Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Re'sen ve İkmalen Vergi Tarhiyatı
Çanakkale, Bursa ve Bandırma bölgesinde vergi tarhiyatı ve vergi davalarında mükelleflere hukuki destek sunmaktayız. Vergi idaresi, bazı durumlarda mükellefin beyanı dışında vergi tarh edebilir. Bu yazıda re'sen ve ikmalen tarhiyatın ne olduğu, farkları ve mükellefin hakları ele alınmaktadır.
TARHİYAT NEDİR?
Tarhiyat, vergi borcunun idarece hesaplanarak mükellef adına belirlenmesidir. Kural olarak vergi, mükellefin beyanı üzerine tarh edilir. Ancak bazı durumlarda idare, beyan dışında da vergi tarh edebilir.
Mükellefin hiç beyan vermediği ya da eksik beyanda bulunduğu durumlarda idare devreye girer. Bu durumlarda verginin idarece belirlenmesi gerekir. İşte bu noktada re'sen ve ikmalen tarhiyat gündeme gelir.
Re'sen ve ikmalen tarhiyat, beyan esasının istisnalarıdır. Her ikisi de idarenin verginin doğru belirlenmesini sağlamaya yöneliktir. Ancak koşulları ve işleyişleri farklıdır.
İKMALEN TARHİYAT NEDİR?
İkmalen tarhiyat, daha önce tarh edilmiş bir verginin, sonradan ortaya çıkan bir matrah farkı üzerinden tamamlanmasıdır. Vergi Usul Kanunu'nun 29. maddesi bu tarhiyatı düzenler. İkmalen tarhiyat, defter, kayıt ve belgelere dayanan bir matrah farkına dayanır.
Yani ikmalen tarhiyatta, mevcut bir beyan ya da tarhiyat bulunur. Sonradan tespit edilen bir fark, bu tarhiyata eklenir. Bu fark, somut belge ve kayıtlara dayanmalıdır.
İkmalen tarhiyat, matrah farkının açık biçimde ortaya konmasına bağlıdır. Bu nedenle idarenin, farkın dayanağını göstermesi gerekir. Aksi halde tarhiyat tartışmalı hale gelir.
RE'SEN TARHİYAT NEDİR?
Re'sen tarhiyat, matrahın defter ve belgelere dayanılarak belirlenemediği durumlarda, idarece takdir yoluyla vergi tarh edilmesidir. Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesi bu tarhiyatı düzenler. Re'sen tarhiyat, çoğu zaman takdir komisyonu kararına ya da vergi inceleme raporuna dayanır.
Mükellefin hiç beyan vermemesi, defter tutmaması ya da kayıtların matrahı belirlemeye elverişli olmaması re'sen tarhiyata yol açar. Bu durumlarda matrah, takdir yoluyla belirlenir. Takdir, belirli ölçütlere göre yapılır.
Re'sen tarhiyatta matrahın nasıl belirlendiği önem taşır. Takdirin keyfi olmaması, somut verilere dayanması gerekir. Bu nedenle re'sen tarhiyatın dayanağı dikkatle incelenmelidir.
TAKDİR KOMİSYONU VE İNCELEME RAPORU NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Re'sen tarhiyatta matrah, çoğu zaman takdir komisyonu tarafından belirlenir. Takdir komisyonu, matrahı belirli verilere dayanarak takdir eder. Bu takdirin dayanağının bulunması gerekir.
Danıştay 4. Dairesinin uygulamasına göre, re'sen takdir olunan matrah üzerinden yapılan tarhiyata ilişkin ihbarnameye, takdir komisyonu kararı yanında dayanağı vergi inceleme raporlarının da eklenerek mükellefe tebliğ edilmesi gerekir. Böylece mükellef, tarhiyatın nedenini ve hesaplama biçimini öğrenebilir. Bu tebliğ, mükellefin savunma hakkı bakımından önem taşır.
Dayanak belgelerin tebliğ edilmemesi, mükellefin haklarını kullanmasını engelleyebilir. Bu durum, tarhiyatı sakatlayabilir. Bu nedenle tebligatın usulüne uygun yapılması önemlidir.
TARHİYATA KARŞI HANGİ YOLLAR VARDIR?
Re'sen ya da ikmalen tarhiyatla karşılaşan mükellefin çeşitli yolları bulunur. Mükellef, tarhiyata karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Dava, tarhiyatın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle açılır.
