Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu Nedir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu Nedir?

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu Nedir?
 

Bandırma, Erdek ve Biga'da birden fazla kişinin bir araya gelerek suç işlediği iddiasıyla karşılaşanlar, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunu merak eder. Bu suç, örgütlü suçlulukla mücadele amacıyla düzenlenmiştir. Bu yazıda suçun ne olduğu, örgütün varlığı için gereken şartlar ve cezaları genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
 

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA NEDİR?
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla bir örgüt oluşturulmasıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi bu suçu düzenler. Bu suçun temelinde, birden fazla kişinin süreklilik taşıyan ve belirli bir amaç etrafında örgütlenmiş bir yapı oluşturması yatar. Önemli olan, kişilerin yalnızca bir kez bir araya gelmesi değil, suç işlemek amacıyla kalıcı bir yapı kurmalarıdır. Bu suçta korunan değer, kamu güvenliği ve toplum düzenidir. Çünkü örgütlü suçluluk, tek başına işlenen suçlara göre çok daha büyük bir tehlike oluşturur. Bir örgütün varlığı, üyelerini suç işlemeye teşvik eder ve suçların daha planlı ve etkili biçimde işlenmesine yol açar. Bu nedenle kanun, henüz somut bir suç işlenmeden önce bile, suç işlemek amacıyla örgüt kurulmasını başlı başına bir suç olarak düzenlemiştir. Yani örgütün kurulması, kendisi bir suçtur ve ayrıca örgütün işlediği suçlardan bağımsız olarak cezalandırılır. Bu yönüyle örgüt kurma suçu, hazırlık niteliğindeki bir yapılanmayı dahi cezalandıran özel bir düzenlemedir. Suçun oluşup oluşmadığı, örgütün gerçek anlamda kurulup kurulmadığına göre belirlenir. Bu değerlendirme, olayın somut koşullarına göre yapılır.
 

ÖRGÜTÜN VARLIĞI İÇİN HANGİ ŞARTLAR GEREKİR?
Her birliktelik ya da suç ortaklığı, örgüt olarak kabul edilmez. Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi, örgütün varlığı için belirli şartlar öngörmüştür. Öncelikle, örgütün varlığından söz edilebilmesi için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. İki kişinin bir araya gelmesi, örgüt oluşturmaz. Bunun yanında, örgütün yapısının, sahip olduğu üye sayısının, araç ve gereçlerinin amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması aranır. Yani örgütün, hedeflediği suçları gerçekleştirebilecek bir yapıya ve güce sahip olması gerekir. Ayrıca örgütte belirli bir süreklilik ve hiyerarşik ilişki bulunması beklenir. Kişilerin geçici olarak ve tek bir suç için bir araya gelmesi, örgüt değil, olsa olsa suç ortaklığı oluşturur. Bu ayrım son derece önemlidir, çünkü örgüt kurma suçu ile birden fazla kişinin birlikte suç işlemesi farklı sonuçlar doğurur. Örgütün varlığı için gereken bu şartların bulunup bulunmadığı, olayın somut koşullarına göre değerlendirilir. Yapının sürekliliği, üye sayısı, aralarındaki ilişki ve amaçlanan suçları işlemeye elverişliliği bu değerlendirmede rol oynar. Bu nedenle bir olayda örgütün gerçekten var olup olmadığının doğru belirlenmesi, hem suçun niteliğini hem de verilecek cezayı doğrudan etkiler.
 

ÖRGÜT KURMA, YÖNETME VE ÜYE OLMANIN CEZASI NEDİR?
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunda ceza, kişinin örgüt içindeki konumuna göre değişir. Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesine göre, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Örgütü kuran ve yöneten kişiler, örgütün en ağır sorumluluğunu taşır. Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Görüldüğü gibi örgüt üyesi olmanın cezası, örgütü kurmaya ya da yönetmeye göre daha hafiftir. Kanun ayrıca, örgütün silahlı olması halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağını öngörmüştür. Silahlı örgüt, toplum için daha büyük bir tehlike oluşturduğundan, ceza da ağırlaşır. Bu düzenlemeler, kişinin örgüt içindeki rolüne ve örgütün niteliğine göre farklı ağırlıkta ceza öngörür. Bu nedenle bir olayda kişinin örgütü kuran, yöneten ya da yalnızca üye olan konumunda bulunup bulunmadığının belirlenmesi, cezanın kapsamı bakımından belirleyicidir. Kişinin örgütle ilişkisinin niteliği, verilecek cezayı doğrudan etkiler. Bu nedenle her kişinin durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
 

ÖRGÜTE YARDIM VE PROPAGANDA SUÇ MUDUR?
Suç örgütüyle ilişki, yalnızca örgüt kurmak, yönetmek ya da üye olmakla sınırlı değildir. Kanun, örgüte dışarıdan katkı sağlayan davranışları da cezalandırır. Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesine göre, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Yani örgüte resmi olarak üye olmasa bile, ona bilerek yardım eden kişi üye gibi sorumlu tutulabilir. Ancak bu kişiye verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre belirli bir oranda indirilebilir. Bunun yanında, örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek ya da övecek biçimde propagandasını yapan kişi de cezalandırılır. Bu suç için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür ve suçun basın yayın yoluyla işlenmesi halinde ceza artırılır. Bu düzenlemeler, örgütlü suçlulukla mücadeleyi yalnızca örgüt üyeleriyle sınırlı tutmayıp, örgüte destek sağlayan davranışları da kapsayacak biçimde genişletir. Bu nedenle bir kişinin örgütle ilişkisi değerlendirilirken, yalnızca üyelik değil, yardım ve propaganda gibi davranışlar da göz önünde bulundurulur. Her davranışın niteliği, uygulanacak hükmü ve cezayı belirler. Bu nedenle olayın bütün yönleriyle incelenmesi gerekir.
 

ÖRGÜT FAALİYETİYLE İŞLENEN SUÇLAR NASIL CEZALANDIRILIR?
Suç örgütü kurma suçunun önemli bir yönü, örgütün işlediği suçlarla olan ilişkisidir. Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesine göre, örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur. Yani örgüt kurma ya da üye olma suçu ile örgütün işlediği somut suçlar birbirinden bağımsız olarak cezalandırılır. Bir kişi hem örgüt üyesi olmaktan hem de örgüt adına işlediği suçlardan ayrı ayrı sorumlu tutulabilir. Bu düzenleme, örgütlü suçluluğun ağır sonuçlarını yansıtır. Ayrıca örgüt yöneticileri bakımından özel bir sorumluluk öngörülmüştür. Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan da fail olarak sorumlu tutulabilir. Son dönemde yapılan bir değişiklikle, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine verilecek cezanın artırılacağı da düzenlenmiştir. Bu, örgütlerin çocukları suçta kullanmasını önlemeye yönelik bir tedbirdir. Görüldüğü gibi suç örgütü kurma suçu, hem örgütlenmenin kendisini hem de örgüt aracılığıyla işlenen suçları kapsayan geniş bir sorumluluk doğurur. Bu nedenle örgütle ilgili bir olayda, hem örgütlenmenin hem de işlenen suçların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme, kişinin toplam sorumluluğunu belirler.

22.09.2026 64 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim