Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Kötü Niyet Tazminatı Nedir?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Kötü Niyet Tazminatı Nedir?

Kötü Niyet Tazminatı Nedir?
 

Bandırma, Erdek ve Biga'da iş sözleşmesi kötü niyetle sona erdirilen işçiler, kötü niyet tazminatını merak eder. Kötü niyet tazminatı, özellikle iş güvencesi kapsamı dışındaki işçileri koruyan bir tazminattır. Bu yazıda kötü niyet tazminatının ne olduğu, kimlerin talep edebileceği ve nasıl belirlendiği genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
 

KÖTÜ NİYET TAZMİNATI NEDİR?
Kötü niyet tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından kötü niyetle sona erdirilmesi halinde işçiye ödenen bir tazminattır. İş Kanunu'nun 17. maddesi bu tazminatı düzenler. İş sözleşmesinin feshinde, işverenin fesih hakkını dürüstlük kurallarına aykırı biçimde ve kötü niyetle kullanması, bu tazminatın doğmasına yol açar. Örneğin işçinin işverene karşı bir hakkını kullanması ya da bir şikayette bulunması üzerine, bunun karşılığında işten çıkarılması, kötü niyetli fesih olarak değerlendirilebilir. Kötü niyet tazminatının amacı, işverenin fesih hakkını bir kötüye kullanma aracına dönüştürmesini engellemektir. Çünkü fesih hakkı, dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmalıdır. Bu tazminat, özellikle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan işçiler bakımından önem taşır. İş güvencesi kapsamındaki işçiler, haksız feshe karşı işe iade davası açabilirken, bu kapsam dışındaki işçiler için kötü niyet tazminatı önemli bir koruma sağlar. Bu nedenle kötü niyet tazminatı, iş güvencesinden yararlanamayan işçilerin kötü niyetli fesihlere karşı korunmasını amaçlayan bir kurumdur. Tazminatın doğması, feshin kötü niyetle yapılmış olmasına bağlıdır. Bu değerlendirme, olayın somut koşullarına göre yapılır.
 

KİMLER KÖTÜ NİYET TAZMİNATI TALEP EDEBİLİR?
Kötü niyet tazminatı, kural olarak iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan işçiler bakımından gündeme gelir. İş Kanunu, belirli koşulları taşıyan işçilere iş güvencesi sağlar ve bu işçiler haksız feshe karşı işe iade davası açabilir. İş güvencesinden yararlanmanın koşullarından biri, işyerinde belirli sayıda işçi çalışması ve işçinin belirli bir kıdeme sahip olmasıdır. Bu koşulları taşımayan işçiler ise iş güvencesi kapsamı dışında kalır. İşte kötü niyet tazminatı, bu kapsam dışındaki işçileri korur. İş Kanunu'nun 17. maddesine göre, iş güvencesi hükümlerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda, işçiye kötü niyet tazminatı ödenir. Yani iş güvencesinden yararlanamayan bir işçi, sözleşmesi kötü niyetle feshedildiğinde bu tazminatı talep edebilir. Bu düzenleme, iş güvencesi kapsamındaki ve dışındaki işçiler arasında bir denge kurar. İş güvencesi kapsamındaki işçi işe iade davası açabilirken, kapsam dışındaki işçi kötü niyet tazminatıyla korunur. Bu nedenle kötü niyet tazminatı talep edilebilmesi için, işçinin iş güvencesi kapsamı dışında olması ve feshin kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Bu koşullar, olayın niteliğine göre değerlendirilir.
 

HANGİ HALLERDE GÜNDEME GELİR?
Kötü niyet tazminatının doğması için, feshin kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Kötü niyetli fesih, işverenin fesih hakkını dürüstlük kurallarına aykırı biçimde kullanmasıdır. Bu durum, çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Örneğin işçinin, işvereni hakkında yetkili makamlara şikayette bulunması ya da işvereni aleyhine bir dava açması üzerine işten çıkarılması, kötü niyetli fesih olarak değerlendirilebilir. Aynı şekilde, işçinin kendisine tanınan yasal bir hakkı kullanması nedeniyle işten çıkarılması da bu kapsamda görülebilir. Kötü niyetli feshin temelinde, işverenin işçiyi bir hakkını kullandığı ya da meşru bir davranışta bulunduğu için cezalandırma amacı yatar. Bu tür fesihler, fesih hakkının amacına aykırı biçimde kullanılması anlamına gelir. Ancak feshin kötü niyetli olduğunun ileri sürülmesi yeterli değildir, bu durumun ortaya konması gerekir. İşçinin, feshin kötü niyetle yapıldığını gösteren olguları ve delilleri sunabilmesi önemlidir. Kötü niyetin varlığı, olayın somut koşullarına göre değerlendirilir. Feshin gerçek sebebi, feshin zamanlaması ve olayın gelişimi bu değerlendirmede rol oynar. Bu nedenle kötü niyet tazminatı talebinde, feshin kötü niyetle yapıldığını ortaya koyacak delillerin önem taşıdığı unutulmamalıdır. Bu deliller, talebin sonucunu doğrudan etkiler.
 