Bunun yanında, dava öncesinde uzlaşma gibi idari yollar da gündeme gelebilir. Uzlaşma, verginin ve cezanın bir kısmının idari aşamada çözülmesine imkan tanıyabilir. Hangi yolun seçileceği somut duruma göre belirlenir.
Tarhiyatla birlikte çoğu zaman vergi ziyaı cezası da uygulanır. Bu nedenle hem tarhiyatın hem de cezanın birlikte değerlendirilmesi gerekir. Her ikisinin dayanağı ayrı ayrı incelenmelidir.
MÜKELLEF NELERE DİKKAT ETMELİDİR?
Re'sen ve ikmalen tarhiyatta en önemli konu, tarhiyatın dayanağının incelenmesidir. Matrah farkının ya da takdirin somut verilere dayanıp dayanmadığı değerlendirilmelidir. Dayanağı zayıf bir tarhiyat tartışmalı hale gelir.
Ayrıca ihbarname ve dayanak belgelerin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği önemlidir. Tebligattaki eksiklikler, mükellefin haklarını etkileyebilir. Bu nedenle tebligat süreci de incelenmelidir.
Dava açma süresine de dikkat edilmelidir. Tarhiyata karşı öngörülen süre içinde dava açılmalıdır. Sürenin kaçırılması dava hakkının kaybına yol açar.
Bu nedenle re'sen ya da ikmalen tarhiyatla karşılaşan mükellefin süreci baştan doğru değerlendirmesi gerekir. Tarhiyatın dayanağı, tebligat ve süreler birlikte gözetilmelidir. Sürecin bilinçli yürütülmesi belirleyicidir.
RE'SEN VE İKMALEN TARHİYAT ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Re'sen ve ikmalen tarhiyat, beyan dışında yapılan tarhiyat türleridir, ancak koşulları farklıdır. İkmalen tarhiyat, mevcut bir tarhiyata sonradan ortaya çıkan bir matrah farkının eklenmesidir. Bu fark, defter ve belgelere dayanır.
Re'sen tarhiyat ise matrahın defter ve belgelere dayanılarak belirlenemediği durumlarda, takdir yoluyla yapılır. Yani ikmalen tarhiyatta somut belgeye dayalı bir fark, re'sen tarhiyatta ise takdir söz konusudur. Bu fark, iki türü birbirinden ayırır.
Hangi tarhiyat türünün söz konusu olduğunun doğru belirlenmesi önemlidir. Çünkü her birinin dayanağı ve denetim biçimi farklıdır. Bu nedenle tarhiyatın niteliği dikkatle incelenmelidir.
TARHİYATTA UZLAŞMA YOLU NASIL İŞLER?
Re'sen ya da ikmalen tarhiyatla karşılaşan mükellef, dava yoluna gitmeden önce uzlaşma yolunu değerlendirebilir. Uzlaşma, verginin ve cezanın bir kısmının idari aşamada çözülmesine imkan tanıyabilir. Bu yol, sürecin daha hızlı sonuçlanmasını sağlayabilir.
Uzlaşmanın sağlanması halinde, üzerinde anlaşılan tutar kesinleşir. Uzlaşma sağlanamazsa mükellefin dava açma hakkı devam eder. Bu nedenle uzlaşma ile dava yolları birlikte değerlendirilmelidir.
Hangi yolun uygun olduğu, tarhiyatın dayanağına ve mükellefin durumuna göre belirlenir. Tarhiyatın açıkça hukuka aykırı olduğu hallerde dava, ödeme kolaylığı arandığı hallerde uzlaşma öne çıkabilir. Bu tercih dikkatle yapılmalıdır.
VERGİ ZİYAI CEZASI NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Re'sen ve ikmalen tarhiyatla birlikte çoğu zaman vergi ziyaı cezası da uygulanır. Bu ceza, verginin zamanında tahakkuk etmemesi nedeniyle uygulanır. Cezanın dayanağı, tarhiyatın dayanağıyla bağlantılıdır.
Tarhiyatın hukuka aykırı bulunması, çoğu zaman cezayı da etkiler. Bu nedenle hem tarhiyatın hem de cezanın birlikte değerlendirilmesi gerekir. Her ikisinin dayanağı ayrı ayrı incelenmelidir.
Bu nedenle tarhiyatla karşılaşan mükellefin, vergi aslı ile cezayı birlikte gözetmesi gerekir. Cezanın koşullarının gerçekte oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme, ödenecek tutarı doğrudan etkiler.