Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Gönüllü Vazgeçme Nedir, Cezayı Nasıl Etkiler?


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Hukuki Danışmanlık Almak İster Misiniz?

Av. Can Kilercioğlu ile doğrudan iletişime geçin.

WhatsApp ile Danışın
Gönüllü Vazgeçme Nedir, Cezayı Nasıl Etkiler?

Gönüllü Vazgeçme Nedir, Cezayı Nasıl Etkiler?
 

Bandırma, Erdek ve Biga'da bir suça başladıktan sonra kendi isteğiyle vazgeçen ya da sonucun gerçekleşmesini önleyen kişiler, gönüllü vazgeçmenin cezaya etkisini merak eder. Gönüllü vazgeçme, faili teşebbüsün sonuçlarından kurtaran önemli bir kurumdur. Bu yazıda gönüllü vazgeçmenin ne olduğu, teşebbüsten farkı ve sonuçları genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
 

GÖNÜLLÜ VAZGEÇME NEDİR?
Gönüllü vazgeçme, bir suçu işlemeye başlayan failin, kendi iradesiyle bu suçtan vazgeçmesi ya da suçun tamamlanmasını önlemesidir. Türk Ceza Kanunu'nun 36. maddesi bu kurumu düzenler. Buna göre fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını ya da neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Bu düzenlemenin temelinde, failin suç yolundan dönmesini teşvik etme düşüncesi yatar. Ceza hukuku, bir suça başlamış olsa bile failin bundan vazgeçmesini ve zararın önlenmesini değerli görür. Bu nedenle gönüllü vazgeçen faile, teşebbüs nedeniyle verilecek cezadan kurtulma imkanı tanınmıştır. Gönüllü vazgeçme iki biçimde ortaya çıkabilir. İlkinde fail, suçun icra hareketlerini yarıda bırakır ve devam etmez. İkincisinde ise fail, icra hareketlerini tamamlamış olsa bile, kendi çabasıyla sonucun gerçekleşmesini önler. Örneğin bir kişinin, başlattığı bir eylemden vazgeçmesi ya da meydana gelecek zararı kendi müdahalesiyle engellemesi bu kapsamda değerlendirilir. Bu nedenle gönüllü vazgeçme, failin suç yolundaki iradesini geri almasını hukuken ödüllendiren bir kurumdur. Vazgeçmenin varlığı ve niteliği, olayın somut koşullarına göre değerlendirilir.
 

TEŞEBBÜSTEN FARKI NEDİR?
Gönüllü vazgeçmeyi anlamak için teşebbüs kavramıyla arasındaki farkı bilmek gerekir. Teşebbüs, failin suçu işlemek üzere harekete geçmesine rağmen, elinde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Yani teşebbüste, suçun tamamlanmaması failin iradesi dışındaki bir engelden kaynaklanır. Örneğin failin eyleminin bir başkası tarafından engellenmesi ya da beklenmeyen bir nedenle sonucun gerçekleşmemesi teşebbüstür. Gönüllü vazgeçmede ise durum farklıdır. Burada suçun tamamlanmaması, failin kendi iradesiyle ve isteyerek vazgeçmesinden kaynaklanır. Yani fail, suçu tamamlayabilecekken bundan kendi isteğiyle vazgeçmiştir. Bu fark, cezai sonuç bakımından son derece önemlidir. Teşebbüs halinde fail, işlemeye çalıştığı suçtan dolayı, tamamlanmış suça göre daha az da olsa cezalandırılır. Gönüllü vazgeçmede ise fail, teşebbüsten dolayı hiç cezalandırılmaz. Bu nedenle bir olayda suçun neden tamamlanmadığının belirlenmesi büyük önem taşır. Suç, failin iradesi dışındaki bir engel yüzünden mi tamamlanmadı, yoksa fail kendi isteğiyle mi vazgeçti sorusu, sonucu doğrudan belirler. Bu ayrım, failin cezalandırılıp cezalandırılmayacağını etkileyen temel bir konudur. Bu nedenle olayın nasıl geliştiğinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
 

VAZGEÇMENİN GÖNÜLLÜ OLMASI NE DEMEKTİR?
Gönüllü vazgeçmenin en önemli koşulu, vazgeçmenin gerçekten gönüllü olmasıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 36. maddesi, vazgeçmenin failin kendi iradesiyle gerçekleşmesini arar. Yani fail, dış bir zorlama olmaksızın, kendi isteğiyle suçtan dönmüş olmalıdır. Vazgeçmenin gönüllü sayılabilmesi için, failin suçu tamamlama imkanı bulunmasına rağmen bundan vazgeçmiş olması gerekir. Eğer fail, suçu tamamlayamayacağını anladığı için ya da yakalanma korkusuyla değil de kendi vicdani tercihiyle vazgeçmişse, bu gönüllü vazgeçmedir. Buna karşılık, failin suçu bir engel nedeniyle tamamlayamaması gönüllü vazgeçme sayılmaz. Örneğin failin eyleminin fark edilmesi ya da bir engelle karşılaşması nedeniyle durması, gönüllü değildir. Bu ayrım, çoğu zaman olayın somut koşullarının dikkatle incelenmesini gerektirir. Failin hangi nedenle vazgeçtiği, gönüllülüğün belirlenmesinde temel ölçüttür. Vazgeçmenin gönüllü olup olmadığı, failin içinde bulunduğu durum ve davranışının biçimine göre değerlendirilir. Bu değerlendirme, gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanıp uygulanmayacağını belirler. Bu nedenle vazgeçmenin arkasındaki gerçek nedenin ortaya konması büyük önem taşır. Çünkü gönüllülüğün varlığı, failin cezai sorumluluğunu doğrudan etkiler. Bu belirleme, olayın koşulları içinde yapılır.
 

TAMAMLANAN KISIM SUÇ OLUŞTURURSA NE OLUR?
Gönüllü vazgeçme, faili teşebbüsten dolayı cezalandırılmaktan kurtarır. Ancak bu durum, failin o ana kadar yaptığı her şeyden sorumsuz kalacağı anlamına gelmez. Türk Ceza Kanunu'nun 36. maddesi bu konuda önemli bir sınır koyar. Buna göre, fail gönüllü vazgeçme nedeniyle teşebbüsten dolayı cezalandırılmasa da, o ana kadar tamamlanmış olan kısım esasen bir suç oluşturuyorsa, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır. Yani failin, vazgeçtiği suça kadar gerçekleştirdiği davranışlar başlı başına bir suç oluşturuyorsa, bu suçtan sorumlu olmaya devam eder. Örneğin bir kişinin, işlemekten vazgeçtiği ağır bir suça giden yolda gerçekleştirdiği davranışlar, kendi başına başka bir suç oluşturuyorsa, bu suçtan cezalandırılır. Bu düzenleme, gönüllü vazgeçmenin faili yalnızca vazgeçtiği suçun teşebbüsünden kurtardığını, ancak tamamlanmış diğer suçlardan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını gösterir. Bu denge, hem failin suçtan dönmesini teşvik etmeyi hem de o ana kadar meydana gelen zararların karşılıksız kalmamasını amaçlar. Bu nedenle gönüllü vazgeçme değerlendirilirken, failin vazgeçtiği suçun yanında, o ana kadarki davranışlarının başka bir suç oluşturup oluşturmadığının da incelenmesi gerekir. Bu değerlendirme, failin toplam cezai sorumluluğunu belirler. Bu nedenle olayın bütün yönleriyle ele alınması önem taşır.
 

ETKİN PİŞMANLIKTAN FARKI NEDİR?
Gönüllü vazgeçme, çoğu zaman etkin pişmanlık kavramıyla karıştırılır. Ancak bu iki kurum birbirinden farklıdır ve farklı sonuçlar doğurur. Gönüllü vazgeçme, suç henüz tamamlanmadan önce gündeme gelir. Fail, suçun icra hareketlerinden vazgeçer ya da sonucun gerçekleşmesini önler. Yani gönüllü vazgeçmede suç, failin iradesiyle tamamlanmamıştır. Bu durumda fail, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Etkin pişmanlık ise kural olarak suç tamamlandıktan sonra gündeme gelir. Fail, işlediği suçun sonuçlarını gidermeye ya da zararı karşılamaya yönelir. Örneğin suçtan elde ettiği menfaati iade etmesi ya da meydana gelen zararı gidermesi, etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilir. Etkin pişmanlık, suçu ortadan kaldırmaz, ancak kanunda öngörülen hallerde cezada indirim sağlar. İki kurum arasındaki temel fark, zaman bakımından ortaya çıkar. Gönüllü vazgeçme suç tamamlanmadan, etkin pişmanlık ise suç tamamlandıktan sonra söz konusu olur. Ayrıca sonuçları da farklıdır. Gönüllü vazgeçmede fail teşebbüsten cezalandırılmazken, etkin pişmanlıkta ceza tümüyle ortadan kalkmaz, yalnızca indirilir. Bir başka fark, etkin pişmanlığın yalnızca kanunda özel olarak öngörülen suçlar bakımından uygulanabilmesidir. Bu nedenle bir olayda failin davranışının gönüllü vazgeçme mi yoksa etkin pişmanlık mı oluşturduğunun doğru belirlenmesi, cezai sonucu doğrudan etkiler. Bu belirleme, olayın koşullarına göre yapılır.

22.09.2026 21 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim