Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.
Karşılıksız Çek ve Sonuçları Nedir?
Bandırma, Balıkesir ve Gönen'de ticari ilişkilerinde çek kullanan esnaf ve işletmeler, karşılıksız çıkan bir çekin sonuçlarını merak eder. Karşılıksız çek, hem cezai hem de mali sonuçlar doğuran önemli bir konudur. Bu yazıda karşılıksız çekin ne olduğu, cezası, çek yasağı ve sürecin nasıl işlediği genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
KARŞILIKSIZ ÇEK NEDİR?
Çek, ödeme aracı olarak kullanılan kıymetli bir evraktır. Çekin karşılıksız çıkması, çekin bankaya ibraz edildiği anda hesapta çek bedelini karşılayacak yeterli para bulunmamasıdır. Bu durumda banka, çek üzerine karşılıksızdır işlemi yapar. Çek Kanunu'nun 5. maddesi, bu duruma sebebiyet veren kişinin sorumluluğunu düzenler. Karşılıksız çekte, çeki düzenleyen kişinin hesabında yeterli karşılığı bulundurmakla yükümlü olmasına rağmen bunu sağlamaması söz konusudur. Çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya sunulması ve bu sırada karşılığının bulunmaması, karşılıksız çek sonucunu doğurur. Bu nedenle çekin ne zaman ve nasıl ibraz edildiği önemlidir. Karşılıksız çek, ticari hayatta güveni zedeleyen bir durum olduğu için kanun buna belirli sonuçlar bağlamıştır. Çeki elinde bulunduran ve ödeme alamayan kişi, yani hamil, kanunun tanıdığı yollara başvurabilir. Karşılıksız çekin sonuçları hem cezai hem de mali boyut taşır. Bu nedenle çek kullanan kişilerin, çekin karşılığını zamanında bulundurmanın önemini bilmesi gerekir. Karşılığı bulunmayan bir çek, düzenleyen bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu sonuçların kapsamı, olayın koşullarına göre belirlenir.
KARŞILIKSIZ ÇEKİN CEZASI NEDİR?
Karşılıksız çek, belirli koşullarda cezai sorumluluk doğurur. Çek Kanunu'nun 5. maddesine göre, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Bu ceza, doğrudan hapis cezası değil, adli para cezasıdır. Ancak hükmedilecek adli para cezasının, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı da kanunda belirtilmiştir. Yani ceza belirlenirken, karşılıksız kalan tutar bir alt sınır olarak dikkate alınır. Cezanın uygulanabilmesi için hamilin şikayette bulunması gerekir, çünkü bu suç şikayete bağlıdır. Bunun yanında, bu suç bakımından ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar uygulanmaz. Bu durum, karşılıksız çekin sonuçlarının hafife alınmaması gerektiğini gösterir. Ceza, çeki düzenleyen kişinin yanı sıra, çekin bir şirket adına düzenlenmesi halinde ilgili yetkilileri de kapsayabilir. Bu nedenle karşılıksız çek, hem gerçek kişileri hem de şirket yetkililerini etkileyen bir sorumluluk doğurur. Bu sonuçların kapsamı, olayın niteliğine göre değerlendirilir.
ŞİKAYET SÜRESİ VE YETKİLİ MAHKEME NEDİR?
Karşılıksız çek nedeniyle cezai sürecin başlatılabilmesi için, hamilin belirli bir süre içinde şikayette bulunması gerekir. Bu suç şikayete bağlı olduğundan, şikayet hakkının süresinde kullanılması önemlidir. Sürenin kaçırılması, şikayet hakkının kullanılamaz hale gelmesine yol açabilir. Bu nedenle karşılıksızdır işlemi yapıldıktan sonra, hamilin sürece zamanında başlaması gerekir. Yetkili mahkeme bakımından da özel bir düzenleme bulunur. Çek Kanunu'nun 5. maddesine göre, karşılıksız çekle ilgili davalar icra mahkemesinde görülür. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği ya da çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya hesap sahibinin yahut şikayetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülebilir. Bu esneklik, hamilin süreci kendisi için uygun bir yerde yürütmesine imkan tanır. Yargılamada, icra mahkemesine özgü belirli usul kuralları uygulanır. Bu nedenle karşılıksız çek sürecinde hem şikayet süresine hem de yetkili mahkemeye dikkat edilmesi gerekir. Sürecin doğru yerde ve zamanında başlatılması, hamilin haklarını koruması bakımından belirleyicidir. Bu usul kurallarına uyulmaması, sürecin sonuçsuz kalmasına yol açabilir.
ÇEK DÜZENLEME VE HESAP AÇMA YASAĞI NEDİR?
Karşılıksız çekin en önemli sonuçlarından biri, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağıdır. Çek Kanunu'nun 5. maddesine göre, karşılıksız çeke sebebiyet veren kişi hakkında mahkeme, adli para cezasının yanında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına da hükmeder. Ayrıca yargılama sırasında, mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak da bu yasağa karar verilebilir. Bu yasak, kişinin ticari hayatını doğrudan etkileyen ağır bir sonuçtur. Yasak kapsamındaki kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür ve adına yeni bir çek hesabı açılamaz. Ayrıca bu kişiler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Yasağın kapsamı, çek hesabı sahibini, tüzel kişi adına çek düzenleyenleri ve şirket yetkililerini içerebilir. Bu düzenlemenin amacı, çekin güvenilir bir ödeme aracı olarak kalmasını sağlamaktır. Yasağın kaldırılması ise belirli koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu nedenle çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, karşılıksız çekin yalnızca cezai değil, ticari hayata da yansıyan bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Bu yönüyle karşılıksız çek, düzenleyen için kapsamlı sonuçlar doğurur.
ADLİ PARA CEZASI ÖDENMEZSE NE OLUR?
Karşılıksız çek nedeniyle hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi, önemli bir sonuç doğurur. Çek Kanunu'nun 5. maddesine göre, karşılıksız çek nedeniyle verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza doğrudan hapis cezasına çevrilir. Üstelik bu durumda, adli para cezalarının ödenmemesinde genel olarak uygulanan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilme söz konusudur. Bu düzenleme, karşılıksız çek nedeniyle verilen cezanın etkisini güçlendirir. Yani başlangıçta adli para cezası olarak öngörülen yaptırım, ödenmediğinde hapis cezasına dönüşebilir. Bu nedenle karşılıksız çek nedeniyle ceza alan kişinin, bu cezanın sonuçlarını hafife almaması gerekir. Diğer yandan, çek bedelinin ödenmesi ya da hamille anlaşma sağlanması gibi durumlar sürecin seyrini etkileyebilir. Karşılıksız kalan çek bedelinin ödenmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılması da gündeme gelebilir. Bu nedenle karşılıksız çekle karşılaşan tarafların, hem cezai süreci hem de ödeme yollarını birlikte değerlendirmesi yerinde olur. Sürecin bütününün doğru yönetilmesi, hem düzenleyen hem de hamil bakımından önem taşır.