KÖTÜ NİYET TAZMİNATININ MİKTARI NASIL BELİRLENİR?
Kötü niyet tazminatının miktarı, kanunda belirli bir ölçüte bağlanmıştır. İş Kanunu'nun 17. maddesine göre, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye, bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Yani kötü niyet tazminatı, işçinin kıdemine göre belirlenen bildirim süresinin üç katı esas alınarak hesaplanır. Bildirim süreleri, işçinin çalıştığı süreye göre değişir ve kıdem arttıkça uzar. Bu nedenle kötü niyet tazminatının tutarı da işçinin kıdemine bağlı olarak değişir. Kanun ayrıca, fesih için bildirim şartına da uyulmamışsa, ayrıca bildirim süresine ilişkin tazminatın da ödenmesi gerektiğini öngörür. Yani kötü niyetle ve bildirim şartına uyulmadan yapılan bir fesihte, işçi hem kötü niyet tazminatını hem de ihbar tazminatını talep edebilir. Bu tazminatların hesabında, işçinin çıplak ücretine ek olarak kendisine sağlanan diğer menfaatler de göz önünde tutulur. Bu nedenle kötü niyet tazminatının doğru hesaplanması, işçinin kıdeminin ve ücretinin doğru belirlenmesine bağlıdır. Tazminatın miktarı, bu unsurlara göre belirlenir. Bu nedenle kötü niyet tazminatı talebinde, hem feshin kötü niyetle yapıldığının hem de tazminata esas alınacak sürelerin ve ücretin doğru ortaya konması önem taşır. Bu belirleme, işçinin alacağını doğrudan etkiler.
 

KIDEM VE İHBAR TAZMİNATINDAN FARKI NEDİR?
Kötü niyet tazminatı, iş hukukundaki diğer tazminatlarla karıştırılmamalıdır. Özellikle kıdem ve ihbar tazminatından farklıdır ve bunlarla birlikte gündeme gelebilir. Kıdem tazminatı, işçinin belirli koşullarla iş ilişkisinin sona ermesi halinde, çalıştığı süreye bağlı olarak hak kazandığı bir tazminattır. İhbar tazminatı ise iş sözleşmesinin bildirim sürelerine uyulmadan feshedilmesi durumunda ödenir. Kötü niyet tazminatı ise bunlardan farklı olarak, feshin kötü niyetle yapılmış olmasına dayanır. Yani kötü niyet tazminatının temelinde, işverenin fesih hakkını dürüstlük kurallarına aykırı biçimde kullanması yatar. Bu tazminatlar, birbirinin yerine geçmez. Bir işçi, koşulları taşıyorsa hem kıdem tazminatı hem ihbar tazminatı hem de kötü niyet tazminatını birlikte talep edebilir. Örneğin kötü niyetle ve bildirim şartına uyulmadan işten çıkarılan kıdemli bir işçi, bu üç tazminatı da isteyebilir. Bu nedenle kötü niyet tazminatı, işçinin diğer haklarına ek olarak talep edilebilen özel bir tazminattır. İşçinin bu haklardan hangilerine sahip olduğu, iş ilişkisinin ve feshin koşullarına göre belirlenir. Bu nedenle iş sözleşmesi kötü niyetle sona erdirilen bir işçinin, kötü niyet tazminatının yanında kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer haklarını da birlikte değerlendirmesi yerinde olur. Bu değerlendirme, işçinin toplam alacağını doğrudan etkiler. Bu nedenle bütün hakların birlikte ele alınması önemlidir.

22.09.2026 26 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim