazminatı nasıl etkileyeceğidir. Kusur oranı, hem kimin tazminat ödeyeceğini hem de ne kadar ödeyeceğini doğrudan belirler. Zarar görenin kendisinin de kusurunun bulunması, alacağı tazminatı azaltabilir. Kusurun kim tarafından ve nasıl belirlendiği ile kısmi kusurun tazminata etkisinin bilinmesi, tarafların haklarını doğru değerlendirmesini sağlar.
 

KUSUR TAZMİNATTA NEDEN BELİRLEYİCİDİR?
Trafik kazaları, hukuken haksız fiil niteliğindedir ve tazminat sorumluluğunun temel unsurlarından biri kusurdur. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu nedenle bir kazada kimin ne oranda kusurlu olduğu, tazminat sorumluluğunun dağılımını belirler. Tam kusurlu taraf zararın tamamından sorumlu olurken, kusurun paylaşıldığı hallerde sorumluluk da bu orana göre bölünür. Motorlu araç işletenin sorumluluğu bakımından ayrıca özel kurallar bulunmakla birlikte, taraflar arasındaki kusur dağılımı her halde tazminatın belirlenmesinde esas alınır. Bu nedenle kusur oranının doğru tespiti, davanın en kritik aşamalarından biridir.
 

KUSUR ORANINI KİM BELİRLER?
Kusur oranının belirlenmesi teknik bir değerlendirme gerektirir ve bu değerlendirme çeşitli aşamalarda yapılabilir. Kaza anında düzenlenen tutanaklar, ilk tespitleri içerir. Ancak nihai kusur değerlendirmesi, uyuşmazlık yargıya taşındığında mahkemece atanan bilirkişiler aracılığıyla yapılır. Bilirkişi, kazanın oluş şeklini, tarafların hareketlerini ve trafik kurallarına uygunluğu inceleyerek bir kusur değerlendirmesi sunar. Ancak bu değerlendirme mahkemeyi kesin olarak bağlamaz. Kusur oranının takdiri nihai olarak hâkime aittir. Hâkim, bilirkişi raporunu ve dosyadaki diğer delilleri birlikte değerlendirerek karar verir. Sigorta uyuşmazlıklarında ise Sigorta Tahkim Komisyonu süreci de gündeme gelebilir. Bu nedenle kaza sonrası düzenlenen belgelerin ve delillerin eksiksiz toplanması, kusur tespitinin doğru yapılması bakımından önemlidir.
 

ZARAR GÖRENİN KUSURU TAZMİNATI ETKİLER Mİ?
Etkiler. Zarar görenin kendi kusurunun da bulunması, hukuken müterafik kusur olarak adlandırılır ve tazminatın belirlenmesinde indirim sebebidir. Kanunun tazminatın belirlenmesine ilişkin hükümlerine göre, zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında kendi kusurunun bulunması, hâkim tarafından tazminattan indirim yapılmasını gerektirebilir. Yani kazada zarar gören de belirli bir oranda kusurluysa, alacağı tazminat bu oranda azaltılır. Bunun sonucu şudur: Yüzde yetmiş kusurlu tarafın karşı tarafa ödeyeceği tazminat, karşı tarafın yüzde otuz kusuru oranında indirilebilir. Bu nedenle kusur oranı yalnızca kimin ödeyeceğini değil, ne kadar ödeyeceğini de belirler. Müterafik kusurun varlığı ve oranı, her dosyada ayrıca değerlendirilir.
 

TAM KUSUR DURUMUNDA SONUÇ NEDİR?
Bir tarafın tam kusurlu, diğerinin kusursuz olduğu hallerde sorumluluk tümüyle kusurlu tarafa aittir. Bu durumda kusursuz zarar gören, uğradığı zararın tamamını kusurlu taraftan isteyebilir. Kusursuz tarafın tazminatında müterafik kusur nedeniyle bir indirim yapılmaz, çünkü zararın doğmasında ya da artmasında kendi kusuru bulunmamaktadır. Ancak burada zararın miktarının doğru belirlenmesi önem taşır. Aracın onarım gideri, değer kaybı, varsa bedensel zarar ve iş göremezlik kayıpları ayrı ayrı hesaplanır. Ölümlü ya da yaralanmalı kazalarda ise destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat da gündeme gelir. Tam kusur durumunda dahi, zararın kalemlerinin eksiksiz ortaya konulması alınacak tazminatı belirler.
 

