Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Senetle (Bono ve Çek) İcra Takibi ve Kambiyo Takibi Nedir?
Çanakkale, Biga ve Ezine'de ticari ilişkileri olan kişilerin elinde çoğu zaman çek ya da senet bulunur. Bu belgelere dayanan alacaklar için kanun, daha hızlı işleyen özel bir takip yolu öngörmüştür. Bu yazıda kambiyo senetlerine özgü takibin ne olduğu, olağan takipten farkları ve borçlunun bu takipteki durumu ele alınmaktadır.
KAMBİYO SENEDİYLE TAKİP HANGİ HALLERDE YAPILIR?
Kambiyo senetleri, çek, bono ve poliçeden oluşan özel nitelikli değerli evraktır. İcra ve İflas Kanunu'nun 167. maddesine göre alacağı çek, poliçe ya da bonoya dayanan alacaklı, bu senetlere özgü haciz yoluyla takip yapabilir. Borçlu iflasa tabi kişilerden ise iflas yoluyla da takip mümkündür. Bu yola başvurabilmek için elde geçerli bir kambiyo senedinin bulunması ve senedin kambiyo senedi vasfını taşıması gerekir. Alacaklı, takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar örneğini eklemek zorundadır. Bu takip yolu, yalnızca kambiyo senedine dayanan alacaklar için kullanılabilir. Senedin geçerlilik şartlarını taşımaması halinde bu özel yoldan yararlanılamaz. Bu nedenle takibe başlamadan önce senedin geçerliliği dikkatle değerlendirilmelidir.
KAMBİYO TAKİBİNİN OLAĞAN TAKİPTEN FARKI NEDİR?
Kambiyo senetlerine özgü takibin en belirgin özelliği hızıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 168. maddesine göre bu takipte borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcun on gün içinde ödenmesi ve senede ya da borca itirazın beş gün içinde icra mahkemesine yapılması gerektiği bildirilir. Olağan ilamsız takipte itiraz doğrudan icra dairesine yapılırken, kambiyo takibinde itiraz icra mahkemesine yapılır. Bu farkın önemli bir sonucu vardır. İcra ve İflas Kanunu'nun 169. maddesine göre borca itiraz, satış dışındaki icra takip işlemlerini durdurmaz. Yani borçlu itiraz etse bile takip kural olarak işlemeye devam eder. Bu özellik, kambiyo takibini alacaklı bakımından daha güçlü bir yol haline getirir. Alacaklının elindeki senet, sürecin hızlı ilerlemesini sağlar.
BORÇLU KAMBİYO TAKİBİNDE NASIL İTİRAZ EDER?
Kambiyo takibinde borçlunun hakları da kanunla güvence altına alınmıştır. Borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa bunu beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir. Aynı şekilde borçlu olmadığını, borcun ödendiğini, kendisine süre tanındığını ya da alacağın zamanaşımına uğradığını da beş gün içinde icra mahkemesine bildirebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 169. maddesi ve devamı hükümlerine göre icra mahkemesi, itiraz sebeplerini incelemek için tarafları duruşmaya çağırır. Ancak itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. Borçlunun takibi durdurabilmesi için, itirazını güçlü belgelerle desteklemesi ya da mahkemeden ayrıca durdurma kararı alması gerekir. Bu nedenle kambiyo takibinde borçlunun sürelere ve usule özenle uyması büyük önem taşır. Kaçırılan beş günlük süre, borçlunun savunma imkanını daraltır.
SENEDİN GEÇERSİZLİĞİ TAKİBİ NASIL ETKİLER?
Kambiyo takibinin dayandığı senedin geçerli olması esastır. Eğer takibe konu edilen belge kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa, borçlu bunu beş gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluyla ileri sürebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 168. maddesi, bu şikayet imkanını borçluya tanımıştır. Senedin zorunlu unsurları taşımaması, örneğin bono ya da çekte bulunması gereken kayıtların eksik olması, senedi kambiyo senedi olmaktan çıkarabilir. Bu durumda alacaklı, kambiyo takibinin sağladığı hız ve güçten yararlanamaz. Ancak senedin kambiyo vasfını yitirmesi, her zaman alacağın tümüyle ortadan kalktığı anlamına gelmez. Alacaklı, bu kez olağan yollara başvurarak alacağını takip edebilir. Bu nedenle bir alacağın kambiyo senedine bağlanması sırasında senedin geçerlilik şartlarına uyulması, ileride yaşanabilecek hak kayıplarını önler.
BORÇLU ÖDEME YAPARSA SÜREÇ NASIL SONA ERER?
Kambiyo senetlerine özgü takipte borçlu, borcunu ödediğinde süreç sona erer. Borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödenmesi ihtar edilir. Borçlu bu süre içinde ödeme yaparsa takip amacına ulaşmış olur ve sonlanır. Ödemenin usulüne uygun biçimde, ödeme emrinde gösterilen icra dairesine ait hesaba yapılması önemlidir. Borçlu, ödemeyi yaptığına ilişkin belgeleri saklamalıdır. Çünkü ödemeye rağmen takibin sürdürülmeye çalışılması halinde, borçlu bu belgelerle ödemenin gerçekleştiğini ortaya koyabilir. Borç kısmen ödenirse, takip yalnızca kalan bölüm için devam eder. Borçlu, borcu olmadığını ya da borcun daha önce ödendiğini düşünüyorsa, bunu kanunda öngörülen süre içinde icra mahkemesine bildirebilir. Ödeme yapılmadan takibin sürdürülmesi durumunda ise, takip haciz ve satış aşamalarıyla devam eder. Bu nedenle borçlunun, borcunu ödemek istiyorsa süreye dikkat etmesi gerekir. Süresi içinde yapılan ödeme, hem faiz ve masrafların artmasını önler hem de haciz gibi ağır sonuçların doğmasının önüne geçer. Borçlu açısından en sağlıklı yol, borcun gerçekten var olup olmadığını değerlendirdikten sonra hareket etmektir. Gerçekten borçlu olan bir kişinin süresinde ödeme yapması, sürecin uzamasını ve masrafların büyümesini engeller. Alacaklı açısından ise ödeme, alacağın tahsili anlamına geldiğinden sürecin en olumlu sonucudur. Böylece taraflar arasındaki uyuşmazlık, daha ağır aşamalara geçmeden çözülmüş olur.
Kambiyo senetlerine özgü takip, çek ve senede dayanan alacaklar için tanınmış hızlı ve etkili bir yoldur. Borca itirazın takibi kural olarak durdurmaması, bu yolu alacaklı bakımından güçlü kılar. Buna karşılık borçlu için de kısa itiraz süreleri ve icra mahkemesine başvuru imkanı bulunur. Sürecin sağlıklı ilerlemesi, hem senedin geçerliliğine hem de tarafların sürelere uymasına bağlıdır. Elindeki senedin türü ve durumu, alacaklının hangi yolu ne kadar hızlı işletebileceğini doğrudan etkiler. Bu nedenle senede dayanan bir alacakta, takibe geçmeden önce belgenin durumunun gözden geçirilmesi yerinde olur. Senede dayanan bir alacakta hız büyük bir avantaj olsa da, bu avantajın korunması usule ve sürelere uyulmasına bağlıdır. Somut bir uyuşmazlıkta izlenecek yol, senedin niteliğine ve olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
14.09.2026 28 Av. Can KİLERCİOĞLU