SİGORTA HANGİ ZARARLARI KARŞILAR?
Trafik kazalarında zararın bir kısmı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında karşılanır. Bu sigorta, aracın işletilmesinden doğan ve üçüncü kişilere verilen zararları belirli sınırlar içinde güvence altına alır. Karşı tarafın aracına verilen zarar, bedensel zararlar ve ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak sigortanın karşıladığı tutar poliçe limitiyle sınırlıdır ve manevi tazminat kural olarak bu sigortanın kapsamı dışındadır. Kasko sigortası ise farklı bir güvence sağlar ve sigortalının kendi aracındaki zararı kapsar. Sigortadan karşılanmayan ya da limiti aşan zararlar için kusurlu tarafa doğrudan başvurulması gündeme gelir. Bu nedenle hangi zararın hangi güvence kapsamında olduğunun belirlenmesi, sürecin doğru yürütülmesini sağlar.
 

KUSUR TESPİTİNE İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ?
Edilebilir. Kaza tespit tutanağındaki ilk değerlendirme ya da bilirkişi raporundaki kusur oranı, tarafları kesin olarak bağlayan nihai bir tespit değildir. Taraflar, kusur değerlendirmesine karşı itirazlarını ileri sürebilir ve gerekçelerini ortaya koyabilir. Mahkeme, itiraz üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir ya da mevcut raporu diğer delillerle birlikte yeniden değerlendirebilir. Kusur oranının takdiri nihai olarak hâkime ait olduğundan, tek bir raporun sonucu belirlediği düşünülmemelidir. Bu nedenle kusur değerlendirmesinin hatalı olduğu düşünülüyorsa, buna ilişkin itirazın gerekçeli biçimde ve delillere dayandırılarak ileri sürülmesi gerekir. Kazanın oluş şeklini gösteren görüntü kayıtları, tanık beyanları ve teknik veriler bu aşamada belirleyici olabilir.
 

ÖLÜMLÜ VE YARALANMALI KAZALARDA HANGİ TALEPLER DOĞAR?
Ölümlü ya da yaralanmalı kazalarda talepler, maddi hasarlı kazalara göre çok daha kapsamlıdır. Yaralanma halinde tedavi giderleri, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve iyileşme sürecinde uğranılan gelir kaybı maddi tazminat kapsamındadır. Kalıcı bir sakatlık doğmuşsa, çalışma gücü kaybının oranı belirlenerek sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanır. Ölüm halinde ise Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine göre cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar istenebilir. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağlığında destek verdiği kişilerin bu destekten mahrum kalması nedeniyle doğar. Bütün bu maddi taleplerin yanında, yaralanan kişi ya da ölenin yakınları manevi tazminat da talep edebilir. Bu taleplerin her biri ayrı hesaplama ve ispat gerektirdiğinden, kaza sonrası sürecin bütün boyutlarıyla değerlendirilmesi gerekir.
 

Trafik kazasında kusur oranı, hem kimin hem de ne kadar tazminat ödeyeceğini belirleyen temel unsurdur. Kusur tespiti bilirkişi aracılığıyla yapılsa da nihai takdir hâkime aittir ve rapora itiraz mümkündür. Zarar görenin kendi kusuru, müterafik kusur olarak tazminattan indirim sebebidir. Kusurun ve zararın doğru belirlenmesi teknik bir süreç olduğundan, bir trafik kazasının ardından tazminat hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek almak yerinde olur.

27.07.2026 90 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim